21 yaşındaki Farah, ABD’de koruma kararı almış olmasına rağmen, Trump yönetiminin uygulamaları nedeniyle eşcinselliğin suç sayıldığı Kamerun’a gönderildi. Burada da güvenlik tehdidi oluşturduğu gerekçesiyle yeniden Fas’a dönmek zorunda kaldı ve şu anda gizli bir yaşam sürdürüyor.
Fas’ta, ailesinin şiddetinden kaçmak için ABD’ye sığınan Farah, Trump yönetiminin üçüncü ülke uygulamasıyla sınır dışı edildi. Önce Kamerun’a gönderilen Farah, orada kalamayınca tekrar Fas’a geri döndü ve hâlâ saklanıyor.
Associated Press’e konuşan Farah, bir göçmenlik yargıcının Fas’a gönderilemeyeceğine karar vermesine rağmen, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tarafından daha önce hiç gitmediği Kamerun’a kelepçelenerek gönderildiğini anlattı. “Yeniden ailem tarafından bulunma korkusuyla yaşamak çok zor. Ama başka bir alternatifi yok” ifadelerini kullandı.
Farah, avukatlarının bazı bilgilerini doğruladığını belirtirken, ailesi ve partnerinin ailesinin kendisine şiddet uyguladığını, başka bir kente kaçtıktan sonra da ailesinin onu bulup öldürmeye çalıştığını bildirdi. Brezilya vizesi alarak altı ülkeden geçip ABD sınırına ulaştığını ve burada iltica talebinde bulunduğunu aktardı.
Farah, ABD’ye ulaştıktan sonra neredeyse bir yıl boyunca Arizona ve Louisiana’daki gözaltı merkezlerinde tutulduğunu dile getirdi. İltica talebi reddedilen Farah, ağustos ayında koruma kararı aldı ancak partneri sınır dışı edildi. Serbest bırakılmasına dair duruşmasının üç gün öncesinde, ICE tarafından uçağa bindirilip Kamerun’a gönderildiğini söyledi.
Kamerun’un başkenti Yaoundé’de bir gözaltı merkezine konulduğunu ifade eden Farah, burada kalmasının hayatını tehlikeye atacağını belirterek Fas’a dönmek zorunda kaldığını bildirdi. Farah, ABD’deki göçmenlik yargıçlarının müdahalesine rağmen üçüncü ülkelere gönderilen pek çok kişiden biri. Ocak ayındaki ilk uçuşta da gönderilen sekiz kişinin koruma kararı aldığı kaydediliyor. ABD’li göçmenlik avukatı Alma David, üçüncü ülke uygulamasının hukuki bir boşluk yarattığını savunarak, bu kişilerin güvenli bir şekilde geri gönderilmeleri gereken ülkelere dolaylı yoldan yollandığını belirtti. Bu durumun hem usul güvencelerini hem de uluslararası yükümlülükleri ihlal ettiğini vurguladı.
