Türkiye insan hakları raporu: Uluslararası Af Örgütü’nün “Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2026” raporuna göre, Türkiye’de insan hakları savunucuları, gazeteciler ve muhalif siyasetçilere yönelik temelsiz soruşturmalar ve tutuklamalar 2025 yılında artarken, yürütmenin yargıya müdahalesi derinleşti. Raporda ayrıca dünya genelinde otoriter uygulamaların yoğunlaştığı, İsrail’in Gazze’de soykırım işlediği, Rusya’nın Ukrayna’da insanlığa karşı suçlarına devam ettiği ve birçok ülkede muhalefetin şiddetle bastırıldığı belirtildi.
Türkiye’de ifade ve toplanma özgürlüğüne ağır baskılar
Türkiye insan hakları raporu: 2025 yılı boyunca insan hakları savunucuları, gazeteciler, muhalif siyasetçiler ve avukatlar hakkında temelsiz soruşturmalar ve davalar açıldığı, bu kişilerin uzun hapis cezalarıyla karşı karşıya kaldığı kaydedildi. Raporda, yürütmenin yargı üzerindeki müdahalesinin daha da derinleştiği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bağlayıcı kararlarının uygulanmadığı vurgulandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanması
Türkiye insan hakları raporu: Ana muhalefet partisine yönelik yaygın baskılar kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı belirtildi. İmamoğlu’nun yolsuzluk ve suç örgütü kurmak ve yönetmek dahil birçok suçlamayla 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Düşünce mahkumları cezaevinde kalmaya devam etti
Raporda, düşünce mahkumu Osman Kavala’nın serbest bırakılması yönündeki iki bağlayıcı AİHM kararına ve Avrupa Konseyi’nin 2022’de Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlatmasına rağmen cezaevinden tahliye edilmediği belirtildi. Halkların Demokratik Partisi’nin eski eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da derhal serbest bırakılmaları yönündeki AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulmaya devam ettiği kaydedildi.
AİHM’nin Temmuz 2025’te açıkladığı yeni bir kararda, Selahattin Demirtaş’ın devam eden tutukluluğunun “yetersiz muhakemeye dayandığına ve asıl amacının başvuru sahibinin siyasi faaliyetini engellemek olduğuna” hükmettiği aktarıldı.
Barışçıl protestolara hukuka aykırı müdahale
Türkiye insan hakları raporu: Raporda, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve ardından tutuklanmasının ardından 19-26 Mart 2025 tarihleri arasında ülke genelinde kitlesel protestolar gerçekleştiği belirtildi. Kolluk görevlilerinin barışçıl protestoculara karşı zaman zaman kötü muamele kapsamına giren hukuka aykırı güç kullandığı, çıplak arama ve darp vakalarının yaşandığı kaydedildi. İçişleri Bakanlığı’nın bu süreçte en az bin 879 kişinin gözaltına alındığını açıkladığı ifade edildi.
Van’da, Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş başkanı Abdullah Zeydan’ın hapis cezası alması üzerine yerine kayyım atandığı ve kent genelinde tüm toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklandığı belirtildi. Kolluk görevlilerinin belediye binası önünde toplanan barışçıl protestocuları dağıtmak için darp, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandığı, 70 çocuk ve altı gazetecinin aralarında bulunduğu en az 348 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.
Onur Yürüyüşleri yasaklandı, katılımcılar gözaltına alındı
Haziran 2025’te İstanbul’daki LGBTİ+ ve Trans Onur Yürüyüşleri’ne yönelik genel yasaklar getirildiği, barışçıl protestocuların polis tarafından hukuka aykırı güç kullanımına maruz kaldığı belirtildi. 90’dan fazla kişinin keyfi olarak gözaltına alındığı, üç aktivistin “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla tutuklandığı ifade edildi.
Gazetecilere ve insan hakları savunucularına yönelik baskılar
Türkiye insan hakları raporu: Türkiye’de gazeteciler ve insan hakları savunucularına yönelik baskıların 2025 yılında da devam ettiği vurgulandı.
Yabancı gazeteciler sınırdışı edildi
Mart 2025’te Britanyalı gazeteci Mark Lowen’in, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestoları haber yaptığı için gözaltına alındığı ve sınırdışı edildiği belirtildi. İsveçli gazeteci Joakim Medin’in ise Türkiye’ye dönüşünde “cumhurbaşkanına hakaret” ve “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamalarıyla gözaltına alındığı, “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.
Mizah dergisi çalışanları tutuklandı
Haziran 2025’te mizah dergisi LeMan’da yayımlanan bir karikatür nedeniyle çizer Doğan Pehlevan, müessese müdürü Ali Yavuz, yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker Cebrail Okçu ve yazı işleri müdürü Aslan Özdemir’in “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu işledikleri iddiasıyla tutuklandığı belirtildi.
Baro yönetimi hakkında dava açıldı
Ocak 2025’te İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve 10 yönetim kurulu üyesi hakkında, “terör örgütü propagandası yapmak” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlarından iddianame hazırlandığı ifade edildi. Baro yönetiminin Aralık 2024’te bir basın açıklaması yaparak Türkiye vatandaşı iki gazetecinin Suriye’de ölümüne ilişkin bağımsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulunduğu kaydedildi.
