Çözüm süreci yasası için temmuz hedefi kulislerde konuşuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’nin feshine ilişkin yasal çerçeve üzerinde çalıştıklarını ve düzenlemeyi kısa süre içinde Meclis’e sunacaklarını açıkladı. AKP kulislerinde çözüm süreci yasası için temmuz ayında Meclis’e sunulmasının hedeflendiği, ancak düzenlemenin yürürlüğe girmesinin örgütün silah bırakması koşuluna bağlanacağı belirtiliyor.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Gelinen noktada örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra fazla uzatmadan söz konusu düzenlemeyi Meclis’in takdirine sunacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı, sürece yönelik sabotaj girişimlerine rağmen sağduyuyla ilerlediklerini vurgulayarak, “23 Ekim’de yaşanan TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere süreç içerisinde karşılaştığımız sabotajlara rağmen sağduyu ile ilerledik. Süreç ciddi direnç testinden başarıyla geçti” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “Tekrar bir Yenikapı ruhu aranıyorsa bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir” diyerek, Cumhur İttifakı olarak Meclis’in desteğiyle süreci tamamlayacaklarını belirtti.
Yasal çerçeve ve içerik
BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın yaptığı habere göre, çözüm süreci yasası olarak adlandırılan çerçeve yasanın 10-11 maddeden oluşması ve süreli olması öngörülüyor. Yasanın yürürlüğe girmesi, “PKK’nın silah bıraktığının teyit ve tespiti” koşuluna bağlanacak.
AKP kaynakları, teklifin adının “PKK-KCK terör örgütünün feshi, silah bırakması ve hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin kanun teklifi” benzeri bir isimle Meclis’e sunulabileceğini belirtiyor. Örgüt adının yasa başlığında yer almasa bile “amaç” ve “kapsam” maddelerinde açık şekilde tanımlanacağı ifade ediliyor.
Yasada, örgütün feshi ve silah bırakmasının nasıl teyit edileceği, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl işletileceği, cezaevinde bulunan hükümlülerin durumunun nasıl değerlendirileceği ayrıntılı olarak düzenlenecek. Belirlenen süre içinde Türkiye’ye dönen örgüt üyelerinin yasadan yararlanacağı hükme bağlanacak. İktidar partisi bu sürenin bir yıl olmasını öngörüyor.
Takvim ve Meclis süreci
AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre teklifin 7-8 temmuzda yapılacak NATO Zirvesi sonrasında TBMM Başkanlığı’na sunulabileceği ve Meclis tatile girmeden yasalaşabileceği konuşuluyor. Parti kurmayları, teklifin Meclis’e sunulması halinde temmuz ayı sonunda yasalaşmasının mümkün olduğunu ifade ediyor.
Ancak düzenlemenin takviminin, sahadaki gelişmelere ve silah bırakma sürecinin seyrine bağlı olacağı da belirtiliyor. AKP kaynakları, bunun bir “tıkanma” meselesi olmadığını, devletin bazı adımların sonuçlarını görmek isteyebileceği için yürürlüğe girmesinin şarta bağlanacağını ifade ediyor.
Parti kurmayları, “10-11 temmuz gibi verilmesi durumunda ay sonuna kadar komisyondan ve Genel Kurul’dan geçebilir. Teknik olarak, 8-10 maddelik bir teklifin görüşmeleri uzun sürmez. Meclis kapanmadan çıkarılabilir” görüşünü dile getiriyor.
Siyaset yasağı ve kapsam dışı kalanlar
DEM Parti, Türkiye’ye gelen örgüt mensuplarının siyaset yapmasına olanak tanınmasını isterken, AKP ve MHP buna karşı çıkıyor. AKP yöneticileri, Türkiye’ye dönen kişilere belirli bir süre adli kontrol hükümlerinin uygulanacağını, bu süreçte siyaset yapmalarının mümkün olmayacağını ifade ediyor.
Bu çerçevede suça karışmayan örgüt üyeleri için beş yıl siyaset yasağı öngörülüyor. Çözüm süreci yasasından ilk aşamada suça karışmamış örgüt üyeleri yararlanacak. Örgüt yöneticilerinin ise Türkiye’ye dönüşüne dönük bir düzenleme yer almayacak.
Parti kurmayları, ilerleyen dönemde ceza mevzuatında yapılabilecek değişiklikler ve infaz düzenlemeleri sonrasında bazı hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilebileceğini, ancak ilk aşamada suç işlememiş örgüt mensuplarının öncelikli olarak ele alınacağını dile getiriyor.
Silah bırakma sürecinde son durum
BBC Türkçe‘nin görüştüğü AKP yöneticileri, İran-İsrail gerilimi ve Suriye’deki gelişmelerin sürecin seyrini etkilediğini belirterek, örgütün bir dönem bölgedeki gelişmelerin sonucunu görmek istediği ve silah bırakma sürecinin bu dönemde yavaşladığına dikkat çekiyor.
