Türkiye’de işçi hakları, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 2026 Küresel Haklar Endeksi’nde dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında gösterildi. Raporda Türkiye için sendikal hakların güvence altında olmadığı ve işçilerin temel haklara erişiminin fiilen engellendiği belirtildi.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından hazırlanan 2026 Küresel Haklar Endeksi, 151 ülkedeki işçi hakları durumunu mercek altına aldı. Raporda Türkiye’de işçi hakları bakımından Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus ile birlikte işçiler için en kötü koşulların bulunduğu 10 ülke arasında sıralandı. ITUC’un 5 üzerinden yaptığı puanlamada Türkiye, en düşük kategori olan “5” puanı aldı. Bu puan, işçilerin yasalarda bazı haklara sahip görünmesine karşın fiilen bu haklara erişemediği ve sendikal hakların hiçbir şekilde güvence altında olmadığı ülkeleri tanımlıyor.
Türkiye’de işçi hakları için sendika karşıtı uygulamalar öne çıkıyor
ITUC raporunda Türkiye’de işçi hakları açısından üç temel sorun alanı öne çıkarıldı. Bunlar sendika karşıtı uygulamalar, grev hakkına yönelik devlet müdahaleleri ve sendika yöneticilerine karşı keyfi gözaltılar olarak sıralandı. Rapora göre Türkiye’de sendikal örgütlenmeye yönelik baskılar yalnızca kamu otoriteleriyle sınırlı kalmıyor. İşverenlerin de sendikalaşan işçilere karşı işten çıkarma ve baskı yöntemlerine başvurduğu kaydedildi.
Raporda, Türkiye’de işçi hakları konusunda uzun yıllardır düşük performans gösterildiğine dikkat çekilirken, sendikal haklar alanında kalıcı bir iyileşme yaşanmadığı vurgulandı. ITUC, Türkiye’deki durumu “sendika karşıtı uygulamaların sistematik hale geldiği bir tablo” olarak tanımladı.

Alman sermayeli fabrikada sendikalaşan işçilere işten çıkarma
Raporda Türkiye’den somut örnekler de verildi. Bunlardan biri, Alman sermayeli Digel Tekstil fabrikasında yaşanan süreç oldu. ITUC’un aktardığına göre işçiler 2025 yılı başında TEKSİF sendikasına üye oldu ve hükümet tarafından sendikanın toplu pazarlık yetkisi tanındı. Buna rağmen dört öncü sendika üyesinin kıdem tazminatı ödenmeden işten çıkarıldığı belirtildi. Daha sonra 15 işçinin daha işten çıkarıldığı kaydedildi. ITUC, bu uygulamayı sendikal örgütlenmeyi engellemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.
Benzer bir durum SAG Hidrolik’te yaşandı. Birleşik Metal-İş sendikasının toplu sözleşme yetkisi almasının ardından üç sendika üyesinin işten çıkarıldığı ve işçilere sendikadan ayrılmaları yönünde baskı yapıldığı rapora yansıdı. ITUC, işçilere fabrikanın kapatılabileceği yönünde tehditlerde bulunulduğunu da aktardı.
Grev hakkına ‘milli güvenlik’ müdahalesi
Raporda Türkiye’de işçi hakları kapsamında grev hakkına yönelik müdahaleler de ayrıntılı biçimde ele alındı. ITUC’un değerlendirmesine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Temmuz 2025’te Eti Maden’de planlanan yasal bir madenci grevini “milli güvenlik” gerekçesiyle erteledi. Rapor, Türkiye’deki mevzuat gereği bu tür ertelemelerin uyuşmazlığın zorunlu tahkime taşınmasına yol açtığını ve bunun fiilen grev hakkını ortadan kaldırdığını belirtti.
Dünya genelinde de grev hakkının en fazla ihlal edilen haklardan biri olmaya devam ettiğini ortaya koyan raporda, 151 ülkenin 131’inde grev hakkının ihlal edildiği veya sınırlandırıldığı belirtildi. Bu oran yüzde 87’ye karşılık geliyor.