Televizyon kanalına el konuldu, genel yayın yönetmeni tutuklandı
Ekim 2025’te bağımsız televizyon kanalı Tele 1’e devlet tarafından el konulduğu ve genel yayın yönetmeni Merdan Yanardağ’ın casusluk suçlamalarıyla tutuklandığı belirtildi.
Sivil toplum ve LGBTİ+ derneklerine kapatma davaları
Raporda, Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına yönelik kapatma davalarının devam ettiği vurgulandı.
Göç İzleme Derneği’nin kapatılması
Mart 2025’te Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, Göç İzleme Derneği hakkında “silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda faaliyet gösterdiği” iddiasıyla 2024 yılında verilen kapatma kararının gerekçesini açıkladığı, derneğin karara itirazının yıl sonunda hâlâ sonuçlanmadığı belirtildi.
LGBTİ+ derneğinin feshedilmesi
Aralık 2025’te İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, Genç LGBTİ+ Derneği’nin beyan ettiği amacın dışında faaliyetlerde bulunduğu ve sosyal medya hesaplarında “toplumun ahlaki değerlerine” uyumlu sayılamayacak paylaşımlar yaptığı gerekçesiyle feshedilmesine karar verdiği aktarıldı.
Trans bireylerin hormon tedavisine erişimi yasaklandı
Haziran 2025’te Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun, cinsiyet uyum sürecinde kullanılan belirli hormonların 21 yaşın altındaki kişilere reçete edilmesini ve satışını yasakladığı belirtildi. Kurumun bu girişiminin, 18 yaşın üzerindeki kişilerin erişimine izin veren yürürlükteki yasayı ihlal ettiği ifade edildi.
Kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet
Raporda, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2025 yılında erkeklerin 294 kadın cinayeti işlediği, 297 kadının ise şüpheli koşullarda ölü bulunduğu kaydedildi. Üst düzey kamu görevlilerinin toplumsal cinsiyetle ilgili zararlı kalıp yargıları ve kurumsal homofobi ve transfobiyi köklü hale getiren ayrımcı söylemlerde bulunmaya devam ettiği vurgulandı.
Türkiye insan hakları raporu: Mülteci hakları ihlalleri
Raporda, Şubat 2025’te Bursa Göç İdaresi Başkanlığı’nın Afgan sığınmacı Tabriz Saifi’nin uluslararası koruma başvurusunu reddederek temel tıbbi tedaviye erişimini sonlandırdığı, Mayıs’ta tekrar sığınmacı statüsüne alınan Saifi’nin Eylül’de sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi.
Ayrıca Nisan 2025’te Türkmenistanlı blogger ve aktivistler Alisher Sakhatov ve Abdulla Orusov’un gözaltına alındığı ve bir geri gönderme merkezine götürüldüğü, Haziran’da kendilerinden haber alınamamaya başladığı, Türkiye ve Türkmenistan’ın yıl sonunda akıbetleri ve nerede tutulduklarını hâlâ açıklamadığı kaydedildi.
İşkence ve gözaltında ölüm
Raporda, Eylül 2025’te 2023 depremlerinin ardından hırsızlık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan iki kardeşten Ahmet Güreşçi’nin gözaltında ölümü ve Sabri Güreşçi’ye işkenceyle suçlanan 13 jandarma görevlisi hakkındaki davanın başladığı, görevlilerin tamamının tutuksuz yargılandığı belirtildi.
İklim politikaları ‘son derece yetersiz’
Raporda, Climate Action Tracker’ın Türkiye’nin genel iklim politikalarını ve eylemlerini “son derece yetersiz” olarak değerlendirdiği ve ülkenin fosil yakıtlara bağlılığını eleştirdiği aktarıldı.
Dünya genelinde insan hakları durumu
Raporun küresel değerlendirme bölümünde, 2025 yılında dünya genelinde otoriter uygulamaların arttığı, hükümetlerin protestoları şiddetle bastırdığı, terörle mücadele ve güvenlik yasaları üzerinden muhalefeti kriminalize ettiği belirtildi.
İsrail’in Gazze’de soykırımı
Raporda, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Filistinlilere yönelik soykırımı, 9 Ekim 2025’te imzalanan ateşkes anlaşmasından sonra da devam etti. İsrail’in Gazze’nin neredeyse tüm konutlarını, tarihi binalarını ve sivil altyapısını imha ettiği veya ağır hasara uğrattığı, iki milyon Filistinlinin büyük çoğunluğunun hukuka aykırı olarak yerinden edildiği, açlığa zorlandığı ve yeterli sağlık hizmetlerinden yoksun bırakıldığı vurgulandı.
Raporda ayrıca İsrail’in tüm Filistinlilere yönelik apartheid sistemi uyguladığı, özellikle Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria’da yüksek yoğunluklu askeri operasyonlar ve devlet destekli yerleşimci şiddetinin keskin bir şekilde arttığı kaydedildi.