Ancak savaşın seyrinin bu beklentiyi boşa çıkardığı değerlendirmesi yapılırken, sürece dönük toplumsal kabulün arttığı, bunun da yasal düzenleme adımlarını kolaylaştıracağı ifade ediliyor.
AKP kaynaklarına göre güvenlik birimlerinin sahadan aktardığı bilgiler, bazı bölgelerde hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Özellikle Zap-Metina hattında bazı alanların boşaltıldığı, Gara, Hakurk ve Kandil kırsalında da kısmi geri çekilmeler yaşandığı belirtiliyor. Ancak parti kaynakları, örgütün sahip olduğu insan gücü ve lojistik kapasite dikkate alındığında bugüne kadar atılan adımların henüz “tatmin edici düzeyde” görülmediğini ifade ediyor.
Bir AKP yöneticisi, “Sembolik bazı silah bırakma görüntüleri ve belli alanlarda çekilmeler oldu. Ama silah bırakmanın kalıcı hale geldiğini söyleyebilmek için daha somut bir tabloya ihtiyaç var” değerlendirmesini yaptı.
Sinan Çiftyürek’ten eleştiri
DEM Parti Milletvekili ve Kürdistan Komünist Partisi’nden Sinan Çiftyürek, çözüm sürecine dönük Cumhur İttifakı’nın yasal düzenlemeleri neden geciktirdiğine dair X sosyal medya hesabından 22 Haziran’da yaptığı paylaşımda, “Ha bugün ha yarın iki yıl geçti! ‘Çerçeve Yasa’ Meclise sunulmadı ve tarih yine belirsizleşti. 2025 yılı bitmeden sunulacaktı. Olmadı. Nisan 2026’da ‘illa ki sunulacak’ denildi. Sunulmadı! En yetkililer tarafından Meclis tatile gitmeden ‘Temmuz ayında sunulmalı’ denildi” ifadelerini kullandı.
Çiftyürek, Çözüm Komisyonu Başkanı’nın açıklamasına atıfta bulunarak, “‘Örgütün bütünüyle kendisinin tasfiye ettiği, silahların bırakıldığının anlaşılmasıyla birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması için ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde TBMM üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştirecek ve yasal düzenlemeler yerine getirilecektir’ dedi. ‘Örgütün bütünüyle kendisinin tasfiye ettiği, silahların bırakıldığı’ şu ana kadar anlaşmadıysa demek ki ‘Çerçeve Yasa’nın temmuz ayında Meclise getirilmesi zor” değerlendirmesinde bulundu.
Çiftyürek, “Kısacası; Cumhur İttifakı, bu süreci Kürt meselesinin ‘Çözümü’ görmediği için somut adım atmadan sonuçlandırma peşinde! Değişmeyen politika, güvenlik ve asimilasyona dayalı Kürt meselesini ‘Çözmek’! Çözümsüzlükte ısrar edilmeden çerçeve yasa Meclise bir an evvel getirilmeli” ifadelerine yer verdi.
23 Haziran’da ise Çiftyürek, “Cumhur İttifakı yasal düzenlemeyi neden erteliyor? Çünkü 7 Ekim 2023 sonrası algıladığı ‘tehdidin’ aşıldığını düşünüyor. Suriye-Rojava’da şimdilik az-çok amacına ulaşması, Doğu Kürdistan’da statünün gerçekleşmemesi, Batının Irak-Suriye’yi esas alan merkezileştirme politikaları ve İngiltere’nin 103 yıl sonra Türkiye ile stratejik anlaşmayı yenilemesi… Bunlardan hareketle” ifadelerini kullandı.
Çiftyürek, paylaşımının devamında, “Önce Çözüm Komisyonu başkanı sonra AKP Sözcüsü Çelik ‘Silah bırakma tatminkâr bir şekilde devam etmedi, yasal düzenlemeler bu şarta bağlı olarak hayata geçecek’ demeleri temmuzda gelecek denilen ‘Çerçeve Yasanın’ ne zaman geleceği hatta getirilip getirilmeyeceği belirsizleştirdi. Açıktır ki çözüm süreci devlet politikasından çok Cumhur İttifakı özelde de AKP’nin seçim politikası aracına dönüştürüldü” değerlendirmesinde bulundu.
Öcalan’a statü tartışması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan’a “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” statüsünün verilmesini önermişti. Ancak iktidar partisi bu öneriye mesafeli.
Parti kaynakları, Öcalan’ın halen İmralı’da hükümlü statüsünde bulunduğunu belirterek, “Statü değişikliği başka bir hukuki süreçtir; bir af yasası kapsamında olabilir. Ancak çerçeve yasada af niteliğinde bir düzenleme söz konusu değil” değerlendirmesini yapıyor.
Aynı kaynaklar, mevcut infaz rejimi çerçevesinde Öcalan’ın cezaevi koşullarının düzeltilebileceğini ve bu çerçevede gazeteciler, akademisyenler ve farklı toplum kesimleri ile görüşmelerine izin verilebileceğini söylüyor.
