ANASAYFAORTADOĞUİran görüşmeleri sürerken Trump’tan yeni tehdit: Anlaşma olmazsa Hark Adası’nı yok ederiz

İran görüşmeleri sürerken Trump’tan yeni tehdit: Anlaşma olmazsa Hark Adası’nı yok ederiz

ABD-İsrail ve İran savaşı bir ayı geride bıraktı. Gündemde Hürmüz Boğazı, ABD-İran görüşmeleri ve olası bir kara harekatı var. Hark Adası’nı istediğini söyleyen Trump, önce “Sanırım onlarla bir anlaşma yapacağız, bundan oldukça eminim, ama yapmama ihtimalimiz de var” dedi, daha sonraki açıklamasında ise anlaşma olmaması halinde Hark Adası’nı “havaya uçurup tamamen yok edeceklerini” söyledi.  

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş bir ayını geride bıraktı, karşılıklı hava saldırıları sürüyor, bununla birlikte bundan sonra ne olabileceğine ilişkin belirsizlik de devam ediyor.

Gündemde, petrol ve finans sistemini sarsan Hürmüz Boğazı’nı kapatan İran’a ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Nisan’a kadar tanıdığı süre ve bu süreyle birlikte devam eden görüşme tartışmaları var. Öte yandan ABD’nin olası bir sınırlı kara harekatı da gündemdeki yerini koruyor.

TRUMP’TAN ÇELİŞEN İFADELER: SANIRIM, EMİNİM, İHTİMAL VAR

ABD Başkanı Donald Trump, dün akşam gazetecilere yaptığı açıklamada ABD ve İran’ın “doğrudan ve dolaylı olarak” görüştüğünü ve İran’ın yeni liderlerinin “çok makul” davrandığını söyledi. Trump, “Sanırım onlarla bir anlaşma yapacağız, bundan oldukça eminim, ama yapmama ihtimalimiz de var” dedi.

Trump, ayrıca İran ile “oldukça hızlı bir şekilde” bir anlaşma yapılabileceğini de ileri sürdü ve “(‘ABD’ye hediye olarak’ Pakistan bayraklı 10 tankerin geçirilmesi) Bize 10 tane verdiler. Şimdi 20 tane veriyorlar ve 20’si de yola çıktı, boğazın tam ortasından gidiyorlar” dedi.

Trump, ülkenin dini lideri ve diğer üst düzey yetkililerinin öldürüldüğü saldırıların ardından ABD’nin Tahran’da rejim değişikliğini zaten başardığını düşündüğünü de söyledi, ancak yerlerine getirilen kişilerin “makul” göründüğünü iki kez tekrarladı.

Trump, Hark Adası için ise “Dürüst olmak gerekirse, en sevdiğim şey İran’daki pertolü almak ama ABD’deki bazı aptal insanlar ‘Bunu neden yapıyorsun?’ diyor. Ama onlar aptal insanlar. Belki Hark Adası’nı alırız, belki almayız. Çok seçeneğimiz var. Bu aynı zamanda bir süre orada kalmamız gerekitği anlamına gelir. Herhangi bir savunmaları olduğunu sanmıyorum. Orayı çok kolay alabiliriz.”

Trump, İran’da şimdiye kadar 13 bin hedefi bombaladıklarını ve geriye yaklaşık 3 bin hedeflerinin kaldığını belirtti.

Trump, İran’da rejim değişikliği olduğuna ilişkin iddiasını da tekrarladı ve şöyle dedi:

“Biz zaten rejimi değiştirdik. Daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla muhatap oluyoruz. Tamamen farklı bir grup. Bu nedenle bunu rejim değişikliği olarak değerlendiririm”

ABD’nin önerdiği 15 maddelik ateşkes planına İran’ın yanıt verip vermediğine ilişkin ise Trump, “Verdiler. Bize maddelerin çoğunu verdiler. Neden vermesinler ki?” ifadesini kullandı.

TRUMP’DAN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR

Trump, bu açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından ise şu paylaşımı yaptı:

“İran’da büyük bir gün. Uzun süredir peşinde olduğumuz birçok hedef, dünyanın en iyi ve en öldürücü gücü olan MUHTEŞEM ORDUMUZ tarafından vuruldu ve yok edildi. Tanrı hepinizi korusun!”

Trump, gün içinde sosyal medya hesabından bir açıklama daha yaptı. Trump, ABD’nin, İran’daki askeri operasyonları sona erdirmek amacıyla yeni ve daha makul bir rejimle ciddi görüşmeler yürüttüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Büyük ilerleme kaydedilmiştir, ancak herhangi bir nedenle kısa süre içinde bir anlaşmaya varılamazsa ki muhtemelen varılacaktır. Hürmüz Boğazı derhal ‘ticarete açık’ hale getirilmezse İran’daki ‘bulunuşumuzu’ şimdiye kadar özellikle ‘dokunmadığımız’ tüm elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını ve Hark Adası’nı (ve muhtemelen tüm tuzdan arındırma tesislerini!) havaya uçurup tamamen yok ederek sonlandıracağız. Bu, İran’ın eski rejiminin 47 yıllık ‘terör saltanatı’ boyunca katlettiği ve öldürdüğü çok sayıdaki askerimiz ve diğer kişiler için bir karşılık olacaktır.”

