CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde düzenlediği “Turpun Küçüğü” başlıklı basın toplantısında, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı ve yargıdaki görevlendirmelere ilişkin ciddi iddialarda bulundu. Özel, Gürlek’in 19 yıllık meslek hayatı boyunca alabileceği toplam maaşın yaklaşık 45 milyon lira olduğunu, ancak mevcut mal varlığının bu rakamın on katından fazla olduğunu kaydetti.
Özel, şunları söyledi:
“Akın Gürlek’in her söylediğini herkes yapmıyor. Namuslu, şerefli hakimler var. Bunlardan örneğin Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü davası vardı tam bin gün olmuştu savcı mütalaa verse iş bitecek. Suç yok savcıya diyor ki ‘ver mütalanı’. En son hakim ‘veremem, hazır değilim’ dedi, bin gün olmuş. ‘O zaman Ekrem İmamoğlu’nun beraatine karar veriyorum’ dedi. Ekrem İmamoğlu’nun beraatine karar veren hakimin yolculuğunu Diyarbakır’a sürülürken göreceksiniz. ‘Diplomada sahtecilik’ davasına bakan hakim Ekrem Başkanın tutuklu avukatına SEGBİS’le savunma yaptırdı diye Kahramanmaraş’a sürülmüştür. Ekrem Başkana ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla yaptığı davada beraat kararı veren hakim Kahramanmaraş’a sürülen ikinci hakimdir. ‘Ahmak’ davasına bakan hakim direnince Samsun’a sürülmüş bu davanın istinaf aşamasına bakan heyetin başkanı ve üyeleri de daha karar verilmeden önce başka mahkemelere İstanbul içinde sürülmüştür. ‘Akın Gürlek’e hakaret’ davasında beraat isteyen hakimi İstanbul İş Mahkemesine tayin ettirdiler. ‘Bilirkişi’ davasına bakan İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kararı 2’ye 1 verirken şerh koyan hakimi 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiler. İstanbul Mali Şube Müdürü talimatları yerine getirmeyince tenzili rütbe ile cezalandırılıp Başakşehir’e İlçe Emniyet Müdürü olarak sürüldü.
“Bu kadar hukuksuzluğu yapan kişi Adalet Bakanı oldu”
Bu sekiz kişi de Akın Gürlek’in istediği gibi karar vermeyen, ya da verilen karara şerh koyan kişilerdir. Talimata uymayanlar gönderildiler, uyanlar ise ödüllendirildiler. Bu kadar hukuksuzluğu yapan kişi Adalet Bakanı oldu. Bir gün önce 23.59’da ‘ben tarafsızım’ diyen kişi 00.00’da atama kararıyla AK Parti’nin bakanı oldu. Ertesi gün AKP İl Başkanları toplantısında ‘partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim’ dedi. Bunların konuşulduğu bir ülkede siyaset yaparken, gazetecilik yaparken, her şey normalmiş gibi davranmak için aklımızı kaçırmış olmamız lazım. İstanbul’daki yardımcısı Can Tuncay Bakan Yardımcısı oldu. Diğer yardımcısı Burak Ceyhan Bakan Yardımcısı oldu. Ekrem Başkanı tutuklayan hakim Songül Özdemir Aydoğdu’nun eşi Abdullah Aydoğdu Bakan Yardımcısı oldu. İBB kumpas davalarında tutuklama kararı veren Berna Tutka, Akın Gürlek’in devir teslim törenine geldi. Bu siyasi bir görev. Abdullah Aydoğdu o zaman 7. İdare Mahkemesi Başkanı, henüz atanmadı. Mehmet Murat Çalık’ın anasını ağlatan hakim Berna Tutka devir teslim törenine geldi ve kendisi hala hakim. Bu çeteye ‘her birinize görev hazır’ deniyor. 4’üncü bakan yardımcısı da 2019 öncesi İBB’de avukat olarak çalışan Sedat Ayyıldız. En masumu bu. Geri kalan hepsi kürsüden geliyor.
“Kürsünün toplam kıdemi 10 yıl 8 ay”
İBB davası 40. Ağır Cezaya düşüyor. 41 tane Ağır Ceza var. Türkiye’de doğal hakim ilkesi var. Tesadüfen birine düşmesi lazım yüzde 2,1 ihtimal nasıl tutuyor. Savcı belli, düşeceği hakim belli. Mahkemenin hakimi Akın Bey’in hem hemşehrisi hem geçmişte bütün kararları verdiği yardımcısı. Seçmişler, o mahkemeye düşüyor. Ama o mahkemede bir hakim var, iki de yardımcı var. Burada da arıza çıkmaması için üç kişi daha yolluyorlar. İki yardımcı yerine, iki yardımcı geliyor. Bunlar bir yıl 10 aylık hakimler. Akın Bey’in hemşehrisiyle bir heyet oluyor, bu heyetin tek görevi İBB’ye bakmak oluyor. Öbür riskli iki hakime ise münasip bir başkan veriliyor, diğer davalara bakacaklar. Yani kurayla düştüğü yetmezmiş gibi düştüğü yeri yaksın diye riskli olabilecek iki üye yerine de iki yeni üye geliyor, 1 yıl 10 aylık kuyruklu AKP’lilerden. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye olmak için geçmiş gelenekler gereğince 20 yıldan aşağı kıdem kabul etmez diyor işi bilen herkes. Kürsünün toplam kıdeminin 75 yılı bulması beklenir. Kürsüde 10 yıl 8 ay kıdem var. İşte 6 gündür mahkemeleri yürütemeyen, yönetemeyen, birbirine yumurta gibi tokuşan, ne yana gideceğini bilemeyenler bunlar. Liyakat yok, tecrübe yok, güven yok.
