DESTPÊKKURDISTANMeclis Komisyon Çalışmasında İlk Düğme Yanlış İliklendi! 

Meclis Komisyon Çalışmasında İlk Düğme Yanlış İliklendi! 

Komisyon uzlaşmayla adını “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak belirledi. Yani Cumhuriyet döneminde 100, Osmanlı’dan beri 170 yıldır devam eden Kürt meselesinin adı konmadı.

Öncelikle İsrail hükümetinin Gazze’yi tümüyle işgal kararını kınıyoruz. Bu kararın çözümsüzlüğü derinleştireceğine inanıyor ve İsrail’i işgalden vazgeçmeye çağırıyoruz. Bölgenin kanayan iki temel yarasından biri olan Filistin meselesi de tıpkı Kürdistan meselesi gibi şiddet yoluyla çözümlenmeyeceği geçmiş yüzyılın tecrübesiyle sabittir. 

I- Meclis Komisyonu ikinci toplantısını yaptı 

Komisyon, 5 Ağustos 2025 tarihli ilk toplantısında adını, çalışma prensiplerini, amaç ve görevlerini belirlemişti. 8 Ağustos’ta ise “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun ikinci toplantısı yapıldı. Basına yansıyan, Komisyon Başkanı komisyonun “toplantıların kapalı gerçekleştirilmesi ve tutanaklarının 10 yıl boyunca yayınlanmayacağı” kararını aldığını açıkladı. Hani her şey halka ve kamuoyuna açık bir şekilde “şeffaf” yürütülecekti! 

Kürt meselesinin siyasal çözümü için Meclis’te enine boyuna ele alınıp çözüm üretilmesi çok geniş bir kesimin isteğiydi ki Kürdistan Komünist Partisi (KKP) olarak bizim de görüşümüz aynıydı. Meclis’te komisyonun kurulması olumlu bir adım ama asıl önemli olan, komisyon neyi, neleri ele alıp çözüm olarak önerecek? Yani TBMM’de yasallaşması için hangi konuda neler önerecek? Gündeminde Kürt meselesi mi yoksa “terör” meselesi mi olacak? Bu açıdan komisyon çalışmasının ilk adımı, yani adının belirlenmesi sorunlu başladı ve bunu ikinci adım, yani “tutanakların” 10 yıl gizli tutulması izledi. 

II – İlk düğme yanlış iliklendi, yani mesele adıyla anılmadı 

Komisyon uzlaşmayla adını “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak belirledi. Yani Cumhuriyet döneminde 100, Osmanlı’dan beri 170 yıldır devam eden Kürt meselesinin adı konmadı. Mısır’daki sağır sultan Türkiye’de Kürt meselesi olduğunu ve tüm sorunların temelinde bu meselenin yattığını duymuş ve biliyor ama meclis komisyonu kendi adını belirlerken Kürdistan meselesine ilişkin “görmedim, duymadım, bilmiyorum” üç maymununu oynamayı tercih etti. Eğer bu tutumunu ele alacağı konular, yani gündem içeriği konusunda da sürdürürse Kürt meselesinde herhangi bir çözüm üretemez. Komisyonu oluşturan partiler bu durumu gayet net biliyorlar. Kısacası, meclis komisyonunun adı “Kürt Meselesine Çözüm Komisyonu” olmalıydı, çünkü çözüm bekleyen Kürt meselesidir. 

Komisyon üyeleri bir şeyi daha iyi biliyor. Türkiye’de 100 yılı aşkındır; 

  • Devletin milli güvenlik tehdit algısının, 
  • Halklar arası zayıf kalan dayanışmanın, 
  • Kürt ile Türk halklarının kardeşliğinin içinin doldurulamamasının, 
  • Yarı yolda kalmış demokrasinin temelinde çözümlenmeyen Kürt meselesi yatmaktadır. 

Yani Kürt meselesi çözümlenmeden komisyonun adında ifade edilen konular içerik kazanamaz. Ayrıca “Milli Dayanışma” ile ne kastediliyor? Kim kiminle “milli dayanışma” içinde olacak? Komisyon isminde Türk milletinin “milli dayanışma” vurgusunu yapma ihtiyacı neden hissedildi? 

III – Komisyon neyi çözecek ya da Meclis’te yasalaşması için neyi önerecek? 

