“AYKIRI KADINLAR” TARİHİNDEN: VİLMA ESPÍN
SİBEL ÖZBUDUN
“Ne zaman bir kadın kendisi
için ayağa kalksa, aslında
tüm kadınlar için ayağa kalkar!”[1]
“Bir okul, Devrimimizin üzerinde temellendiği yeni toplumsal ilişkilerin ve saygınlığın ilk adımlarının atıldığı devasa bir laboratuvardı. Tüm ülke için arzuladıklarımızı, dağlarda inşa etmeye başlamıştık.”[2]
Böyle diyordu Che Guevara’nın, Fidel ve Raùl Castro’nun silah arkadaşı, Kübalı kadınların machismo’ya karşı zaferinin mimarı, pek çok uzmanın “Komünist Küba’nın en güçlü beş kişisinden biri” olarak nitelendirdiği[3] Vilma Espín Guillois, Sierra’da geçirdiği gerilla günleri hakkında.
Küba’nın doğusundaki Oriente’nin Sierra Maestra’sında ve ardından da devrimi gerçekleştirmiş gerillalar olarak kentlere indiklerinde Fidel Castro’nun en yakınındaki, bir çeşit “gölge kabine” gibi davranan 20 yoldaştan biriydi: “Buradaki bilim insanları ve diplomatlara göre Espín’in gücü aile ve sosyal konulardan, Küba Komünist Partisi’nin Merkez Komite ve Politbüro üyesi olarak onu meşgul eden tüm siyasal ve iktisadi konulara dek uzanıyordu. Nihaî yetke Başkan Castro ve daha az ölçüde kardeşinin elindeydi; ama her ikisinin de o konuşurken dikkatle kulak verdikleri bilinir.”[4]
Aslına bakarsanız “aykırı bir kadın”, “aykırı bir gerilla” idi o… Yaşam öyküsü çok çarpıcı, çok öğretici…
İlkgençlik
Vilma Espín Guillois 7 Nisan 1930’da, Küba’nın Havana’dan sonra en önemli kenti olan Santiago de Cuba’da doğdu. Doğduğu kent 1791 Haiti Devrimi’yle güçlü bir Fransız etkisi altına girmişti. Hâli vakti yerinde bir ailenin altı çocuğundan birisiydi; babası José Espín kentin en büyük “işveren”i Bacardi rom firmasının avukatı, annesi Margarita Guillois Fransız kökenli bir ev kadınıydı.
Küba devrimini anlatan The Winds of December’ın yazarları John Dorschner ve Roberto Fabricio’nun deyişiyle, “kentin üst sınıflarını sarmalayan liberal Rotary-Lions Kulüpleri ortamında büyüdü”[5]. Anne-babası kız-erkek ayırt etmeden evlatlarının iyi bir eğitim almasını için istiyordu; onlara küçük yaşlarından itibaren okuma, spor, sanat, doğa sevgisi aşılama çabasındaydılar.
Bunu sağladılar da… İlk ve orta öğrenimi Santiago’da tamamlayan Vilma, küçük yaşlarda merak sardığı baleyi bu yıllarda bir hayli geliştirmişti.
Yeni açılan, gözde bir üniversite olan Oriente Üniversitesi’nin kimya mühendisliği bölümüne (bölümündeki kadın öğrenci sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu) kaydolduğunda, sanata ve spora ilgisi daha da vurgulu hâle gelecekti: Üniversite korosuna girdi, dans kulübüne katıldı. Ayrıca üniversitenin voleybol takımının kaptanıydı…
Ama öğrencilik yaşamı derslerden, danstan, spordan ibaret değildi. Oriente Üniversitesi İspanya İç Savaşı ve faşizmin zaferinin ardından İspanya’dan kaçan hocalara kucak açmıştı: José Luis Galbe (devrimden sonra İtalya’da Küba elçisi olarak görev yapacak), Francisco Prat ve López Renduele… Vilma’nın ilk siyasal rehberleri olacaktı.