“Ortada açıklanamayan bir lüks yaşam, zenginleşme var”
Muhalefette kalırlarsa milletvekili dokunulmazlığıyla kurtulacak bu arkadaşlar, hesap bu. Geçen dönemin bakanlarından biri hariç hepsi milletvekili. Muhalefete düşersek yargılanamasınlar hesabı. Bu ödüllendirmeler sadece kariyer yükselişi ile sınırlı kalmadı. Ortada açıklanamayan bir lüks yaşam, zenginleşme var. Zekeriya Öz’e lüks mercedes verenler bu savcıya da seçim kampanyasında 40 gün bir iş adamı araba vermiş Avcılar’a diye Avcılar Belediye Başkanını içeride tutanlar Akın Gürlek’e görevi boyunca bir iş adamından tahsisli aracı verdiler. 540 gün boyunca lüks araca bindi. Boğaza nazır lüks bir villa verdiler. Şerefli, namuslu savcılar, hakimler mütevazı lojmanlarda kalırken sadece o lüks villanın tadilatına bugünkü parayla 62 milyon lira harcandı. 87 yıllık maaşıyla alamayacağı yatı alıcı gözüyle gezdi, pazarlık etti. Lüksemburg’da o yatın bir eşi var şimdi limanda demirli. Türkiye’den alınmadı Hollanda’dan alındı. Bunları HSK’dan kimse gelip bize sormadı. Beş dosya yolladık kapağını açan olmadı. Bugü o HSK’nın başkanı Akın Gürlek oldu. Benim artık ne HSK’ya ne Erdoğan’a ona buna değil AK Partili insanların, siyasetçilerin vicdanına ve bu milletime tarih önünde emanet edeceğim şeyler var.”
“Buraya kadar olanlar Bakanı istifa ettirir”
Akın Gülek’in mal varlığını ID numaralarıyla birlikte açıklayan Özel, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Birincisi İstanbul Kartal Esentepe’de Avrupa Konutları projesinde bir daire. Emsal projede konutun fiyatı 26 milyon 250 bin lira. İkinci tapu aynı ada ve parselde ikinci daire, aynı fiyat. Buraya kadar olanlar Bakanı istifa ettirir. İkisinin toplamı 52 milyon 500 bin lira. Akın Gürlek’in ömrü boyunca aldığı maaşların bir kuruşunu harcamadan biriktirse bugünkü paradan Cumhuriyet Başsavcısı maaşıyla 19 yılda aldığı maaş bu iki daireyi almaya yetmiyor. Üçüncü tapu İstanbul Beykoz’da villa. Havuzu var, orman içi, ortalama değeri 85 milyon lira. Dördüncü tapu Avcılar’da ortalam fiyatı 15,5 milyon lira. Beşinci tapu Tuzla’da, emsal konutların fiyatı 10 milyon lira. Altıncı tapu Ankara Çankaya’da değeri 35,5 milyon lira daire. Yedinci tapu Ankara Beytepe’de ortalama konut değeri 25,5 milyon lira. Sekizinci tapu Beytepe’de 17,5 milyon lira. Dokuzuncu tapu Beytepe’de 23 milyon lira. Onuncu tapu İzmir Konak’ta 27 milyon lira, aynısından bir tane daha bunun da değeri 27 milyon. İkinci tapu Çanakkale Gelibolu’da deniz manzarası edinilişi 7,5 milyon lira, paha biçilmez bir arsa.
Bu konular konuşulmaya başlandığından beri elden çıkartılan ilk mülk İstanbul Çınar Mahallesinde 7 milyon 750 bin lira. Halkalı’da bir konutunu 43 milyon 500 bine sattı. Üçüncü satılan mülk Üsküdar’da değeri 47, 5 milyon lira. Dördüncü satılan mülk Ankara Beytepe’de bir dair 27 milyon 750 bin. Toplamda eldeki 12 mülkün değeri 325,5 milyon. Satılan dört konutun değeri 126,5 milyon lira. Toplamda 452 milyon liralık gayrimenkul ya da paraya çevrilmiş gayrimenkul var. Hesapta bir kuruş para yoksa 19 yıl boyunca bütün maaşlarını Türkiye’deki en yüksek maaştan alsa biriktirse, bir ekmek almasa toplam maaşları 45 milyon lira. 19 yıllık maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış. Bir başka deyişle 10 hakim ve savcı 19 yıl çalışsalar bütün parayı birleştirseler bunları alabiliyorlar. Senfoni Etiler’de 95 milyonluk daireyle ilgili satış sözleşmesi ele geçip, bununla ilgili işlem yapıldığı anda bu satın almayı durdurdular ancak Emlak Konut’un resmi kayıtlarında önsatış ve kimi satıladığına kadar belli. Biz bu işlerin üzerine gittik diye durdu belki eldeki 125 milyon lira buraya bağlanacaktı.”
Kaynak: dokuz8HABER
