Ana SayfaGIŞTÎDEMİRTAŞ: ‘DEVRAN DÖNDÜĞÜNDE HEPİNİZ HESAP VERİRSİNİZ’

DEMİRTAŞ: ‘DEVRAN DÖNDÜĞÜNDE HEPİNİZ HESAP VERİRSİNİZ’

Selahattin Demirtaş, eski Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’a ‘hakaret’ gerekçesiyle yargılandığı davada ‘Devran döndüğünde hepiniz hesap verirsiniz’ dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’a “hakaret” ve “terörle mücadele de görev almış kişileri tehdit” iddialarıyla açılan dava duruşması Ankara 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Demirtaş, duruşmaya tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile bağlandı.

Duruşmada Demirtaş, ülkede yaşanan hukuksuzlukları anlatırken mahkeme heyetine “hukuk işlediğinde hesap vereceksiniz” dedi.

Duruşmada şunlar yaşandı:

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada ilk olarak Demirtaş’ın avukatları söz aldı. Avukat Hadi Cin, sözlerine müvekkilinin salonda hazır bulunmak istemesine rağmen duruşmaya getirilmemesini eleştirerek başladı.

AİHM kararı hatırlatması

Av. Cin, dosyaya eklenmesi gereken asıl evrakın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’nin müvekkili hakkında verdiği “derhal serbest bırakılsın” kararı olduğunu söyledi. Cin “Asıl lüzumlu evrak budur. Demirtaş, katılanın siyasi faaliyetlerin görünümü altında yapmasını eleştirdi. AİHM tüm bunlara ilişkin kararı var. Bu taleplerimiz hakkında ara karar verin, biz de o karara göre esas hakkında savunmamızı yapalım. Bir önceki savcı mütalaada bulunduktan sonra taleplerimiz hiçbir şekilde dikkate alınmadı ve sizde hemen karar verdiniz” diye konuştu.

Dosyanın savcısı da katılanı da aynı kişi

Ama bu dosyanın hem savcısı hem de katılanının aynı isim olduğuna söyleyen Kanat, “Yüksel Kocaman dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’dır ve onun emrindeki bir savcı soruşturmayı başlatmıştır. Buradan bir şeyin çıkması mümkün mü?” diye sordu.

Duruşmaya Diyarbakır’dan SEGBİS ile bağlanan avukatlardan Mahsuni Karaman ise, şunları ifade etti: “AİHM kararı kesin hükümdür. Demirtaş’ın siyasi saiklerle tutuklandığını ortaya koymuş bir karardır. Bu yargılamayı sürdürürseniz, siz de Yüksel Kocaman’ın durumuna düşerseniz. Adil bir tutum sergilemeniz ve AİHM kararının bu dosyaya almanız gerekiyor. Bakanlar Komitesinin kararlarının da tercümesini istemeniz lazım. Bu yargısala bağlamı görmeksizin sadece Demirtaş’ın suç içermeyen birkaç sözün üzerine yargılama yapmanız doğru değil. Bu davanın hiç açılmaması gerekiyordu. Uluslararası bir mahkemenin Demirtaş’ın tüm yargısal süreçlerini kapsıyor ve Türkiye hukuku nedeniyle referanstır.”

Demirtaş: Hakkımda bin 300 soruşturma açıldı

Avukatlarının ardından Demirtaş savunmasını yaptı. Demirtaş, avukatların taleplerine katılıp, savcılık mütalaasının iade edilmesini istedi.

Demirtaş, “Siz kıdemli hakimlersiniz, avukatlarım da kıdemlidir. Ben de yıllarca avukatlık yaptım. Parlamentoda yer aldım ama tüm bunlardan daha fazla kıdemli bir sanığım. Hakkımda bin 300 soruşturma açıldı. Parlamentodayken bin 148 soruşturma açıldı. Bu nedenle kıdemli sanığım. Hazırlanan iddianame bir kumpas iddianamesi. Bana ait olmayan paylaşımlar dosyaya eklendi. Mahkemeniz, bizim sözümüzü almadan bu iddianameyi kabul ederek bu kumpasa göz yumdu. Erdoğan bir siyasi parti lideri ve Cumhurbaşkanı olarak yargısal konularda beyanlarda bulunarak eleştiri yapabilir. Ama bu eleştiri sınırlarını aşarak yargıya müdahale etme hakkı yoktur. Erdoğan ve ortağı hangi mahkeme, savcı ya da hakim hakkında beyanda bulunmuşa karşısında mutlaka bir sonuç ortaya çıkmıştır. Geçen celse savcının verdiği mütalaada Erdoğan’ın sözlerinden faydalanılarak yapıldığı ortada. Önünüzdeki dosyaya bakarak beni ‘terörist’ olarak ilan edebilir mi. Masumiyet karinesi gereği ki Anayasa bunu bana vermiş. Benim bu hakkımı siz koruyacaktınız ama ihlal edildi. Savcı dosyaya bakarak mütalaa oluşturmuyor A Haber izleyerek oluşturuyor” dedi.