×HEDEFLENENLER, SONUÇLAR VE GERÇEKLEŞMEYEN HESAPLAR

İsrail’in 28 Şubat’taki ilk saldırısında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hameney, 17 Mart’ta da İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani öldürülmüştü. Ayrıca çok sayıda üst düzey idari, siyasi ve askeri yetkili de ABD ile İsrail’in saldırılarında yaşamını yitirmişti.

Hamaney’in yerine seçilen kişi ise, oğlu Mücteba Hamaney idi. Trump’ın “makul“ olarak nitelediği ve ABD’nin temas halinde olduğu ileri sürülen isimlerden birinin İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf olduğu gündeme gelmişti. Ancak Kalibaf, ABD’nin görüşme iddialarını reddiyor ve Trump’ın görüşmelere ilişkin açıklamalarıyla hem piyasalardaki hareketliliği önlemeye hem de kara harekatı için hazırlık yapmaya çalıştığını ileri sürüyor.

ABD ve İsrail ise İran’ın dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkilisini hava saldırılarıyla öldürmesi yönetimde krizlerin yaşanmasına yol açmışsa da rejimin yıkılmasını beraberinde getirmedi.

İran, küresel çapta petrol ve finans piyasalarında olumsuz sonuçlar doğuran Hürmüz Boğazı’nı savaşta en önemli koz olarak değerlendiriyor ve boğazı gemi geçişlerine açmıyor. Öbür yandan ABD üslerinin bulunduğu en az 7 Arap ülkesini rutin olarak füze ve insansız hava araçlarıyla vuruyor.

Hürmüz krizi ve ihtimaller: Güç yoluyla mı, diplomasiyle mi çözülür?

İran’ın nükleer tesisleri ve balistik füze altyapısı dahil olmak üzere askeri kapasitesi de büyük oranda hava saldırılarıyla hedef alındı. ABD ve İsrail’e göre, İran’ın askeri kapasitesi büyük oranda çökmüş durumda. Ancak İran, hala füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verebiliyor.

Savaş başlarken ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ayaklanmaları ve hükümeti ele geçirmeleri için çağrıda bulunduğu İran halkı da sokağa çıkmadı. 28 Aralık’tan sonra İran’da milyonlarca insan rejim karşıtı protestolar gerçekleştirmişti, ancak yeni dönemde benzer emareler yok.

PAKİSTAN GÖRÜŞMELERİ VE ŞERİF’TEN MASA ÇAĞRISI

Bu arada dün Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya geldi. Pakistan, İran ile ABD arasında dolaylı görüşmelere arabulucu olan ülke. Dünkü toplantının ardından Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, savaşa bir an önce son vermenin yolları ve İslamabad’da potansiyel ABD-İran görüşmelerinin ele alındığını söyledi.

Dar, “Pakistan, devam eden çatışmanın kapsamlı ve kalıcı bir şekilde çözümü için önümüzdeki günlerde iki taraf arasında anlamlı görüşmelere ev sahipliği yapmaktan ve bu görüşmeleri kolaylaştırmaktan onur duyacaktır” dedi. ABD ve İran’ın söz konusu çağrıya uyup uymayacakları henüz belli değil.

DAHA FAZLA ABD ASKERİ GELDİ: HARK ADASI YİNE GÜNDEMDE

Bir diğer önemli gelişme ise, ABD’nin bölgeye yönelik askeri yığınağını sürdürmesi. Bu durum, olası bir kara harekatının hazırlığı olarak yorumlanıyor.

Reuters haber ajansına göre, ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), Orta Doğu’ya binlerce asker gönderdi ve bu da Trump’a kara harekatı başlatma seçeneği sundu. Ancak Trump’ın bu konuyla ilgili henüz son kararını vermediği de kaydediliyor.

İsrailli bir yetkili, Washington ve Tahran arasında olası görüşmeler öncesinde İran’a yönelik saldırıları azaltma niyetinde olmadıklarını ve İsrail’in askeri hedefler olarak tanımladığı yerlere yönelik saldırılara devam edeceğini söyledi.

New York Times’ın dün iki askeri yetkiliye atıfta bulunarak bildirdiğine göre, bölgeye birkaç yüz özel harekat personeli geldi. ABD ordusunun açıklamasına göre, bu, Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle gelen binlerce ABD Deniz Piyadesinin ardından geldi; bu, iki birlikten ilkiydi.

Trump, dün Financial Times’da yayınlanan röportajında, “İran’daki petrolü ele geçirmek” istediğini ve ihracat merkezi olan Hark Adası’nı ele geçirebileceğini söyledi. Hark Adası’na yönelik bu açıklama, bir kara harekatı olasılığını güçlendiriyor.

Ada, İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ını karşılıyor ve adaya el konulması, ABD’ye İran’ın enerji ticaretini ciddi şekilde sekteye uğratma ve Tahran ekonomisi üzerinde büyük  bir baskı oluşturma olanağı sağlayabilir.

Kaynak: Nûmedya24

AKTÜEL