Sömürge döneminde İspanyol gazeteci Gonzalo Castañón’un mezarını tahrip etmekle suçlanan tıp öğrencilerinden sekizinin idamının (1871) yıldönümünde düzenlenen anma toplantısında Vilma koroda şarkı söylerken, bir darbeyle devrilen Venezuela eski devlet başkanı Rómulo Betancourt’a destek çağrısı yapmaktan, ya da Porto Rico’nun bağımsızlık mücadelesini selamlamaktan geri durmayacaktı.[6]
Politik Uyanış: Öğrenci Eylemleri
Ama bunlar, Santiago de Cuba’lı bu yetenekli, delişmen, enerjik genç kadınının “kaygısız” günleriydi henüz. İnsanlar arasındaki eşitsizlik onu rahatsız etmekte, haksızlıklar incitmekte, José Marti’nin devrimci fikirleriyse yüreğini coşkuyla doldurmaktaydı. Ama odağı olmayan bir potansiyeldi bu…
Odak, diktatör Fulgencio Batista’nın 10 Mart 1952’de bir darbeyle iktidarı ele geçirmesiyle şekillendi. Oriente Üniversitesi Öğrenci Federasyonu (FEUO)’nun darbeye tepkisi apansız ve radikal oldu. Öğrenciler 17 Mart günü, “anayasal güvenceler yeniden sağlanana dek” derslere girmeyeceklerini açıkladı. Okul 45 gün boyunca kapalı kalacaktı…
Vilma, tüm Küba’da öğrencileri ayağa kaldıran darbe karşıtı gösterilerde aktif rol alıyordu; Batista’nın “çılgın projesi”ne, Küba’yı ikiye bölen bir kanal açma girişimine karşı kurulan komitede görev aldı.
13 Şubat 1953 günü Rubén Batisto adlı bir üniversite öğrencisinin Havana’da öldürülmesi, 72saatlik bir öğretmen grevine, bu da tüm ülkede geniş çaplı sokak eylemlerine yol açacaktı. Vilma, Santiago’da düzenlenen temsili cenaze törninde başı çekiyordu… Bu arada kız kardeşi Nilsa ile birlikte, genç devrimci lider Frank País’in örgütlediği Doğu (Oriente) Devrimci Eylemi adlı harekete katılmış, örgüte para toplama görevini üstlenmişti.
Ancak 26 Temmuz 1953 günü Fidel Castro öncülüğünde bir grup devrimcinin Moncada kışlasına düzenlediği baskın Vilma’nın (ve tüm Küba’nın) yaşamında bir dönüm noktası olacaktı. Santiago’daki öğrenci çevresi olaya hazırlıksızdı: “Ne olduğuna dair hiçbir bilgimiz yoktu,” diyecekti Vilma, yıllar sonra. “Castro Santiago’da pek az tanınıyordu – yalnızca Ortodoxos’un (Küba Halk Partisi) genç lideri olarak bilinirdi. Ama Santiago’daki bu eylemi pek çok kişinin sempatisini kazandırdı.”[7] Yine de, Batista’nın güçlerinin amansızca karşılık verdiği bir avuç devrimciye sahip çıkmak için ellerinden geleni yaptılar. Olayı izleyen katliamdan sağ kurtulabilenleri evlerinde sakladılar, yaralıları kendi imkânlarıyla tedavi ettiler… Bildiri dağıttılar, afişleme yaptılar, korsan mitingler düzenlediler, örgüt evleri oluşturdular… Küba’nın devrimci muhalefeti, Fidel Castro etrafında bütünleşiyordu. Fidel’in mahkemede yaptığı savunma Tarih Beni Aklayacaktır, devrimci gençlerin manifestosu olmuştu. Binlerce, onbinlerce kopyası teksirle çoğaltılıp elden ele ulaştırılıyordu.
Bu hareketli zamanlarda, Küba’nın ilk kadın kimya mühendislerinden biri olarak üniversiteden mezun oldu. Belki geleceğine ilişkin net bir karar veremediğinden, belki de diktatörlüğün devrimci gençlere yönelik amansız şiddetinden zarar görmesinden çekinen ailesinin telkiniyle, lisansüstü öğrenimi için ABD’de Massachussettes Teknoloji Enstitüsü’ne (M.I.T.) kaydını yaptırdı.
