ANASAYFASUÇŞanlıurfa'dan Almanya'ya "kan davası": Yargılama başladı

Şanlıurfa’dan Almanya’ya “kan davası”: Yargılama başladı

Almanya’nın en işlek noktalarından biri olan Frankfurt Ana Tren İstasyonu’nda Ağustos 2024’te 27 yaşındaki bir Türk vatandaşının, olay sırasında 54 yaşında olan bir başka Türk tarafından öldürülmesine ilişkin dava, Frankfurt Eyalet Mahkemesi’ndeki Büyük Ağır Ceza Dairesi’nde yoğun güvenlik önlemleri altında başladı.

Sekiz sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasını izlemek isteyen gazeteci ve sanık yakınları sıkı güvenlik önlemleri altına mahkeme salonuna alındı.

İdianamede, cinayetin Türkiye’den Almanya’ya taşınan bir “kan davası” sebebiyle işlendiği belirtiliyor.

İddianameye göre, bugün 56 yaşında olan zanlı, 20 Ağustos 2024 saat 21.05 sularında, 27 yaşındaki Türk vatandaşına Frankfurt Ana Tren İstasyonu’nun 9 numaralı peronunda arkadan yaklaşarak bir el ateş etti, kurban hemen yere düştü.

Katil zanlısı, kurban ölümcül kurşun yarası almış olmasına rağmen maktulün kafasına arkadan iki el daha ateş etti. İddianamede bu sırada garda panik yaşandığı, zanlının 7 numaralı peronda hareket etmek üzere olan bir trene doğru koştuğu, bu trene binerken de federal polis tarafından yakalandığı kaydediliyor.

Dehşet verici cinayet nasıl planlandı?

İddianame, 2016’da Viranşehirli Ö. ve E. aileleri arasında başlayan husumetin nasıl böyle “tasarlanmış ve haince bir ortaklaşa cinayete” dönüştüğüne de ışık tutuyor.

İddianameye göre, zanlı ve birlikte yargılandığı çocukları dahil 7 akrabası husumet içindeki karşıt aileden kimi öldüreceklerine ortaklaşa karar verdi. Aile, 27 yaşındaki kurbanda karar kılıyor ve sahte sosyal medya hesapları açarak onu uzun süre takip ediyor. Sosyal medyada sık sık yayın yapan veya konum atan maktulün 20 Ağustos günü Frankfurt istikametine giden bir trene bineceği bilgisini paylaşması üzerine, katil zanlısı ile altı akrabası iki cinayet grubu oluşturuyor.

Bunlardan biri kurbanın Mainz kentinde inmesi halinde orada öldürmek üzere pusuya yatarken ikinci ekip de Frankfurt tren istasyonunda onu bulmak üzere yola çıkıyor. Savcılık makamı, burada katil zanlısına çocuklarından birinin eşlik ettiğini, cinayet anında onun da garda olduğunu ve cinayetten hemen sonra oradan kaçtığını belirtiyor.

Cinayet sırasında garda olmayan çocuklarından birinin de olaydan sadece saniyeler sonra, henüz babası daha tutuklanmamışken babasına avukat ayarlaması da cinayetin detaylı şekilde planlanmış olduğuna işaret ediyor.

Şanlıurfa’dan Almanya’ya uzanan “kan davası”

İddianamede, katledilen Aldulkadir E.’nin bir akrabasının Mayıs 2024’te, katil zanlısı Kemal Ö.’nün yeğenini öldürdüğü, bunun üzerine intikam almak isteyen Ö. ailesinin de husumetli oldukları E. ailesinden birini katletmek üzere plan yaptıkları belirtiliyor ve Türkiye’deki cinayet sonrası kaçak yollarla Almanya’ya gelen Abdulkadir E.’yi katletmeye karar verdiklerinin tespit edildiği belirtiliyor.

Alman haber portalı Der Spiegel de 27 yaşındaki maktulün katledilmesinin ardından sekiz sanığın ait olduğu aşiretin Türkiye’de havaya ateş açarak kutlamalar yaptığını aktarmıştı. Tutuklanan katil zanlısının eşinin, bu olay sonrası küçük oğullarını ailenin büyüğü olarak görevlendirdiği de aktarılan bilgiler arasında.

Soruşturmayı yürüten emniyet güçleri, katil zanlısının cep telefonu, ev ve işyerindeki aramalar yapmış, ailenin telefon konuşmalarını dinlemış, daha sonra da aynı aileden 7 kişiyi daha gözaltına almıştı. Tetiği, istasyonda yakalanan tek zanlı çekmiş olsa da diğer yedi sanık da Alman Ceza Yasası’nın 211’inci maddesi uyarınca kasten öldürmenin en ağır biçimi olarak tanımlanan, “tasarlayarak ve haince ortaklaşa işlenmiş nitelikli cinayet” ile yargılanıyor. İlgili kanunda bu suç için öngörülen ceza ömür boyu hapis.

İddianemede yer alan sekizinci kişi ise cinayeti işlemeye talip olması, ancak cinayette doğrudan yer almaması sebebiyle “cürüm işlemek için anlaşmak” iddiasıyla hakim karşısında. Der Spiegel, katil zanlısının çocuklarıyla birlikte bir restoran işlettiğini, yargılananlardan birinin de cinayetin planlanmasında önemli görev alan bir üniversite doçenti olduğunu kaydediyor.

Davayla ilgili DW Türkçe’nin sorularını cevaplayan Frankfurt Eyalet Mahkemesi Basın Sözcüsü, yargılanacak sekiz kişiden beşinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, üçünün ise Alman vatandaşı olduğunu aktardı. Sözcü, Temmuz 2026’ya kadar çok sayıda duruşmanın öngörüldüğünü de bildirdi.

Mies: 20 yıllık savcılık hayatımda bir ilk

Cinayetin nasıl tasarlandığına ve hazırlandığına ilişkin konuşan Frankfurt Savcılığı Basın Sözcüsü ve Başsavcı Dominik Mies, “20 yıllık savcılık hayatımda ilk kez bir cinayet için aynı anda yedi şüpheliyi kasten öldürmekten yargılıyoruz” dedi. Mies, vakanın planlı ve örgütlü şekilde meydana geldiğinin altını çizdi.

Katil zanlısının Baden-Württemberg eyaletinde ikamet ettiği bildirilmişti. Kurbanın ise Almanya’da kayıtlı bir adresi bulunmadığı açıklanmıştı.

Almanya’da medya, olayın arka planına dair haberlerinde Türkiye kaynaklı yerel medyadaki iddialara atıfta bulunarak husumetin Şanlıurfa kökenli Ö. ve E. aileleri arasında eskiye dayanan bir arazi veya namus meselesiyle başladığını yazdı. İki aile arasında şiddetin tırmanması üzerine bazı fertlerin göç ettikleri, 2016 yılında Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde, Frankfurt’ta öldürülen 27 yaşındaki maktulün babasının karşı aileden kişiler tarafından vurularak öldürüldüğü, bunun kayıtlara “husumetin ilk büyük kanlı eylemi” olarak geçtiği aktarılıyor.

Frankfurt’taki infazdan sadece üç ay önce ise maktulün aşiretinden bir kişinin, 2016’da öldürülen babasının intikamını almak için karşı aileden bir kişiye 12 kez ateş ederek öldürdüğü, bunun üzerinden hayatından endişe eden 27 yaşındaki kurbanın izini kaybettirmek amacıyla kaçak yollarla Almanya’ya geldiği belirtiliyor.

DW / ETO,HS

Kaynak: DW-WORLD

AKTÜEL