Kurye Hakları Derneği, moto kuryeler çok tehlikeli işler kapsamında değerlendirilmediği için her yıl yüzlerce emekçinin ciddi kazalara maruz kaldığını, çok sayıda çalışanın ise yaşamını yitirdiğini açıkladı. Dernek tarafından yayımlanan rapor, moto kuryeliğin mevcut yasal sınıflandırmasının çalışma hayatının gerçekleriyle örtüşmediğini ortaya koydu ve yetkililere kapsamlı bir politika değişikliği çağrısı yaptı.
Rapora göre moto kuryeler, çalışma sürelerinin neredeyse tamamını trafikte geçiriyor. Dernek, bu durumun kuryeleri sürekli ve doğrudan ölümcül risklerle karşı karşıya bıraktığını vurguladı. Buna ek olarak yoğun teslimat temposu, kötü hava koşulları ve zaman baskısı bir araya geldiğinde, iş kazalarının istisna değil kaçınılmaz hale geldiği ifade edildi.
Bu çerçevede rapor, yaşanan kazaların bireysel dikkatsizlikten kaynaklanmadığını özellikle vurguladı. Dernek, kazaların asıl nedeninin çalışma biçimi ve işin örgütlenme şekli olduğunu belirtti. Böylece moto kuryeliğin yapısal olarak yüksek risk ürettiği açık biçimde ortaya kondu.
Hız Baskısı, Güvencesizlik ve Görünmeyen İş Cinayetleri
Raporda öne çıkan bir diğer başlık, sipariş başına ücretlendirme sistemi oldu. Kurye Hakları Derneği, bu sistemin kuryeleri daha hızlı hareket etmeye zorladığını ve hız baskısının doğrudan kazalara yol açtığını tespit etti. Dernek, performans puanları ve algoritmik denetimin, çalışanların güvenli sürüşten ödün vermesine neden olduğunu belirtti.
Bununla birlikte rapor, sosyal güvence sorunlarına da dikkat çekti. Çok sayıda moto kuryenin “bağımsız çalışan” statüsüyle çalıştırıldığı ifade edilirken, bu durumun iş kazaları sonrasında hak aramayı zorlaştırdığı vurgulandı. Dernek, sigortasız veya eksik sigortalı çalışmanın yaygınlaştığını ve işveren sorumluluğunun fiilen ortadan kalktığını belirtti.
Raporda ayrıca uzun çalışma saatlerinin ve düzensiz dinlenmenin, kas-iskelet sistemi hastalıkları ile psikolojik sorunları artırdığına dikkat çekildi. Sürekli stres altında çalışan kuryelerin, tükenmişlik ve kaygı bozukluğu gibi sorunlarla baş başa bırakıldığı ifade edildi.
“Bu Bir Tercih Değil, Yaşam Hakkı Meselesi”
Kurye Hakları Derneği, raporun en kritik bölümünde moto kuryeliğin mevcut risk sınıfının değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Dernek, sürekli trafikte yapılan bir işin “tehlikeli” ya da “az tehlikeli” olarak tanımlanmasının bilimsel ve pratik gerçeklerle uyuşmadığını ifade etti. Bu nedenle moto kuryeliğin doğrudan çok tehlikeli işler sınıfına alınması gerektiği belirtildi.
Raporda yer alan politika önerileri, yalnızca sınıflandırma değişikliğiyle sınırlı kalmadı. Dernek; zorunlu iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, standart koruyucu ekipman sağlanması, çalışma sürelerine net üst sınırlar getirilmesi ve sektör özelinde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Son olarak Kurye Hakları Derneği, moto kuryelerin yaşadığı ölümlerin ve yaralanmaların kader ya da bireysel hata olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Dernek, bu sorunun bir sektör tercihi değil, doğrudan işçi sağlığı ve yaşam hakkı meselesi olduğunu belirterek yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Rojnameya Newroz
