ANASAYFASİYASETCHP’ye operasyon: Erdoğan’ın denetlenebilir muhalefet stratejisi

CHP’ye operasyon: Erdoğan’ın denetlenebilir muhalefet stratejisi

Bülent Kırat’a göre CHP’ye operasyon, Erdoğan’ın rakibini denetlenebilir hale getirme stratejisinin bir parçası. Yargı müdahaleleri ve medya manipülasyonuyla yürütülen CHP’ye operasyon, muhalefeti iç tartışmalarla zayıflatmayı hedefliyor.

CHP’ye operasyon ve denetlenebilir muhalefet | Bülent Kırat yazdı

Son günlerde ülkede CHP’ye karşı girişilen operasyonu doğru okumak gerekir. Çünkü Türkiye’de iktidar, özellikle de Recep Tayyip Erdoğan yönetimi, uzun yıllardır yalnızca sandık üzerinden değil; medya manipülasyonu, yargı müdahaleleri, devlet gücünün siyasallaştırılması ve toplumsal korku iklimi üzerinden de siyaset kuruyor. Her seçim sürecinde yeni bir kriz, yeni bir operasyon ya da yeni bir “tehdit” sahneye sürülüyor. Amaç yalnızca rakibi yıpratmak değil; rakibi belirlemek, sınırlarını çizmek ve kontrol edilebilir hale getirmek.
Bugün yaşananların özü de budur. CHP’yi yenilebilir bir çizgiye çekmek, iç tartışmalarla zayıflatmak ve uygun zamanda bir erken seçim atmosferi oluşturarak yeniden iktidarı tahkim etmek isteniyor. Çünkü Erdoğan’ın siyasal karakteri uzlaşarak değil, rakibini şekillendirerek kazanmak üzerine kuruludur. Güçlü rakiplerle değil, denetlenebilir rakiplerle yarışmayı tercih eder.

1-) Erdoğan bunu nasıl başarıyor? | CHP’ye operasyon

Bunu başarıyor; çünkü düzen partileri, düzenin sınırlarını aşamadıkları sürece gerçek bir alternatif oluşturamıyor. Sistemin içine sıkışmış, sermaye düzenine dokunmayan, devletin temel reflekslerini sorgulamayan bir muhalefet; iktidarın oyun alanını değiştiremez. En fazla nöbet değişimi yaratabilir.
Oysa iktidarın esas korkusu, toplumsal öfkeyi örgütlü bir siyasal hatta dönüştürebilecek; kendini yenilemiş, çağın koşullarına göre yeniden yorumlanmış devrimci bir hareketin ortaya çıkmasıdır. Çünkü gerçek tehdit, sandıkta birkaç puan kaybetmek değil; halkın mevcut düzenin dışına çıkabileceğini fark etmesidir.

2-) Tarih tekerrür ediyor

Bugün CHP mağduriyet üzerinden bir siyaset kurmaya çalışıyor. Ancak toplumun hafızası da vardır. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına giden süreçte devletin yanında duran siyasal anlayış unutulmadı. Yıllar boyunca Kürt siyasetçilerin, devrimcilerin, sosyalistlerin baskı görmesine sessiz kalanlar da unutulmadı. Selahattin Demirtaş ve birçok muhalif siyasetçi cezaevine atılırken “hukuk” adına susanların bugün adalet talep etmesi, toplumun bir kesiminde doğal olarak soru işaretleri yaratıyor.
Bu yüzden mesele yalnızca “CHP’ye operasyon” meselesi değildir. Mesele, Türkiye’de düzen siyasetinin kendi içinde yaşadığı iktidar kavgasıdır. Dün başkalarına uygulanan yöntemlerin, bugün dönüp CHP’yi de vurmasıdır.

3-) Sistemin en büyük korkusu devrimci hareket

Yerel seçimlerde CHP’nin yükselişi yalnızca ekonomik krizle açıklanamaz. CHP’nin zaman zaman kullandığı daha halkçı, daha sol karakterli söylemler; emekçiler, gençler ve yoksullar arasında bir karşılık buldu. Ancak tam da bu nedenle devletin merkezindeki güç odakları açısından yeni bir tedirginlik oluştu. Çünkü onlar için tehlike, CHP’nin seçim kazanması değil; toplumdaki sol eğilimin yeniden görünür hale gelmesidir.
Sistemin asıl korkusu budur: İşçilerin, gençlerin, Kürt halkının, kadınların ve yoksulların ortak bir mücadele zemini yaratması. Çünkü tarih göstermiştir ki; düzen partileri kendi sınırlarını aşamaz, ama örgütlü halk hareketleri tarihin yönünü değiştirebilir.

Bu nedenle bugün yaşananları yalnızca bir parti meselesi olarak değil, Türkiye’de devletin hangi siyasete izin verip hangisini bastırmak istediğinin yeni bir göstergesi olarak okumak gerekir.

CHP’ye operasyon

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL