Tutuklu gazeteci Alican Uludağ’dan adil yargılama talebi: Tutuklu DW Türkçe muhabiri-gazeteci Alican Uludağ, dosyasının Ankara’ya gönderilmesine rağmen Silivri Cezaevi’nde tutulmasına ve duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla katılmasına karar verilmesine tepki gösterdi.
Tutukluluğunun 90. gününde, 21 Mayıs’ta ilk kez hakim karşısına çıkartılacak olan Uludağ, Ankara’ya sevk edilmek için Adalet Bakanlığı’na dilekçe verdiğini ancak başvurusuna cevap verilmediğini aktardı. Savunma hakkının kısıtlandığını söyledi.
Mahkeme huzurunda savunma yapmak istediğini belirten Uludağ, cezaevinden gönderdiği mesajda şunları kaydetti:
“İstanbul’daki mahkeme, dosyamın İstanbul’da açılmasına yetkisizlik kararı vererek, tutuklanma sürecimin hukuka aykırı olduğunu ve kararın yetkisiz bir savcı ile hâkim tarafından verildiğini ortaya koydu. Dosyam Ankara’ya gönderildi ama ben İstanbul’da kaldım. 67 gündür tutukluyum. 67 gündür İstanbul’da, evimden 550 km uzakta Silivri Cezaevi’nde sürgündeyim. 26 Şubat’tan beri tek kişilik hücredeyim. Ankara’ya sevk edilmek için Adalet Bakanlığı’na dilekçe verdim, halen ses yok.
Bu da yetmezmiş gibi, Ankara’daki mahkeme duruşmaya Silivri’den SEGBİS yoluyla bağlanmama karar verdi. Mahkeme, 16 yıldır muhabir olarak çalıştığım Ankara Adliyesi’nde savunmamı mahkeme huzurunda yapmamı istemiyor. Bu gizlilik neden? 20 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’nde herkesten saklı savcıya ve hâkimliğe çıkarılarak tutuklandım. Şimdi yargılama aşamasında da “gizli sanık” uygulaması yapılmak isteniyor. Savunma ve adil yargılanma hakkım ihlal ediliyor.
Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur? Bu uygulamaya son verilmeli.
Öte yandan mahkeme yine tutukluluk halimin devamına karar verdi. Gerekçelerden biri, kaçma şüphesi. Hâkim buna dair ‘somut olgular var’ diyor. Hangi somut olgu? Ben ısrarla Ankara’ya dönmek isterken, hâkim ‘kaçar’ diyor. Böyle gerçeğe aykırı bir tutuklama gerekçesi olamaz. Beni bıraksanız, döneceğim yer gazetecilik yapmak için Ankara Adliyesi’nin basın odası olur.”
(HA)
Kaynak: bianet