ABD’de McCarthy yıllarıydı. Burada tanığı olduğu baskı, sansür, ihanet, ikiyüzlülük Vilma’yı boğuyordu. Ama yoksulların, siyahların maruz kaldığı baskıları somut olarak gözlemleme olanağını ABD’de bulduğunu, Karl Marx’ın yapıtlarıyla M.I.T. kütüphanesinde tanıştığını sonradan anlatacaktı.[8]
Fazla dayanamadı; Meksika üzerinden Haziran 1956’da Küba’ya dönmek için yola çıktı.
Neden mi Meksika üzerinden? Fidel Castro ve Moncada baskınından sağ kalan arkadaşları 1955’de afla salıverilmiş, Meksika’ya sürgüne gönderilmişlerdi. Vilma Castro’yla karşılaşıp Küba’daki yoldaşlarına iletmek istediği bir mesaj varsa götürmek için seçmişti bu yolu.
Öyle de oldu. Vilma Küba’ya, Aralık 1956’da ülkeye silahlı bir çıkarmaya hazırlanan Fidel Castro’dan talimatlarla döndü. Artık kod adı “Deborah” idi..
“Kod Adı: Deborah”
ABD’ye gitmeden önce Oriente’de 26 Temmuz Devrimci Hareketi’nin örgütlenişine katılmıştı. Küba’ya döndüğünde hareket içinde aktif görevler üstlendi. Oriente bölgesinde kent örgütlenmesini yürüten Frank País ile birlikte çalışıyor, Meksika’dan gelecek Fidel ve yoldaşlarını, Granma ile Küba’ya çıkışlarını perdeleyecek bir ayaklanmayla karşılamanın hazırlıklarını yapıyorlardı. Vilma’nın evi hazırlıkların karargâhı olmuştu; görevleri arasında Santiago’daki ABD konsolosluğuyla irtibatı sağlamak da vardı.
Santiago’da ayaklanma Frank País’in önderliğinde 30 Kasım’da başladı, dört gün sürdü. Bu arada Fidel ve yoldaşları, 2 Aralık günü Oriente’de karaya ayak basmıştı. Batista güçleriyle çatışmalarda çoğu yaşamını yitirdi. Fidel ve Raùl Castro ile Che Guevara’nın arlarında bulunduğu 12 kişi güneybatıdaki Maestra dağlarına çekilmeyi başardı.
Vilma ilk kez 1957 Şubatı’nda Frank País, Faustino Pérez ve 26 Temmuz Hareketi’nin Ulusal Yönetimi’nden yoldaşlarla beraber, kentlerden dağa desteğin koordinasyonu görüşmek için Sierra Maestra’ya çıktı. Yanlarında, Batista rejiminin, Fidel’in öldüğü yolundaki propagandasını yalanlamak amacıyla New York Times’dan Herbert Matthews’u da götürmüşlerdi; çevirmenliği Vilma yapıyordu[9]…
Kente döndüğünde Frank’le birlikte dağa militan gönderme faaliyetinin koordinasyonunu üstlendi. 20 Temmuz’da Hareket’in Oriente Bölgesi Koordinasyonu’nun sorumluluğu ona verildi. Artık karar merciindeydi.
On gün sonra, 30 Temmuz 1957’de Frank País Batista rejiminin polisi tarafından kuşatıldığı evde ele geçirilecek ve öldürüldü. Vilma artık bu usta örgütçüden kalan boşluğu doldurma sorumluluğunu da omuzlamak zorundaydı. 26 Temmuz Hareketi’nin üst kademe yöneticilerinden biri olma vasfıyla sık sık gerilla bölgesine gidiyor, önemli toplantılara katılıyordu.
