ANASAYFAKÜRDİSTANKürt Dili Bayramı 94 Yıllık Mirası Yaşatıyor

Kürt Dili Bayramı 94 Yıllık Mirası Yaşatıyor

Kürt Dili Bayramı, Hawar dergisinin Celadet Ali Bedirxan öncülüğünde 1932'de Şam'da yayınlanan ilk sayısına dayanan 94 yıllık bir kültürel mirası temsil ediyor.

Kürt Dili Bayramı, her yıl 15 Mayıs’ta Hawar dergisinin Latin alfabesiyle yayınlanan ilk sayısının çıkış yıldönümünde anılıyor. Celadet Ali Bedirxan öncülüğünde 1932’de Şam’da başlayan bu yolculuk, Kürt dilinin yazılı standartlaşmasında bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor (Welat TV). Latin alfabesiyle basılmış ilk Kürtçe dergi olan Hawar’ın yayın hayatına başlaması, Kürt kültür tarihi yazımı açısından bir milat niteliği taşıyor.

15 Mayıs 1932 sabahı, Suriye’nin başkenti Şam’da bir grup Kürt aydını, “Hawar” (Çığlık) adını verdikleri derginin ilk sayısını çıkardı. Celadet Ali Bedirxan’ın öncülüğünde yayın hayatına başlayan dergi, 1943 yılına kadar 57 sayı yayımlandı. Derginin ilk 23 sayısı Latin ve Arap alfabesiyle, sonraki sayıları ise yalnızca Latin alfabesiyle basıldı. Bu girişim, Kürt Dili Bayramı fikrinin doğmasına zemin hazırlayan en önemli gelişme olarak tarihteki yerini aldı.

Hawar Dergisi Ve Latin Alfabesine Geçişin Önemi

Hawar dergisinin en büyük katkılarından biri, Kürtçenin Latin alfabesiyle yazılmasını standart hale getirmesi oldu. Celadet Ali Bedirxan, Fransız dil bilimci Roger Lescot ile birlikte Kürt dili üzerine kapsamlı çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar sayesinde, farklı bölgelerde telaffuz farklılıkları bulunan Kürtçe, yazılı bir standart kazanmaya başladı. Dergi kadrosunda Qedrican, Nurettin Zaza, Osman Sebri, Cegerxwîn ve Dr. Kamiran Alî Bedir-Xan gibi Kürt aydınları yer aldı. Derginin ilk sayısındaki tanıtım metninin ilk cümlesi “Hawar bilginin sesidir, bilgi kendini tanımaktır” olarak kayıtlara geçti (Şahin Artan, Bianet). Zamanla Hawar çevresinde yazılan eserlerle “Hawar Ekolü” denilen bir akım ortaya çıktı.

Kürt Dili Bayramı
Celadet Ali Bedirxan

Celadet Ali Bedirxan: Kürt Dilinin Mimarı

Celadet Ali Bedirxan, 1893 yılında İstanbul’da doğdu. Osmanlı döneminde hukuk eğitimi alan Bedirxan, Kürt kimliğinin ve dilinin korunması için mücadele veren Bedirxan ailesinin önde gelen isimlerinden biri oldu. Şeyh Sait İsyanı’nın ardından birçok Kürt aydını gibi sürgüne gönderilen Bedirxan, Suriye’ye yerleşti ve Şam’da Hawar dergisini çıkardı. Bedirxan yalnızca bir yayıncı değil, aynı zamanda Kürtçe gramer ve alfabe üzerine yaptığı çalışmalarla Kürt dilinin modern dönemde şekillenmesinde belirleyici bir rol oynadı. Celadet Ali Bedirxan’ın katkıları, bugün Kürt Dili Bayramı vesilesiyle her yıl yeniden hatırlanıyor.

Ehmedê Xanî: Üç Yüzyıl Öncesinden Gelen Ses

Kürt Dili Bayramı denildiğinde yalnızca 20. yüzyılın değil, çok daha eski dönemlerin de mirası gündeme geliyor. 1650-1706 yılları arasında yaşayan Ehmedê Xanî, Kürt edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kürtçe yazmayı gönüllü bir biçimde seçen Xanî, dönemin revaçta olan Arapça ve Farsça dillerini bir kenara bırakarak kendi anadiline sahip çıktı. “Mem û Zîn” adlı epik eseri, Kürt edebiyatının başyapıtları arasında gösteriliyor (Nihat Gültekin, Bianet).

Xanî yalnızca bir şair değil, aynı zamanda bilinen ilk Kürtçe sözlüğün de kurucusudur. “Nûbihara Biçûkan” (Küçüklerin Baharı) adlı eserini yazarken, “Revaçta olanlar için değil, belki Kurmanc çocukları için” diyerek amacını net bir şekilde ortaya koydu. Bu sözlük, yazıldığı dönemden bugüne kadar Kurmanci konuşulan bölgelerde medreselerde eğitim kitabı olarak okutulmaya devam ediyor. Xanî’nin “Ve aynen inci gibi olan Kürd dilini / Derleyip topladı ve düzene getirdi” dizeleri, anadile verdiği değeri özetliyor. Xanî, “İster acı, ister tatlı olsun bu, turfandadır / Bu meyve, sulu olmasa bile / Kürtçedir, yeter bu kadarı bile” sözleriyle Kürtçenin özünü yüz yıllar öncesinden savundu.