Sendika yöneticilerine ev hapsi ve adli kontrol
Raporda Türkiye ile ilgili dikkat çekici başlıklardan biri de sendika yöneticilerine yönelik adli işlemler oldu. ITUC, Eğitim Sen’in Mart 2025’te düzenlediği dayanışma grevinin ardından sendika yöneticilerinin ev hapsine alındığını belirtti. Rapora göre grev, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak düzenlendi. Ev hapsi daha sonra kaldırılmış olsa da yöneticiler hakkında haftalık imza verme gibi adli kontrol tedbirlerinin sürdüğü ifade edildi.
Raporun Avrupa bölümünde ise Türkiye’de sendika liderlerinin sendikal faaliyetleri nedeniyle terör suçlamalarıyla karşı karşıya kalabildiği belirtildi. ITUC, Avrupa’da keyfi gözaltı ve tutuklamaların görüldüğü ülkeler arasında Türkiye’yi de saydı.
Türkiye Avrupa’nın en kötü performans gösteren ülkesi konumunda
ITUC raporu, Türkiye’de işçi hakları konusunun yalnızca küresel ölçekte değil Avrupa ölçeğinde de en olumsuz örneklerden biri olduğunu ortaya koyuyor. 2026 raporunda Avrupa’nın ortalama puanı 2,80 olarak hesaplandı. Buna karşın Türkiye 5 puanla kıtanın en kötü performans gösteren ülkeleri arasında yer aldı. Avrupa’da en iyi kategoride bulunan ülkeler arasında Avusturya, Danimarka, Almanya, İzlanda, İrlanda, Norveç, İsveç ve Uruguay bulunurken Türkiye, Belarus ve Ukrayna gibi ülkelerle birlikte hak güvencesinin olmadığı kategoriye yerleştirildi.
Raporda Avrupa ülkelerinin yaklaşık dörtte üçünde grev hakkının sınırlandırıldığı belirtilirken, Türkiye’de sendika üyelerinin işten çıkarılması, istifaya zorlanması ve işveren destekli sendikaların kullanılması gibi uygulamaların devam ettiği ifade edildi. Ayrıca Türkiye ve Ukrayna’da sendika liderlerinin ev hapsine alınmasının Avrupa’daki dikkat çekici gelişmeler arasında gösterildiği kaydedildi.
Dünya genelinde işçi hakları geriliyor
ITUC raporu yalnızca Türkiye’de işçi hakları durumunu değil, küresel düzeydeki eğilimleri de ortaya koyuyor. Rapora göre ülkelerin yüzde 87’sinde grev hakkı ihlal edildi, yüzde 80’inde toplu pazarlık hakkı sınırlandırıldı, yüzde 75’inde sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı engellendi. Ayrıca 75 ülkede işçiler veya sendikacılar gözaltına alındı, 48 ülkede işçiler fiziksel şiddete maruz kaldı.
Rapor, sendika liderlerine yönelik baskıların arttığını, dijital gözetim uygulamalarının yaygınlaştığını ve birçok hükümetin çalışma yaşamını ilgilendiren yasal düzenlemeleri sendikalarla yeterli istişare yürütmeden hayata geçirdiğini belirtiyor. 2026 raporunda Arjantin ve Panama ilk kez dünyanın en kötü 10 ülkesi listesine girdi. Buna karşılık Birleşik Krallık, Botsvana ve Uruguay işçi hakları alanındaki yasal reformlar nedeniyle puanlarını iyileştirdi.
ITUC’a göre dünyada işçilerin yaklaşık yüzde 60’ı sistematik hak ihlallerinin yaşandığı veya daha kötü koşulların bulunduğu ülkelerde çalışıyor. Hak güvencesinin bulunmadığı “5” kategorisindeki ülke sayısı 41’e yükselmiş durumda.
