Maraş, Adıyaman ve Malatya üçgenindeki Pazarcık, Besni ve Gölbaşı ilçelerinde 25 Mayıs’ta etkili olan dolu felaketi, fıstık, üzüm, badem ve ceviz gibi temel geçim kaynaklarında yüzde 80-90’a varan oranlarda ürün kaybına yol açtı. Van Milletvekili ve Kürdistan Komünist Partisi MYK üyesi Sinan Çiftyürek, bölgedeki köyleri ziyaret ederek üreticilerin durumunu yerinde gözlemledi. Dolu felaketi nedeniyle bu yılki ürünlerin tamamen yok olduğunu belirten çiftçiler, sürgünlerin kırılması nedeniyle gelecek yılın da verimsiz geçeceğini vurguladı.
Dolu felaketi bölge tarımını felç etti | “20-30 yılda bir olan felaket şimdi her yıl”
Köylerde yapılan görüşmelerde çiftçiler, son yıllarda doğal afetlerin sıklığının dramatik biçimde arttığına dikkat çekti. Geçmişte 20-30 yılda bir yaşanan dolu felaketi gibi olayların artık her yıl tekrarlandığını belirten üreticiler, baraj inşaatlarının bu durumu tetiklediğini ifade etti.
Bir çiftçi, “Bir yıl kurak, sonraki yıl aşırı kar ve yağmur yağıyor. Doğanın da aklı karıştı, dengesi bozuldu herhal. Özellikle barajların yapılmasıyla bu durumlar sık yaşanmaya başladı” dedi. Bir başka üretici ise “Geçmişte 20-30 yılda bir yaşadığımız dolu felaketi gibi doğal afetler son yıllarda her yıl tekrarlanmaya, hatta aynı yıl içinde birden fazla doğa felaketiyle yüzleşmeye başladık” diye konuştu.
“Bu yıl gitti, gelecek yıl da ürün vermeyecek”
Dolu yağışının üç ilçenin köylerinde ciddi zararlara yol açtığını belirten Sinan Çiftyürek, birçok bağ ve bahçede yaptığı incelemelerde fıstık, üzüm, badem, ceviz gibi bölgenin en temel geçim kaynağı olan ürünlerin yer yer yüzde 80-90’lara varan oranlarda zarar gördüğünü aktardı.
Bir üretici durumu şöyle özetledi: “Bu yıl zaten gitti. Ama asıl korkutucu olan, sürgünler kırılıp tahrip olduğu için gelecek yıl da ürün vermeyecek. Şimdiye kadar emek verdik, şimdi iki yıl boyunca hiçbir gelirimiz olmayacak.” Başka bir çiftçi ise “Bağımızı, bahçemizi yılların emeğiyle kurduk. Bir saatlik dolu hepsini bitirdi. Ne yapacağımızı şaşırdık” ifadelerini kullandı.

Zarar tespiti bekleniyor, beş acil talep
Çiftçiler, İlçe Ziraat Odası yetkililerinin inceleme yaptığını ancak kesin bir sonuç bildirilmediğini belirterek zarar tespit heyetinin bir an önce gelmesini istiyor. Bir üretici, “Yetkililer gelip inceleme yaptılar ve ‘tekrar geleceğiz’ dediler. Hâlâ bekliyoruz. Zarar tespiti için gelmelerini bekliyoruz ama vakit daralıyor” diye konuştu.
Köylülerin acil talepleri şöyle sıralandı:
“Zararlarımız karşılanmalı, yoksa hem bu yıl ayakta duramayız hem de gelecek yıl için bahçe-bağ bakımını yapıp ürün vermeye hazırlayamayız” diyen bir çiftçi, özellikle zararların karşılanmasıyla birlikte mazot ve gübre desteği sağlanması gerektiğini vurguladı. Bir başka üretici ise “Bankalarına olan borçlarımız faizsiz ertelenmeli. Şu anda ne ekip biçebiliyoruz ne de borcu ödeyecek halimiz var. Sigorta yapmamız için devlet desteği gerekli. Sigorta primlerini karşılayacak gücümüz yok” ifadelerini kullandı.
“Devlet tarıma gereken önemi vermiyor”
Sinan Çiftyürek, yaptığı değerlendirmede hükümetin iklim ve tarıma ilişkin üst üste yığılan yapısal sorunları çözmeye dönük bir stratejiye sahip olmadığını belirtti. “Peş peşe yaşanan onca ağır doğa ve çevre felaketine rağmen sadece sonuçlarını ortadan kaldırmakla sınırlı bir politika izleniyor. Sonuçlarını ise yani üreticinin zararlarını karşılamaya ancak çok sınırlı destek veriliyor. Böyle devam ederse felaketlerin zararlarını çok sınırlı karşılamaya bile yetişemeyecektir” dedi.
Çiftyürek ayrıca, “Devlet tarıma gerekli önemi vermiyor. Anadolu ve Kürdistan’da çok geniş ve verimli tarım ovaları var. Ancak üretici, üretim yapması için yeterli desteği alamadığı için tarım alanlarını, arazisini, bağ-bahçesini terk edip kente kaçıyor. Devlet ise ithalata ve son yıllarda topraksız tarıma destek veriyor” diye konuştu.
Bu durum, bölgedeki çiftçilerin geleceğine ilişkin karamsar tabloyu gözler önüne seriyor. Bir üreticinin sözleri durumu özetliyor: “Ya devlet bize sahip çıkar ya da biz de toprağımızı bırakıp gideceğiz. Ama gidersek bu topraklar boş kalır, kimse ekip biçmez.”
