ANASAYFASİYASETMuhalefetin Erken Seçim Samimiyetsizliği

Muhalefetin Erken Seçim Samimiyetsizliği

Halkın büyük bölümü erken seçim istiyor. Peki muhalefet neden daha güçlü bir baskı oluşturmuyor?

Siz bakmayın muhalefetin koro halinde erken seçim istemelerine, aslında muhalefet bu konuda samimi değildir.
İktidarın erken seçime gitmesi için daha nelerin yaşanması gerekir?
Erken seçim, bir ülkede yaşanan siyasi, ekonomik, toplumsal krizlerin sonucu olarak gündeme gelir.
Bu krizler ülke gündeminden eksik olmuyor ki. Ama iktidar hokus pokusla krizlerin üzerini örtüyor, yapay gündemlerle muhalefeti peşinden koşturuyor.
Ahmet Davutoğlu: “Cumhurbaşkanının zorunlu olmadıkça erken seçime gideceği kanaatinde değilim”, diyor.
Oysaki muhalefetin görevi, ülkenin çıkarları için iktidarı erken seçime zorlaması gerekir.

Bütün kurumlar siyasallaştı, çürüdü.

Yargı bağımsızlığını yitirdi.

AİHM, AYM kararları bağlayıcı olmasına rağmen yerel mahkemelerce tanınmıyor.

Enflasyon başını almış gidiyor.

Her geçen gün işsizlik artıyor.

Asgari ücretli, emekli geçinemiyor.

Gelir dağılımındaki eşitsizlik.

Ekonomik durgunluk.

İş cinayetleri, kadın, çocuk cinayetlerinin önüne geçilemiyor.

Kayyumlar hâlâ seçilmiş belediye başkanlarının koltuklarında oturuyorlar.

Medya gruplarına kayyum atandı.

Uyuşturucu kullanımı ülkeyi örümcek ağı gibi sarmış durumda, uyuşturucu yaşı ilkokullara kadar inmiş.

Deprem bölgesindeki depremzedeler hâlâ konteynerlarda yaşıyorlar.

Zindanlar düşüncelerinden dolayı tutuklu yazar, gazeteci, sanatçı, siyasetçi, akademisyen, öğrenci, sendikacı… insanlarla dolu.

İhlaller sonucu meydana gelen maden kazaları, tren kazaları, otel kazaları.

Ülkenin bunca ağır siyasi, sosyal, ekonomik, toplumsal sorununun çözülememesine rağmen, erken bir seçim için muhalefet daha ne bekliyor?
Erken seçim kavramı, iktidardakilerin başarısızlığını çağrıştırdığı için iktidar tarafından dillendirilmez.
İktidara yakın anket şirketleri bile halkta erken seçim isteyenlerin oranının yüzde altmışın üzerinde olduğunu söylüyorlar.
Toplumun yarısından fazlası erken seçim istiyor.
İktidar bu şartlarda erken seçimle güven tazelemek zorundadır.

“SONAR Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı da son saha araştırmalarına göre erken seçim isteyenlerin oranının yüzde 60’ı aştığını belirtmişti. Bu oran son 20-30 yılın en yüksek erken seçim talebidir. Ben 35 yıldır bu işi yapıyorum, yüzde 50’yi geçtiği çok nadir görülmüştür, diyen Bayrakçı, bu eğilimin iktidar açısından alarm verici nitelikte olduğunu vurgulamıştı.”

Bütün toplumsal dinamikler muhalefetten yana olmasına rağmen, bu ruhsuz muhalefet iktidarı erken seçime sürükleyemiyor.

Erken seçim değil, baskın seçim

Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminde erken seçim seçeneği yoktur.

Ya bir baskın seçime gider ki yapılan içişleri ve adalet bakanlarının değiştirilmesi ile yapılan kabine değişimi baskın seçim sebeplerinden biri olabilir.

Ya da ne yapıp edip Mecliste 360 oyu bulup 2028’in seçime uygun herhangi bir ayında seçime gider.

Üçüncü seçenek olarak Devlet Bahçeli’nin bir erken seçim istemesiyle olabilir.

İktidarın toparlanması için zamana ihtiyacı var. Bu zamanı en iyi şekilde kullanmak ister, iktidar nimetlerinden kolay kolay vazgeçmek istemiyor.
Muhalefeti birbirine düşürerek, milletvekili ve belediye başkanları transferleriyle, belediye başkanlarını ve seçilmişleri tutuklayarak, görevden alarak muhalefeti güçten düşürmek ve Cumhur İttifakı’nı halk nezdinde güçlü göstermek istiyor.

Aslında ülkede erken seçim koşulları oluşmuştur. Ama muhalefet silkelenerek üzerindeki ölü toprağını atamıyor.
Halkı bu cendereden kurtaracak bir muhalefet, bir siyasi irade şimdilik gözükmüyor.
Bu muhalefetin bir seçim derdi yokken, iktidarın neden böyle bir derdi olsun.

AKTÜEL