Gazeteci ve yazar Akın Olgun, Tekin Yayınevi’nden çıkan yeni anı-öykü kitabında, tatil için gittiği Rodos Havalimanı’nda Türkiye’nin talebiyle ve Interpol aracılığıyla gözaltına alınışını ele alıyor.
Yıllardır İngiltere’de siyasi göçmen statüsünde yaşayan Olgun, Interpol aracılığıyla gerçekleşen bu süreci, uluslararası hukuk sisteminin muhalif sesler üzerindeki baskı aracı haline gelişi üzerinden irdeliyor. Bir aydan fazla süren gözaltı, yazarın 1990’lı yıllarda Türkiye cezaevlerinde maruz kaldığı travmaları yeniden canlandırıyor.
Eserde, Ege’nin her iki yakasında “öteki” olarak adlandırılanların hikâyelerine de yer veriliyor. Olgun, Rodos ve Kos’taki hücrelerde tanıklık ettiği, kamuoyunda genellikle “kaptan” olarak bilinen ve ağır hapis cezalarıyla yargılanan göçmen kaçakçılığı sanıklarının yaşamlarına ışık tutuyor. Bu tanıklık mülteci krizinin insani boyutunu ve hukuki boşluklarını tartışmaya açıyor.

Önsözünü Rüstem Avcı’nın kaleme aldığı kitabın arka kapağında da Selahattin Demirtaş’ın notu yer alıyor. Demirtaş, Olgun’un çalışmasını vicdanı olan herkesin önüne bırakılmış bir çağrı olarak tanımlıyor. Demirtaş, okuru şu sözlerle bir sorgulamaya davet ediyor: “Okurken kendinize soracaksınız: Bu karanlığın neresindeyim? Seyircisi mi, tanığı mı, yoksa ortağı mı?”
Kaynak: Kısa Dalga
