IEA Başkanı’ndan enerji krizi uyarısı: Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, dünyanın tarihin en büyük küresel enerji krizine girdiği uyarısında bulundu. BBC Türkçe’den Alexsey Kalmikov’un kaleme aldığı yazıda, İran ve ABD arasındaki savaşın yarattığı tahribat, geçici bir ateşkesin dahi krizi çözmeye yetmeyeceği bir tablo ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalması nedeniyle petrol arzındaki daralma Nisan ayında iki katına çıkacak. Katar’daki dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz tesisinin yüzde 17’si kullanılamaz durumda ve onarımı üç ila beş yıl sürecek.
Bu durum, enerji piyasalarında arz güvenliğine ilişkin temel varsayımların yeniden sorgulanmasına yol açıyor. Savaş öncesinde dünya, Rus gazına bağımlılıktan kurtulmak için sıvılaştırılmış doğalgaza yönelirken, şimdi aynı modelin Katar üzerinden yeniden kırılgan hale geldiği görülüyor.
Hürmüz Boğazı kapalı: Petrol arzı daralıyor
Savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçti. Basra Körfezi’nden petrol taşıyan tankerlerin alıcılara ulaşma süresinin de bir ila bir buçuk ay olduğu düşünüldüğünde, dünya piyasaları yeni yeni arz eksikliğiyle karşılaşmaya başlıyor. IEA Başkanı Fatih Birol, Nisan ayının Mart ayından çok daha kötü geçeceğini belirterek, “En temkinli tahminlere göre bile arz açığı iki katına çıkacak” dedi.
Birol’a göre bu durum, enflasyonu artıracak ve ekonomik büyümeyi yavaşlatacak. “Birçok ülkede enerji tüketimi yakında karneye bağlanabilir” uyarısında bulunan Birol, krizin boyutunun henüz yeterince anlaşılmadığını vurguluyor.
Hürmüz Boğazı hemen yeniden açılsa bile, fiziksel arzın toparlanması bir ila bir buçuk ay sürebilir. Ancak ABD Enerji Bakanlığı’nın istatistik biriminin son raporunda, petrol kıtlığının 2026 yılının sonuna kadar devam edeceği öngörülüyor.
Doğalgaz krizi petrolden daha derin
Savaştan önce dünya, Rusya’nın boru hatlarıyla Avrupa’ya gaz tedarikini bir koz olarak kullanmasının ardından, sıvılaştırılmış doğalgaza (LNG) hızlı bir geçiş yapıyordu. Katar, küresel LNG arzının yüzde 21’ini, toplam gaz arzının ise yaklaşık yüzde 17’sini karşılıyordu.
İran savaşı, bu modelin de ne kadar riskli olduğunu gösterdi. IEA Başkanı Birol, “Gaz endüstrisinin genel itibarı zarar gördü. Sıvılaştırılmış doğalgaz, güvenilir, uygun fiyatlı ve esnek bir seçenek olarak konumlandırılmıştı. Ama önce 2022’de Rus gazı, şimdi de Katar gazı krizi oldu” ifadelerini kullandı.
Bu gelişme, enerji arzında çeşitlendirme stratejilerinin tek bir bölgeye veya ülkeye aşırı bağımlılıktan kurtulamadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Katar gazının alternatifinin bulunmaması ve Hürmüz Boğazı dışında bir güzergahın olmaması, krizi daha da derinleştiriyor.
Tesislerdeki yıkım yıllar sürecek
IEA verilerine göre, Ortadoğu ülkelerindeki 40’tan fazla petrol ve gaz tesisi savaşta hasar gördü. En ağır hasar, Katar’ın Ras Laffan’daki doğalgaz kompleksinde meydana geldi. İran füzeleri, dünyanın en büyük LNG tesisinin yüzde 17’sini devre dışı bıraktı.
Katar yetkilileri, bu tür tesislerin özel malzemelerle inşa edildiğini ve onarımın üç ila beş yıl süreceğini açıkladı. Benzer şekilde, İran İHA’ları BAE, Kuveyt ve Irak’taki petrol rafinerilerini, petrol sahalarını ve diğer enerji altyapılarını vurdu. Onarımların aylar sürmesi ve milyarlarca dolara mal olması bekleniyor.
Savaştan önce bu kaynaklar, dünyanın enerji arzını artırmak için ayrılmıştı. Şimdi ise yıkılanların yeniden inşasına harcanacak.
Ekonomik darboğaz ve rezerv sorunu
Körfez ülkeleri artık üretimi artırmaya değil, önceki seviyelere dönmeye ve silahlanmaya para harcamak zorunda. Tüketici ülkeler ise hem yükselen enerji fiyatları hem de alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapma ihtiyacı nedeniyle daha fazla harcama yapacak.
Önceki enerji krizlerinden farklı olarak, bu kez tüketici ülkelerin bütçe açıkları ve kamu borçları çok daha yüksek. Enflasyon düşük faiz oranlarıyla destek sağlama imkanını ortadan kaldırırken, yavaşlayan büyüme vergi gelirlerini kısıtlıyor.
Batılı ülkeler, stratejik rezervlerinden 400 milyon varil petrol satarak piyasadaki kıtlığı hafifletmeye çalıştı. Ancak bu rezervlerin bir noktada yenilenmesi gerekecek. ABD Enerji Bakanlığı’na göre rezervlerin yeniden doldurulması, petrol fiyatlarını daha da artıracak ve enerji krizini uzatacak.
Savaş riski ve gelecek öngörüleri
IEA’nın gelecek yıl için yayımladığı son enerji piyasaları tahmininde, “Petrol fiyatları, bu dönemde artan risk primini de yansıtacak. Hürmüz Boğazı açıldıktan sonra biriken sorunların çözülmesi zaman alacak, gelecekteki aksaklık olasılığı bir risk faktörü olarak kalacak” denildi.
Sorun yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil. Yemen’deki Husi milisleri Kızıldeniz’i tehdit etmeye devam ediyor. Petrol tüketen zengin ülkeler tarafından 1970’lerdeki büyük petrol krizinden sonra kurulan IEA’nın Başkanı Birol, dünyanın İran savaşını çok sakin karşıladığını söylüyor.
Birol, “Avrupa’daki ve dünyanın dört bir yanındaki yetkililerin sorunun boyutunu ve sadece enerji sektörü açısından değil, küresel ekonomi açısından sonuçlarını hafife aldıklarını fark ettim. Bu yüzden, durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamaları için onlarla bazı istatistikleri paylaşmaya karar verdim. Tarihin en büyük enerji krizine giriyoruz” dedi.