Rusya’nın Ukrayna’daki suçları
Raporda, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı dört yıldır sürdürdüğü saldırının devam ettiği, kritik sivil altyapıyı hedef alan saldırıları yoğunlaştırdığı belirtildi. Rusya güçlerinin yaygın olarak uyguladığı zorla kaybetmeler, işkence ve Ukraynalı sivilleri hedef alan insansız hava aracı saldırılarının insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında olduğu vurgulandı. Rusya’nın işgal ettiği topraklarda Ukraynalı kimliğini silmeyi amaçlayan uygulamalar yaptığı kaydedildi.
Filipinler eski devlet başkanı UCM’ye teslim edildi
Raporda olumlu bir gelişme olarak, Filipinler eski devlet başkanı Rodrigo Duterte’nin “uyuşturucuyla mücadele” operasyonları bağlamındaki öldürmeler nedeniyle insanlığa karşı işlenen cinayet suçundan hakkında çıkarılan yakalama kararı uyarınca Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edildiği belirtildi.
ABD’nin dış yardım kesintileri
Raporda, ABD’nin uluslararası kalkınma desteğindeki ani kesintilerin birçok düşük gelirli ülkede sağlık programlarının aksamasına ve hayat kurtarıcı ilaçlara erişimin kesilmesine yol açtığı vurgulandı. Bu kesintilerin özellikle Afrika’da HIV, sıtma, tüberküloz ile cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerini olumsuz etkilediği belirtildi.
İklim krizi ve fosil yakıtlar
Raporda, devletlerin fosil yakıtlardan aşamalı olarak uzaklaşmakta başarısız olduğu, iklim finansmanı ve uyum desteğinin gerekli seviyelerin çok altında kaldığı kaydedildi. BM Çevre Programı’nın Kasım 2025’te yayımladığı rapora göre, dünyanın yüzyıl sonuna kadar sanayi öncesi seviyelerin yaklaşık 3°C üzerinde ısınmaya doğru ilerlediği belirtildi.
Bölgesel değerlendirmeler
Afrika
Raporda, Sudan’daki çatışmanın tırmanmaya devam ettiği, Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin sivillere karşı savaş suçları işlediği belirtildi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ruanda destekli M23 silahlı grubunun sivilleri hukuk dışı yollarla öldürdüğü, hastanelere saldırdığı ve hastaları kaçırdığı kaydedildi. Tanzanya’da seçim sonrası protestoların bastırılmasının yüzlerce kişinin ölümüne yol açtığı vurgulandı.
Amerika kıtası
Raporda, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen polis operasyonunda 120’den fazla kişinin öldürüldüğü, çoğunun Siyah ve yoksul mahallelerde yaşayan kişiler olduğu belirtildi. ABD’de polisin 2025 yılında bin 143 kişiyi vurarak öldürdüğü, Siyahların orantısız şekilde etkilendiği kaydedildi. El Salvador’da olağanüstü hal kapsamında 90 binden fazla kişinin yeterli delil olmaksızın keyfi olarak gözaltına alındığı vurgulandı.
Asya-Pasifik
Raporda, Afganistan’da Taliban’ın kadınların okula gitmesini, çalışmasını ve serbestçe seyahat etmesini yasakladığı, toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti körüklediği ve çocuk evlendirmelerini artırdığı belirtildi. Myanmar’da ordunun köylere hava saldırıları düzenlediği, çocuklar da dahil onlarca sivili öldürdüğü kaydedildi. Kuzey Kore’de kronik gıda sıkıntısı ve temel ilaç eksikliğinin devam ettiği vurgulandı.
Avrupa ve Orta Asya
Raporda, Rusya’da Ukrayna savaşına karşı çıkanların uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldığı, “etki ajanı” yasalarının sivil toplumu boğmak için araçsallaştırıldığı belirtildi. Gürcistan’da muhalefetin sistematik olarak bastırıldığı, protestocuların polis tarafından darp edildiği ve hukuka aykırı güç kullanımına maruz kaldığı kaydedildi. Macaristan ve Slovakya’da ulusal meclislerin yalnızca iki cinsiyetin kabul edilmesini öngören anayasa değişikliklerini onayladığı vurgulandı.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika
Raporda, İran’da 28 Aralık 2025’te başkent Tahran’da başlayan ve ülke geneline yayılan protestolar sırasında güvenlik güçlerinin protestoculara karşı hukuka aykırı olarak metal bilye dolu tüfekler ve av tüfekleri kullandığı, ölümlere ve yaralanmalara yol açtığı belirtildi. Suriye’de hükümete bağlı milislerin, mezhep temelli öldürmeler de dahil olmak üzere yüzlerce sivili toplu halde öldürdüğü kaydedildi. Tunus’ta yetkililerin siyasi muhalifleri terörle mücadele veya siber suçlar yasaları uyarınca siyasi güdümlü toplu davalarda yargıladığı ve 45 yıla kadar varan hapis cezaları verdiği vurgulandı.
