Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), “Dayanıklılığı Test Etmek” başlığı altında hazırladığı Küresel Ekonomik Görünüm Ara Dönem Raporu’nu duyurdu. Bu raporda, Orta Doğu’daki artan gerilimin insani etkilerinin yanı sıra küresel tedarik zincirine ve enerji sektörüne yansıyan ağır ekonomik sonuçlarına vurgu yapıldı. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatlardaki aksaklıkların ve enerji altyapısına yönelik tehditlerin, emtia fiyatlarını yükselterek global ekonomik direnci zorladığı belirtildi.
Bölgedeki çatışmaların sürekliliği ve kapsamı, küresel ekonomi için en büyük tehlikeyi oluşturmakta. Yüksek enerji fiyatlarının uzun süre devam etmesi, işletme giderlerini artırırken tüketici enflasyonu üzerindeki baskıyı kalıcı hale getiriyor. Bu durum, Türkiye, ABD, İngiltere, Brezilya ve Meksika gibi enflasyon hedeflerinden sapma gösteren ekonomiler açısından son derece hassas bir durum yaratıyor. OECD, petrol, doğalgaz ve gübre fiyatlarının ancak 2026’nın ortalarında kademeli bir düşüş göstermesini öngörerek tahminlerini oluşturdu.
Türkiye’nin ekonomik verileri, küresel risklerden etkilenerek önemli revizelere tabi tutuldu. OECD, Türkiye’nin 2026 yılı büyüme tahminini %0,1 puan düşürerek %3,3’e güncellerken, 2027 için %3,8 büyüme bekliyor. En dikkat çekici değişiklik ise enflasyon tahmininde yaşandı; kurum, Türkiye için 2026’da %20,8 olarak belirlediği enflasyonu %26,7’ye revize etti. 2027 yılı için ise enflasyonun %16,9 seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor.
Küresel ekonomik aktivitenin 2025’te %3,3’lük büyüme oranını sürdüremeyeceği öngörülüyor. OECD, 2026 yılı için küresel büyüme tahminini %2,9 seviyesinde korurken, 2027 için bu oran %3 olarak revize edildi. Büyük ekonomilerde de değişken bir görünüm var. ABD’nin bu yıl %2 büyümesi beklenirken, Çin’in büyüme hızının %4,4’e düşmesi öngörülüyor. Euro Bölgesi’nde ise yüksek enerji maliyetleri nedeniyle bu yılki büyümenin %0,8 civarında kalacağı, 2027’de ise artan savunma harcamalarıyla %1,2’ye yükselebileceği tahmin ediliyor.