22 Haziran 1958’de Raùl Castro, Batista’nın hava saldırılarından korunabilmek için Guantanamo’da ABD ve Kanada yurttaşları ile izin kullanan birkaç Amerikalı denizcinin rehin alınması emrini verdi. Vilma, rehineleri geri alabilmek için dağa gelen ABD konsolosuyla görüşmelerde çevirmenlik yapıyordu. Santiago’da takip altındaydı. Sürekli evi basılıyor, kalabileceği evler gözetim altında tutuluyordu. Güvenlik gerekçesiyle kente dönmeme kararı aldı. Raùl Castro’nun Sierra Cristal’deki Frank País García ikinci gerilla cephesine bağlı bir gerilla, Raùl’un sağ koluydu artık…
Vilma Espín’in (ya da “Deborah”nın) gerilla birliklerinin muzaffer, kentlere indikleri 1 Ocak 1959’a dek dağlarda geçen yaşamında gerillaya yaptığı katkılar, şöyle özetleniyor:
• Yeni birliklerin oluşturulmasına katkıda bulundu.
• Devrim fonlarının kullanımında tasarruf temelinde malzemelerin adil dağıtımını sağladı.
• Cephe örgütünü oluşturan Departmanların güçlendirilmesinde çalıştı; İkinci Cephe’den birçok savaşçı onun yönetimi sayesinde yükselecekti.
• Kimya bilgisi sayesinde patlayıcı imalinde katkıda bulundu, tek uçaklı “İsyancı Hava Kuvvetleri” için bomba üretti.
• Haberleşmede şifre kodlanması ve çözülmesine aktif olarak katıldı.
• 21 Eylül 1958’de gerçekleştirilen Silahlı Köylü Kongresi’nin başkanlığını yaptı.
• Merkez Komutanlığa bağlı olarak kurulan “José Martí” birlik öğretmenleri okulunda öğretim kadrosunda yer aldı. Ayrıca, gerillaların yönetimindeki 11 dispanser ve hastanenin işleyişinden sorumluydu.
• Raúl ile birlikte, bölgede düzenlenen evlilik törenlerinde nikâh şahitliği yapıyorlardı.[10]
John Dorschner ve Roberto Fabricio Küba devrimini anlattıkları The Winds of December’da Vilma’nın dağda dahi “kız okulundan edindiği titizliği terk etmediğini” yazarlar. “Uzun siyah saçları tertemizdi ve arkadan atkuyruğu biçiminde bağlanmıştı. İsyancı üniforması terzi elinden çıkmaydı ve bombalı saldırılar altında dahi, her sabah dişlerini fırçalamayı ve ruj sürmeyi ihmal etmiyordu.”[11]
Raúl ile yalnızca silah arkadaşı değillerdi elbet: Dağda başlayan aşk, düze indiklerinde, Fidel’in “kadın ve erkek gerillalar arasındaki ilişkilerin yasallaştırılması” isteği üzerine Ocak 1959’da Santiago’daki Rancho Club Motel’de 2000 davetlinin katıldığı nikah töreninde “resmi”leşti. Time dergisine göre “Gelin dantel ve incilerle süslü bir gelin başlığı takmıştı; damat ise .45 bir otomatik tüfek taşıyordu, saçını atkuyruğu yapmıştı.”[12]
Çiftin dört çocuğu oldu: Mariela, Deborah, Nilsa ve Alejandro. Vilma ve Raúl’un bir süre sonra yollarını ayırdıkları söylenir. Ancak kamusal olaylarda birlikte görünmeyi sürdürdüler; 18 Haziran 2007’de yaşama gözlerini yuman Vilma’nın cenazesinde Raúl’un gözyaşlarını gizlemeye gerek duymadığı aktarılır…[13]
Kadın Hareketi: “Derim İçinde Devrim”
“Düze inme”, Vilma’nın yaşamını bir kez daha köklü biçimde değiştirecekti. 1965’deki kuruluşundan itibaren Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi’nde görev almasına, 1980’de, ikinci Kongre’de Politbüro yedek üyeliğine seçilip, üçüncü Kongre’de (1986) asil üyeliğe getirilmesine, ilk yasama döneminden itibaren Ulusal Meclis, kuruluşundan itibaren de Devlet Konseyi üyesi olmasına karşın, o hemen tüm enerjisini machismo’su yüksek bir toplumda kadınların sosyal hayatın tam ve eşit üyeleri hâline getirilmesine hasretmiş gözükmektedir.