Öncelikle neyin çözümü, kimin için çözüm soruları yanıt bekliyor. Bir yıldır “çözüm”, “süreç” vb. tartışılıyor, iyi de neyin çözümü, hangi süreç diye sormazlar mı? Kürt meselesi tartışılıyor ama Kürt, Kürdistan dememek için üç maymuna oynuyorlar. O zaman komisyon TBMM’ye neyi taşıyacak? Meclis komisyonunun adı “Terörsüz Türkiye” konulmadı ama gündem olarak “Terörsüz Türkiye” başlığı altında tartışılırsa çözüm üretilemez. Çünkü Kürt meselesi güvenlik gerekçesiyle “terör” parantezine sıkıştırılamaz. Sığmaz da! İktidar bloku bu içerikte ısrar ederse, başta DEM Parti olmak üzere muhalif partilerin komisyondan ayrılmasını öneririz. Kürdistan meselesi “terör-güvenlik” meselesi değil; Kürt halkının var olma ve özgürlük meselesidir. Her millet gibi kendi kaderini tayin hakkı meselesidir. Kürt halkının merkezinde bulunduğu coğrafyada; Türk, Ermeni, Gürcü, Fars, Azeri, Rum ve Arapların (ki Türkler ile Arapların birden fazla) devletleri varken Kürtlerin bağımsız devlet bir yana, otonom, federal gibi statü talepleri bile “terörle, bölücülükle” damgalanması çözümsüzlüğü derinleştirir. Açık konuşalım, Arap ve Türkler için birden fazla devlet, Kürtlerin statü talebine “bölücü” deyip çözüm üretilemez. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 300 bin Kıbrıslı Türk halkı için “Federasyon yetmez, bağımsız devlet şart” deyip, 50 milyon Kürdün özerklik/federasyon vb. statü talebini bile “bölücülük” diyerek hedefe koymasını halkımız kabul etmedi, etmez. 

Çözüm… 

Hamas ile İsrail savaşı başlar başlamaz, önce Devlet Bahçeli’nin çağrısı, ardından Öcalan’ın PKK’ye silah bırak çağrısı ve PKK’nin silah bırakması ile başlayan yeni süreç birçok açıdan büyük fırsatlar sunmakta. Fakat devlet “çözüm” süreci deyip Kürt halkından çok şey isterken, kendisi en ufak bir adım atmazsa hiçbir ilerleme olmaz, olmuyor da! Uzatmadan, çözüme ilişkin birbirini tamamlayacak olan iki eksenli adımlar atılmalı diye öneriyoruz. 

Birincisi, acil siyasi ve hukuki adımlardır: 

  • Öcalan’ın serbest bırakılması, 
  • Kobani davası ve genelde siyasi tutsakların özgürleşmesi, 
  • Atanan kayyımların geri alınması ve tutuklu eş başkanların bırakılması, 
  • Cumhuriyetin kuruluşundan Roboski katliamına kadar faili belli-belirsiz tüm katliamları soruşturacak olan bir komisyonun kurulması, 
  • Silah bırakan, bırakacak olan PKK’liler için sivil siyaset ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli hukuki-yasal düzenlemenin yapılması. 

Bu adımlar beklenmeden atılmalı ama bilelim ki bu acil adımlar Kürt meselesinin kendisinin çözümü değil, sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır. 

İkincisi, Kürt/Kürdistan meselesinin kalıcı çözümü yolunda atılacak adımlardır: 

  • Kürtlerin millet olarak varlıklarının anayasada tanınması, 
  • Kürt dilinde eğitim-öğretim, Kürtçenin resmi dil yapılması, 
  • Özerklik, federasyon vb. statü! 

IV – Meclis’te temsil edilmeyen Kürt partilerinin (KKP, PWK, PSK, Partiya Azadî, KDP-T, Hak-Par, DDKD…) de komisyon çalışmalarına çağrılıp, görüş ile önerilerinin dinlenilmesi gerektiğine inanıyoruz. Adı Kürt meselesine çözüm komisyonu konulmasa da görüşülecek olan Kürt meselesinin kendisidir, dolayısıyla Kürt siyasi ve sivil kurumlarının görüşlerinin alınması gerekir. 

08.08.2025 

canbegyekbun@hotmail.com 

Yazarın diğer makaleleri…

GIŞTÎ