ANASAYFADÜNYAMeloni: Biz savaşta değiliz ve savaşa girmek de istemiyoruz

Meloni: Biz savaşta değiliz ve savaşa girmek de istemiyoruz

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın bölge ülkelerini de hedef alan misillemeleriyle devam eden Orta Doğu’daki krizin tırmanma riski taşıdığını belirterek, ABD’den İtalya’daki üsleri kullanılmasına dair bir talep gelmediğini bununla beraber İtalya olarak “savaş”a girmek istemediklerini söyledi.

Meloni, sabah saatlerinde “RTL 102,5” isimli radyo kanalının yayınına katılarak, Orta Doğu’daki kriz başta olmak üzere gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.

Orta Doğu’daki krizin tırmanma riskine dikkati çeken Meloni, “Çatışmadan, özellikle de İran’ın orantısız tepkisinden endişe duyuyorum. İran, nükleer programı konusunda anlaşmaya varmak için çok çalışan komşularını da bombalıyor ve bu durum, öngörülemeyen sonuçlar doğurabilecek bir tırmanma riski oluşturuyor. Elbette bunun İtalya üzerindeki yansımalarından da endişe duyuyorum.” dedi.

Başbakan Meloni, söz konusu çatışmanın İtalya açısından ekonomik sonuçları olabileceğine dikkati çekerek, enerji ve gıda fiyatlarının spekülasyon nedeniyle patlamasını engellemeleri gerektiğini söyledi.

Orta Doğu’daki krize ilişkin bölge ülkeleri ve müttefikleriyle sürekli temas halinde olduğunu dile getiren Meloni, diplomatik düzeydeki temaslarla İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması için alan olup olmadığını anlamaya çalıştıklarını ancak Tahran’ın komşu ve Körfez ülkelerine saldırılarını durdurmadığı sürece bu hedefe ulaşmanın zor olduğunu ifade etti.

Meloni, genel olarak uluslararası hukukun ve çok taraflı kurumların giderek daha belirgin bir kriz yaşamasından endişe duyduğunu kaydetti.

ABD’nin İtalya’daki üsleri, kullanıp kullanmaması konusu

ABD’nin İtalya’daki askeri üslerinin İran’a yönelik saldırılar için kullanılması konusuna ilişkin bir soruya yanıt veren Meloni, “Şu anda bu yönde herhangi bir talep yok ve şunu söylemek istiyorum: Biz savaşta değiliz ve savaşa girmek de istemiyoruz.” dedi.

ABD’nin askeri üslerinin kullanımı konusunda herkesin ikili anlaşmalara bağlı kaldığını düşündüğünü dile getiren Meloni, “İspanya hükümet sözcüsü de dün, ikili bir anlaşma olduğunu ve bu anlaşma dışında üslerin kullanılmayacağını açıkladı. Aynısı bizim için de geçerli. İtalya’da Amerikalılara 1954 anlaşmaları kapsamında tahsis edilmiş 3 askeri üs var ve bu anlaşmalar zaman içinde sürekli güncellendi.” diye konuştu.

Meloni, İtalya’nın da ikili anlaşmalara bağlı kaldığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bu anlaşmalara göre lojistik faaliyetler ve ‘kinetik olmayan operasyonlar’ yani basitçe söylemek gerekirse bombardıman içermeyen faaliyetler için teknik izinler bulunuyor. Eğer İtalya’daki üslerin başka amaçlarla kullanılması için bir talep gelirse, bu durumda hükümet böyle bir genişletilmiş kullanım izni verip vermemeye karar verecektir. Ancak o durumda bu kararı Parlamento ile birlikte almamız gerektiğini düşünüyorum.”

Meloni ayrıca, Körfez ülkelerine askeri yardım göndermeyi düşündüklerini belirterek, “İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Körfez ülkelerine yardım göndermeyi planlıyor. Açıkça söylemek gerekirse bu savunma yardımıdır, özellikle hava savunmasıdır. Sadece bu ülkeler dost olduğu için değil; o bölgede onbinlerce İtalyan ve korumamız gereken yaklaşık 2 bin asker bulunduğu için. Ayrıca Körfez bölgesi tedarik açısından hayati öneme sahip.” ifadelerini kullandı.

Macron’a NATO hatırlatması

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, 2 Mart’ta ülkesinin nükleer caydırıcılık kapasitesini arttıracağını açıklamasının sorulması üzerine Meloni, “Fransa uzun zamandır nükleer caydırıcılık kapasitesinden, Avrupa’nın geri kalanını da koruyabilecek bir ‘nükleer şemsiye’ olarak söz ediyor. Avrupa stratejik özerkliği konusunda, Fransa’nın hiçbir koşulda nükleer cephaneliğini Avrupa kontrolü altına almayı amaçlamadığını açıklığa kavuşturmanın önemli olduğunu düşünüyorum.” yorumunu yaptı.

Meloni, Fransa’nın, Avrupa güvenliği konusundaki tartışmaya önemli bir katkı yaptığını ancak NATO çerçevesinde zaten mevcut olan güvenlik garantilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Biz Atlantik İttifakının bir parçasıyız; dolayısıyla bizim çerçevemiz her zaman NATO olmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

(HA)

Kaynak: bianet

AKTÜEL