Zor bir misyon… Devrim öncesinde Kübalı kadınların önünde açık olan iki “iş” alanı vardı: zenginlerin malikanelerinde hizmetçilik ve Batista rejimi tarafından daha çok ABD’li milyonerlerin uğrağı dev bir “Gazino”ya dönüştürülmüş bir ülkede fahişelik…
Devrim sırasında ülkede üst sınıf kadınları ya da Kilise tarafından kurulmuş, çoğu hayır işleriyle ilgili az sayıda kadın örgütü ya da grubu bulunmaktaydı. 1948’de kurulan Kübalı Kadınlar Demokratik Federasyonu işlevsiz kalmıştı. Vilma’nın kuruluşunda önayak olduğu Kübalı Kadınlar Federasyonu (FMC), 26 Temmuz Hareketi’yle bağlantılı kadınlar, Sosyalist (sonradan Komünist) Partili kadınlar, Con la cruz y con la patria (Haç ve vatanla birlikte) adlı Katolik örgütlenmeden kadınların birlikte katıldığı hazırlık konferansının ardından, Demokratik Federasyon’un yeniden örgütlenmesiyle kuruldu (1960). Vilma Federasyonun ilk başkanıydı ve 2007’deki ölümüne dek öyle kaldı.
Örgüt devasa işler gerçekleştirecekti: milyonlarca kırsal kesim kadınının liseli genç kızlar tarafından eğitildiği okuma-yazma kurslarının ardından meslek kurslarına devam etmesini sağlayarak, geniş bir kadın yığınının terzi, sekreter, hemşire olarak hayata karışmasının önünü açtı. Çocuklar için ücretsiz kreş ve yuvalar mantar gibi bitiyordu adanın dört bir yanında. Kursları bitiren kadınlar köy ve kasabalarına FMC’nin örgütçüleri olarak dönüyor, bir yandan hemcinslerinin eğitimine katkıda bulunurken, bir yandan da sosyalizmi anlatıyorlardı. Milyonlarca Kübalı kadın, FMC sayesinde evinin dört duvarının dışına çıkabilecekti…
FMC’nin üye sayısı birkaç yıl içinde 3,8 milyonu buldu: Ülkedeki yetişkin kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’i!
Vilma’nın önderliğinde FMC ülkede kök salmış machismo’yu dönüştürmek için kararlı bir mücadele yürütüyordu: 1975 tarihli Aile Yasası’yla birlikte, erkeklerin de ev işlerinde “yardımcı” olmasını yasal güvence altına alındı… Ama yasanın kendi önerdikleri şekilde geçmesi için ısrarlı olan Vilma için bu yeterli değildi: “… ‘Yardım’ terimini kullandığımızda (çocuk bakımı ve ev işlerinin) kadınların görevi olduğunu kabul etmiş oluruz; bunlar aile sorumluluğu olduğu için, biz ‘paylaşım’ teriminin kullanılmasını istiyoruz.”[14]
Vilma ile FMC’nin hükümet uygulamalarıyla karşı karşıya geldiği bir başka olay da, Çalışma Bakanlığı’nın 1976’da kadınların 300’e yakın sektörde çalışmasını yasaklayan kararıydı. Karar görünüşte “kadın sağlığını koruma” gerekçesiyle alınmıştı; ancak erkek işsizliğini azaltmaya yönelik olduğu açıktı. Bu kararı bir “ayırımcılık” olarak niteleyen Vilma ve FMC’nin mücadelesiyle 1980 ortalarında bu liste 25 iş koluna indirilecekti.[15]
“Vilma,” diyor yazar Rosa Miria Elizalde, “halkımıza toplumsal cinsiyet eşitliğinden, ve özgül olarak da eşcinsel ve transseksüellerin tam bir yaşam haklarından söz eden ilk kişiydi; böylelikle ülkemizde yerli bir machismo salgınıyla karışarak pek çok insana fazlasıyla acı çektirmiş bir çeşit Viktorya dönemi Marksizmi akıntısına karşı kürek çekiyordu.”[16] Bu mücadelesiyle, 1979’da farklı cinsel yönelimden bireylerin haklarını koruyan bir yasanın çıkartılmasını sağlayacaktı…