Uluslararası Anadili Günü Ve Kürt Dil Bayramı Paralelliği

Dünyada anadil mücadelesi denildiğinde akla gelen bir diğer önemli tarih 21 Şubat. Bangladeş’in girişimiyle Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Konferansı tarafından Kasım 1999’da ilan edilen Uluslararası Anadili Günü, 1952’de Dakka Üniversitesi’nde Bengalce için mücadele ederken polis kurşunuyla yaşamını yitiren dört öğrenciyi anıyor (Onur Hamzaoğlu, Bianet). Pakistan’ın 1948’de Urduca’yı ulusal dil olarak ilan etmesiyle başlayan süreç, Doğu Bengal’de büyük protestolara yol açtı. Gösterilerin yasaklanmasına rağmen öğrenciler 21 Şubat 1952’de Dakka’da sokaklara döküldü ve polis ateşi sonucu dört öğrenci yaşamını yitirdi.

BM Genel Kurulu, 16 Mayıs 2007’de üye devletleri “dünya halkları tarafından kullanılan tüm dilleri korumaya ve korunmasını teşvik etmeye” çağırdı. UNESCO’nun 2025 başı verilerine göre her iki haftada bir dil yok oluyor ve günümüzde konuşulan veya işaret edilen 8 bin 324 dil bulunuyor. Bunlardan yaklaşık 7 bin dil hâlâ kullanılıyor ancak yalnızca birkaç yüzü eğitim sistemlerinde ve kamusal alanda yer bulabiliyor. Dijital ortamda ise çok daha az dil temsil ediliyor. Bu veriler, Kürt Dili Bayramı gibi anadili kutlamalarının ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Kirmanckî: Yok Olma Tehlikesindeki Bir Lehçenin Hikayesi

Kürt Dili Bayramı vesilesiyle Kürtçenin yalnızca Kurmanci lehçesi değil, Kirmanckî (Zazakî) gibi diğer lehçeleri de gündeme geliyor. UNESCO’nun 2008’de yayımladığı Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre Kirmanckî, Türkiye’de yok olma tehlikesi altındaki 18 dil ve lehçe arasında yer alıyor (Diren Yurtsever, MA). Kirmanckî, Zazakî, Dimilî ya da Kirdkî olarak da bilinen bu lehçe, en yoğun olarak Dersim, Bingöl ve Elazığ’da konuşuluyor. Bunun dışında Diyarbakır’ın Kulp, Lice, Hani, Dicle, Ergani ilçeleri; Erzincan’ın Tercan, Çayırlı, Kemah ilçeleri; Erzurum’un Hınıs, Tekman, Çat ilçeleri; Sivas, Malatya, Kayseri, Gümüşhane, Kars, Ardahan, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin ve Tokat’ta da Kirmanckî konuşan nüfus bulunuyor.

Kirmanckî konuşanların sayısına ilişkin kesin bir veri bulunmuyor. Türkiye’de dil verisinin toplandığı son kapsamlı nüfus sayımı 1965 yılında yapıldı. Bu sayımda Kürtçe konuşanların oranı yüzde 7,7 (2 milyon 219 bin 502 kişi) olarak kaydedilirken, Kirmanckî konuşanların sayısı 150 bin 644 olarak belirtilmişti. Bugün yapılan tahminlere göre Kirmanckî konuşan nüfus 2 ila 6 milyon arasında değişiyor. Kirmanckî için Bingöl Üniversitesi’nde (32 öğrenci kontenjanı, 5 öğretim üyesi) ve Munzur Üniversitesi’nde (35 öğrenci kontenjanı, 2 öğretim üyesi) Zaza Dili ve Edebiyatı bölümleri bulunuyor. Kirmanckî, 2012’den bu yana seçmeli ders olarak okutuluyor.

Kürtçenin Küresel Ölçekteki Konumu

Kürtçe, Hint-Avrupa dil ailesinin bir üyesi olup, bazı istatistiklere göre dünya çapında 50 milyondan fazla insanın birinci dilini veya ana dilini oluşturuyor. “Wiktionary” olarak bilinen Wikipedia sözlüğünde listelenen 168 dil arasında yer alan Kürtçe, kelime sayısı açısından sekizinci sırada bulunuyor. İngilizce sözlük sitesine göre sözlükteki Kürtçe kelime sayısı 918.123 kelimeye ulaşmış durumda. Bu sayı, sözlükte 67.624 Arapça kelime, 104.581 Farsça kelime ve 359.195 Türkçe kelimenin bulunduğu dikkate alındığında Kürtçenin ne denli zengin bir kelime hazinesine sahip olduğunu gösteriyor. Sözlüğe eklenen Kürtçe kelimeler Kurmanci ve Sorani lehçelerinde yer alıyor. Tüm lehçeler dikkate alındığında Kürtçenin 1,2 milyon kelime ve ifadeyi barındırdığı ve bu ölçüyle Fince ve Korece’den sonra dünyada üçüncü sırada yer aldığı belirtiliyor (Welat TV).

Anadilinde Sağlık Hizmeti Sorunu

Kürt dili yalnızca edebi ve kültürel bir mesele değil, aynı zamanda temel insan haklarıyla da doğrudan ilişkili. Anadilini toplumsal yaşantıda, özellikle de kamusal alanda kullanamayanların eğitim ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanda olumsuzluklar yaşadığı bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştur (Onur Hamzaoğlu, Bianet). Türkiye’de 1978-2018 yılları arasında her beş yılda bir yapılan “Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması”nda anadili ile sağlık hizmetlerine erişim arasındaki ilişkiye dair veriler toplanmış ancak bu veriler araştırma raporunda doğrudan yayımlanmadı. Bazı yıllarda “ileri analiz çalışması” başlığı altında oldukça dar bir içerikte sunulan bu veriler, anadili Türkçe olmayan kadınların hem sağlık durumlarının hem de sağlık hizmetlerine ulaşabilmelerinin anadili Türkçe olanların oldukça gerisinde kaldığını gösteriyor. Bu tablo, Kürt Dili Bayramı gibi günlerin yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir farkındalık ve hak arayışı olduğunu ortaya koyuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL