ANASAYFASOSYALİST MEZOPOTAMYASorunun Adı Kürt Sorunudur! | Sosyalist Mezopotamya - EDİTÖR 

Sorunun Adı Kürt Sorunudur! | Sosyalist Mezopotamya – EDİTÖR 

TBMM Çözüm Komisyonu’nun raporu, “terör” ve “güvenlik” başlıklarına takılıp sorunun adı Kürt sorunu demekten kaçınıyor. Raporda PKK 40 yıllık bir olgu olarak sunulurken, iki yüzyıllık inkâr, imha ve asimilasyon politikaları görmezden geliniyor.

Sorunun Adı Kürt Sorunu | Sosyalist Mezopotamya – Editör

Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan “Çözüm” komisyonun açıkladığı rapor, bir gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur: Devlet aklı hâlâ sorunun adını koymaktan kaçınmaktadır. “Terör”, “silah bırakma”, “güvenlik” başlıkları etrafında örülen metin, Kürt sorununun kendisine değil; onun sonuçlarına odaklanmaktadır. 

Oysa mesele açıktır. Sorun PKK ile başlamamıştır. PKK yaklaşık 40 yıllık bir olgudur. Kürt sorunu ise iki yüzyıla yaklaşan inkâr, imha ve asimilasyon politikalarının ürünüdür. Kürt siyasetçilerinin tutuklanması, belediyelere kayyım atanması, cezaevleri, faili meçhul cinayetler, köy boşaltmaları ve silahlı çatışma ortamı bu tarihsel sorunun sonuçlarıdır. Neden ortadayken, sonucu tartışarak çözüm üretilemez. 

Komisyon raporu, Kürt meselesini bir “terör meselesi” olarak çerçeveleyerek siyasal özü görünmez kılmaktadır. Oysa Kürt sorunu bir güvenlik başlığı değil; bir halkın özgürlük, eşitlik ve kendi kaderini tayin hakkı meselesidir. Bu gerçek kabul edilmeden hiçbir “normalleşme” kalıcı olamaz. 

Gerçek bir demokratik çözüm için atılması gereken somut adımlar bellidir: 

– Kürt halkının varlığı anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. 

– Kürtçe anadilde eğitim hakkı tanınmalı ve Kürtçe resmi statüye sahip olmalıdır. 

– Kürtler idari ve siyasal olarak kendilerini yönetebilmelidir. 

Bunlar bir “lütuf” değil, en temel demokratik haklardır. Eşitlik, kâğıt üzerindeki düzenlemelerle değil; halkların kolektif haklarının tanınmasıyla sağlanır. 

Bugün ihtiyaç duyulan şey, sorunu güvenlik kavramlarıyla daraltmak değil; Kürt sorununun adını açıkça koymak ve onu tarihsel-siyasal içeriğiyle tanımaktır. Aksi halde hazırlanan her rapor, çözümü değil statükonun yeni bir versiyonunu üretir. 

Kürt sorunu vardır. Ve çözüm, ancak Kürt halkının özgürlüğünü esas alan demokratik bir çerçeve ile mümkündür. 

***

2026 bütçesi işçi ve yoksullar için değil, sermaye ve savaş politikaları için hazırlanmıştır. Asgari ücret açlık sınırının altına itilmiş, emekçiler ve emekliler yoksulluğa mahkûm edilmiş, tarım ve su kaynakları sermaye lehine talan edilmiştir. Ekonomik yıkım ile savaş siyasetinin aynı sınıfsal tercihin ürünü olduğu açıktır. Bu nedenle ekmek, iş ve insanca yaşam mücadelesi ile Kürt halkının özgürlük ve barış mücadelesi birbirinden ayrı değil, aynı düzen karşısında ortak bir hattın parçalarıdır.

*** 

Sosyalist Mezopotamya Dergisi’nin 17. sayısı da tam bu tarihsel eşikte okurla buluşuyor. Bu sayımızın dosya başlığı: “Kürt/Kürdistan meselesinde yeni ‘Çözüm Süreci’ ve Rojava Kürdistan’ının bugünü, geleceği…” Dosya yazıları, hem Türkiye’de yürütülen tartışmaları hem de Rojava’daki siyasal ve toplumsal dinamikleri bütünlüklü bir perspektifle ele alıyor. 

Dosya dışı makalelerimiz ise emek, siyaset ve bölgesel gelişmelerden kültür sanata kadar geniş bir yelpazede güçlü değerlendirmeler içeriyor. 17. sayımızı, Kürt sorununun gerçek bir demokratik çözümünü tartışmak isteyen tüm okurlarımıza özellikle öneriyoruz.  

Sosyalist Mezopotamya Dergisi – Sayı: 17 – Mart 2026 

Sorunun Adı Kürt Sorunu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL