ANASAYFAYAŞAMKumar bağımlılığı Türkiye’de alarm veriyor

Kumar bağımlılığı Türkiye’de alarm veriyor

2024’te kumar bağımlılığı başvuruları diğer bağımlılıkları geçti. Uzmanlara göre en riskli grup 14-24 yaş arası gençler. Çevrimiçi bahis ve dijital oyunlar erişimi kolaylaştırıyor.

Türkiye’de kumar bağımlılığı son yıllarda hızlı bir artış gösterdi. Yeşilay’ın 2024 verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle yapılan başvurular, ilk kez alkol ve uyuşturucu bağımlılığı başvurularının toplamını geçti. Uzmanlar artışta dijitalleşme, ekonomik kriz, gençlerin korunmasızlığı ve yoğun reklamların etkili olduğunu belirtti.

Yeşilay’ın Eylül 2025’te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu’na göre kumar oynama yaşı 14-15’e kadar düştü. Başvurular özellikle gençler ve ekonomik zorluk yaşayan gruplarda yoğunlaştı. Kumar bağımlılığı yalnızca bireysel kayıplara yol açmıyor, aile ilişkilerini de ciddi biçimde etkiliyor.

Dijitalleşme ve erişim kolaylığı belirleyici

Uzmanlar, internet ve mobil uygulamalarla birlikte kumara erişimin geçmişe kıyasla çok daha kolay hale geldiğini vurguladı. Çevrimiçi bahis siteleri, canlı bahis uygulamaları ve sosyal medya reklamları gençleri doğrudan hedefliyor. Ayrıca bazı dijital oyunlarda yer alan “rastgele ödül kutuları” sistemi çocukları erken yaşta kumar davranışıyla tanıştırıyor.

BBC Türkçe’den Onur Erdem’in yaptığı habere göre çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, ergen beyninin henüz gelişimini tamamlamamış olması nedeniyle gençlerin daha yüksek risk altında olduğunu söyledi. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71’i 15-24 yaş arasında başlıyor.

YEDAM Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi, dijitalleşmenin kumar bağımlılığındaki artışta temel faktör olduğunu belirtti. Şerbetçi, ekonomik kaygıların ve hızlı kazanç beklentisinin de bağımlılığı tetiklediğini kaydetti.

Bir bireyin hikâyesi: Borç, çöküş ve tedavi

15 yıl önce futbol bahisleriyle kumara başlayan 37 yaşındaki Ali (gerçek adı değil), sanal bahis uygulamalarının yaygınlaşmasıyla bağımlılığının ağırlaştığını anlattı. Market sektöründe yönetici olan Ali, bir-iki ev almaya yetecek miktarda para kaybettiğini ifade etti.

Ali, kumarın aile ilişkilerini zedelediğini, evliliğinin boşanma aşamasına geldiğini belirtti. Maddi kayıplar ve borçlar nedeniyle Yeşilay’a başvurduğunu söyledi. Tedavi sürecinde tüm banka hesaplarını eşinin erişimine açtığını, bunun denetim sağladığını aktardı. Bir yıl içinde borçlarını kapattığını ve ailesiyle yeniden tatil yapabildiğini kaydetti.

Uzmanlar, kumar bağımlılığının “bir aile hastalığı” olduğunu vurguluyor. Borçlanma, güvensizlik ve ekonomik yıkım aile içi çatışmaları artırıyor.

Kadınlar tedaviye ulaşamıyor

Yeşilay verilerine göre kumar oynayan kadınların oranı erkeklerin yaklaşık yarısı düzeyinde. Buna karşın YEDAM’a yapılan başvuruların yalnızca yüzde 2’sini kadınlar oluşturuyor. Uzmanlar bu tabloyu damgalanma korkusu ve toplumsal rollerle ilişkilendiriyor.

YEDAM yetkilileri tedavinin ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütüldüğünü açıkladı. Başvuran kişinin talebi olmadan aileyle bilgi paylaşılmıyor.

Küresel büyüme ve şirket gelir modeli

Dünya Sağlık Örgütü, küresel kumar sektörünün 2028’de 700 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. Lancet Kumar Üzerine Halk Sağlığı Komisyonu raporuna göre şirket gelirlerinin büyük bölümü, kumar oynama bozukluğu yaşayan az sayıdaki kullanıcıdan elde ediliyor. ABD’de yapılan bir araştırma, çevrimiçi bahis kullanıcılarının yaklaşık yüzde 5’inin şirket gelirlerinin yüzde 80’ini oluşturduğunu gösterdi.

Uzmanlar, kamu sağlığını önceleyen düzenlemelerin önemine dikkat çekti. Norveç’te çevrimiçi kumarda aylık kayıp limiti aşan kullanıcıların hesaplarının dondurulması örnek uygulama olarak gösteriliyor.

Bağlam: Neden yayılıyor?

Uzmanlara göre kumar bağımlılığı, ekonomik kriz dönemlerinde artış eğilimi gösteriyor. İşsizlik, gelir kaybı ve borç yükü, hızlı kazanç beklentisini besliyor. Sosyal medya reklamları ve internet sitelerindeki bahis tanıtımları gençleri hedef alıyor.

Yeşilay, bahis reklamlarının sınırlandırılması ve gençlere yönelik koruyucu eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, erken müdahale ve aile desteğinin hayati olduğunu vurguladı.

Kumar bağımlılığı, Türkiye’de dijital dönüşüm ve ekonomik baskıların gölgesinde büyüyen bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.

AKTÜEL