2007’de uzun süre mücadele ettiği hastalıktan hayata gözlerini yumduğunda, Kübalı kadınlar toplumsal yaşama karışmışlardı: Kadın istihdamı yüzde 42,6’sı tarım dışı sektör olmak üzere yüzde 60’ı bulmuş, okur-yazarlık neredeyse yüzde 100’e ulaşmıştı (yüzde 99.8). Parlamentoda temsil oranları yüzde 43,3’tü. 2008 yılında “Küba’da yöneticilerin yüzde 39,1’i, teknik personel ve profesyonellerin yüzde 65,7’si, hâkimlerin yüzde 71,3’ü, araştırmacıların yüzde 48,8’i, önemli bilimsel merkezlerin yöneticilerinin yüzde 24’ü, bakanların yüzde 25,9’u ve bakan vekillerinin yüzde 39,2’si kadın” idi.[17]
18 Haziran 2007’de yitirdi yaşamını. Şimdi bir zamanlar mensubu olduğu Frank País İkinci Oriente Cephesi’nin Mozolesi’nde yatıyor. Anısı ise küçücük adalarında kendilerini boğmaya çalışan ABD emperyalizmine karşı direnişleriyle insanlığa onur dersi veren tüm Kübalıların, “devrim içinde devrim” gerçekleştirerek kendilerini eve kapayan bariyerleri yıkan Kübalı kadınların yüreğinde, dipdiri…
27 Mart 2026 15:16:18, Muğla.
N O T L A R
[1] Maya Angelou.
[2] Vilma Espín, gerilla günlerinden söz ederken. (Vilma Espín Guillois https://www.ecured.cu/index.php?title=Vilma_Espín_Guillois&oldid=4240495)
[3] Don A. Schance, “Profile: Cuba’s ‘First Lady’”, 15 Mayıs 1990, https://www.latimes.com/archives/la-xpm-1990-05-15-wr-202-story.html
[4] Don A. Schance, a.y.
[5] “Espín de Castro, Vilma (1934-)” https://www.encyclopedia.com/women/encyclopedias-almanacs-transcripts-and-maps/espin-de-castro-vilma-1934
[6] Vilma Espín Guillois https://www.ecured.cu/index.php?title=Vilma_Espín_Guillois&oldid=4240495
[7] “Espín de Castro, Vilma (1934-)” https://www.encyclopedia.com/women/encyclopedias-almanacs-transcripts-and-maps/espin-de-castro-vilma-1934
[8] “Espín de Castro, Vilma (1934-)”, a.y.
[9] Vilma Espín Guillois https://www.ecured.cu/index.php?title=Vilma_Espín_Guillois&oldid=4240495
[10] Vilma Espín Guillois https://www.ecured.cu/index.php?title=Vilma_Espín_Guillois&oldid=4240495
[11] J. Dorschner ve R. Fabricio, The Winds of December, Coward, McCann & Geoghegan, 1980.
[12] Richard Gott, “Vilma Espín Guillois”, The Guardian, 20.06.2007, https://www.theguardian.com/news/2007/jun/20/obituaries.cuba
[13] Anthony de Palma, “From 2007: Vilma Espín, Rebel and Wife of Raúl Castro, Dies at 77”, https://www.nytimes.com/2026/03/06/world/americas/vilma-espin-dead.html
[14] “Espín de Castro, Vilma (1934-)” https://www.encyclopedia.com/women/encyclopedias-almanacs-transcripts-and-maps/espin-de-castro-vilma-1934
[15] “Espín de Castro, Vilma (1934-)”, a.y.
[16] Rosa Miria Elizalde, “Remenbering Vilma Espín”, Farewell to Vilma, https://cuba-solidarity.org.uk/cubasi/article/79/farewell-to-vilma
[17] Etkin Eratalay, “Vilma Espin’e Dair”, https://haber.sol.org.tr/bizimamerika/vilma-espin-e-dair-32454