Mahkeme heyetine “Neden masumiyet karinemi korumuyorsunuz?” diye soran Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Savcının mütalaasını geri iade etmeniz gerekiyor. Ama yapamazsınız, çünkü Erdoğan, ‘varsa da bir hakkı Demirtaş’ın koruyacak değiliz’ dedi. Siz de bunun gereğini yerine getiriyorsunuz. Size medya huzurunda verilen talimatlardan yola çıkarak söylüyorum; eğer talimat almadıysanız benim hakkımı koruyun ve savcının mütalaasını iade edin. Yargı sizsiniz, siz bu talimatı aldınız mı, yoksa ret mi ettiniz? Bunu ara kararınızda görelim. Yargıçlar kararlarıyla konuşur. Siz ne karar verdiniz, iki ayrı iddianame istediniz. Yargılamamın devam ettiği iki kumpas iddianameyi istediniz. Derdiniz benim hak hukukumu korumak değil. Sayın Gergerlioğlu’nu yaka paça gözaltına aldılar. Bunu hak ettiniz diyebilirsiniz ama bunu o koltukta oturarak söyleyemezsiniz. Dosyadaki şikayetçi başsavcının daha yüzünü bile görmedik. Bu kumpaslar, bir gün bağımsız yargı önünde mutlaka hesaba çekilecektir. Anayasada, hukuk devleti olduğumuz yazar. Yargıçlar siyasi seçimlere bu kadar müdahale edemez.”

Sandık elbet kurulacak

Er ya da geç seçim sandığının kurulacağını dile getiren Demirtaş, mahkeme heyetine yönelik “Size tavsiyem; eğer bu kumpasın parçası olacaksınız, sadece beni cezalandırmakla yetinmeyin. Çünkü bu Erdoğan’a oy kazandırmaz. Köy köy dolaşarak oy toplayın. Bağımsız mahkemeler mutlaka bu dosyaları soruşturmaya alacak. Biz, partim mutlaka parlamentoda olacak. Bu yargı kumpasları komisyonca tek tek incelenecek. Her hakim, savcı bu komisyona davet edilecek. Bunlar siyasete, Anayasal düzeni değiştirmeye yönelik müdahaledir. Ben bunları görüyorum, siz görmüyor musunuz? Bugün en yüksek sınırdan bana ceza verebilirsiniz. Ama benim siyasi düşüncelerim, adalet arayışım değişmez, geri adım atmam. Yapmayın, etmeyin. Kendinizi bu pespaye siyasetin kirli çıkarları uğruna harcatmayın” ifadelerini kullandı.

Hukuk önünde siz de hesap verirsiniz

AİHM Büyük Daire’nin hakkında verdiği kararın üzerinde duran Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:  “AİHM kararını tanımıyorsunuz. Ama elbet onu tanıyacak mahkemeler kurulacak. AİHM kararı kesindir, itiraz edilemez. AİHM’den, AİHS’ten çıksanız bile bunu değiştirmez. Hala geçerli olur. Her şey bir seçime bakıyor. Er geç bu ülkede demokrasi kurulacak. Bu iktidar bin yıl sürecek değil. Bize bu zulmü yapanlara şikayetçi olarak hesap soracağız. Ben bundan vazgeçmeyeceğim. Kürt sorununun çözümüne dair fikirlerim var ama buna dair masumiyet karinesini çiğneyecek şekilde iddianame sunamaz. Beni itham edebilir ama masumiyet karinemi çiğneyemez. Halk bu zulmü kabul etmez. Özel araçlarda kokain çekenlere hizmet edenleri kabul etmez. Bunlara hizmet etmeyi. Hiçbir şeyiniz yoksa vicdanınız vardır. Düşmeyin bu kumpasa. Devran döndüğünde hukuk işler. Hukuk önünde siz de hesap veririsiniz.”

Reddi hakim talebi

Esas hakkında savunma yapmayan Demirtaş, “Mahkemenin duruşmayı yürütme biçimi, SEGBİS tutanaklarını bile bana göndermemesi, savcının açıkça masumiyet karinesini ihlal eden mütalaasından açıkça beis görmemesi, AİHM kararının dosyaya konulması gösteriyor ki bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapma kararınız yok. Tarafsız olmadığınızı düşünüyorum. Bu nedenle üç üyenin de çekilmesini istiyorum. Eğer çekilmezseniz ‘reddi hakim’ talebinde bulunuyorum. Siyasi bir yargılama yaptığınız için” diye konuştu.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, heyetin davadan çekilmesi ve reddi hususunda taleplerle ilgili iddia makamının görüşünü sordu. İddia makamı, taleplerin reddine karar verilmesini istedi.

Duruşma ertelendi

Mahkeme heyeti, davadan çekilme talebinin CMK 22-23 maddeleri gereğince heyetin davadan çekilecek nedenler olmadığından reddine karar verdi. Heyet, ‘reddi hakim’ talebinin ise “davayı uzatma amaçlandığı” gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verdi. Demirtaş ve avukatları, reddi hakim talebini 7 gün içinde üst mahkemeye taşıyabilecekler.

Reddi hakim talebi nedeniyle karara bağlanmayan duruşma 7 Mayıs’a ertelendi.

- Advertisment -

Recent Comments

Verified by MonsterInsights