Kadın+ Edebiyatçılar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamada yayıncılık sektöründe toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığa karşı somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
Cinsel taciz ifşalarının ardından bir araya gelen grup, açıklamalarında hem yayıncılık alanında çalışan kadın+’lara hem de kamuoyuna seslendiklerini belirtti. Açıklamada, sürecin şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğine dikkat çekilerek, “Sözlerin uçup gittiği bu dönemde fikri takibin önemini hatırlatmak istiyoruz” denildi.
Kadın+ Edebiyatçılar, Türkiye’de cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddete karşı “artık yeter” diyerek harekete geçtiklerini vurguladı.
2025’te kuruldu, taleplerini sektörle paylaştı
Kadın+ Edebiyatçılar’ın 2025 Ağustos ayında kurulduğu belirtilen açıklamada, 11 Eylül’de “Kadın+ edebiyatçılardan yayın sektörüne çağrı” başlığıyla yapısal dönüşüm talep ettikleri hatırlatıldı.
Grup, 25 Kasım’da ise Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tutum Belgesi’ni hazırlayarak Türkiye Yayıncılar Birliği’ne sundu. Belgelerin 8 Mart’ta yayımlanarak üyeler ve kamuoyuyla paylaşıldığı belirtildi.
Ayrıca Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Türkiye ile görüşmeler gerçekleştirildiği, uluslararası yayıncılar ve telif ajanslarıyla da iletişime geçilerek hazırlanan belgelerin paylaşıldığı ifade edildi.
Kadın+ Edebiyatçılar, bu gelişmelerin olumlu olduğunu ancak yeterli olmadığını belirterek yayın sektöründeki tüm kurumları somut adımlar atmaya çağırdı.
Kurumlara politika ve mekanizma çağrısı
Açıklamada, yayınevleri ve sektördeki kurumların toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığı önlemek için politika belgeleri hazırlaması ve şikâyet mekanizmaları kurması gerektiği ifade edildi.
Grup ayrıca kurumlarda kadın komisyonlarının kurulmasını, cinsel taciz şikâyetleri için kurumsal eylem planlarının hazırlanmasını ve bu süreçlerde feminist örgütlerin deneyimlerinden yararlanılmasını talep etti.
Kadın+ Edebiyatçılar, yayınevlerinde eşitlik ve kapsayıcı dil eğitimlerinin verilmesi, jüri ve konuşmacı listelerinde en az yüzde 50 kadın temsili sağlanması ve telif sözleşmelerine toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı koruyucu maddeler eklenmesi gerektiğini de vurguladı.
Uluslararası sözleşmelere vurgu
Açıklamada yapılacak düzenlemelerde Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW), İstanbul Sözleşmesi, Türk Ceza Kanunu, 6284 sayılı kanun ve ILO 190 sayılı sözleşmenin esas alınması gerektiği belirtildi.
Açıklamanın sonunda yayın sektöründe çalışan kadınlara çağrı yapan Kadın+ Edebiyatçılar, “Yalnız değilsiniz, mücadelemize siz de el verin” mesajını paylaştı. (Evrensel)
Kaynak: İlke TV
