21. Yüzyılda Kürtler
Kürtlerin ortak bir ulusal kimlik ve bağımsızlık için verdikleri ilk savaş, Osmanlı ve Kaçar Hanedanlığı (İran) devletlerine karşı verilen 1879-1880 yıllarındaki savaştır. Bu savaş, Şeyh Ubeydullah Nehri tarafından verilmiştir.
19. yüzyılda Kürdistan’ın verimli coğrafyası, özellikle petrol sahaları, Osmanlı ve İran arasında paylaşılmakla beraber İngilizler ve Ruslar da paylarına düşeni almışlardır. Petrol sahaları İngilizlerin ve Rusların iştahını kabartmıştır.
20. yüzyılda Kürtler bu devletlere karşı savunmasız, yalnız, kimsesiz ve sahipsizdi.
Kürtler 20. yüzyılda da özerklik veya bağımsızlık için büyük mücadeleler vermişlerdir. Birçok devlet kurmuşlardır.
- Kürdistan Krallığı
- Ağrı Cumhuriyeti
- Kürdistan Uyezdi
- Kürdistan Okrugu
- Mahabat Kürt Cumhuriyeti
- Laçin Kürt Cumhuriyeti
- Cognitaveria Aladağ Prensliği
İşgalcilerin emperyalistlerle kurdukları işbirliği sonucu Kürtler uzun vadeli kalıcı sonuçlar alamamışlardır.
21. yüzyıl, Kürtler açısından ulusal bir uyanış yüzyılıdır. Dünyada gelişen küreselleşme, demokratikleşme, işçi hareketleri ve değişim gibi olgular Kürtleri de derinden etkilemektedir. Ve 20. yüzyıllarda Kürtler açısından yaşanan kimsesizlik ve yalnızlık gibi talihsizlikler, 21. yüzyılda yerini dünya halklarının Kürtlerle dayanışmasına bırakmıştır.
Ulusal devlet güvenliğini bahane ederek başka halkları inkâr etmek, sisteme karşı inançsızlığı ve güvensizliği doğurmuştur.
Yüzyıllık Kürt sorununun 21. yüzyılda hâlâ çözülememiş olmasının bu ülkeye çok ağır bedelleri olmuştur.
- İnsani ve ekonomik kaynaklar heba edilmiştir.
- Her on yılda bir sistemi restore etmek için yapılan darbeler ülkeyi yüz yıl geriye itmiştir.
- Hukuksuzluğun gelişmesinin zeminini hazırlamıştır; dün Kürde, bugün herkese.
- Toplumda önüne geçilemeyen sosyal tahribatlar gelişmiştir.
- Birlikte yaşamayı sağlayan sosyal bağlar her geçen gün zayıflamaktadır.
- Bugünkü mevcut siyasi kirliliğin önemli sebeplerindendir.
- Sistem askerî ve bürokratik vesayet altındadır.
Kısacası bu ülkedeki bütün sorunların kaynağında bu sorunun çözülememesi yatmaktadır.
Kürt sorunu BM’de, AB Parlamentosunda, ABD Senatosunda, başta AB ülkeleri meclisleri olmak üzere birçok ülke parlamentosunda konuşulan, tartışılan ve Kürtlere verilen desteğe karşın TBMM’de Kürt/Kürtçe/Kürdistan isimleri “yasak” ve “bilinmeyen dil” olarak geçiyor.
Yeni Dünya Düzeni’nde dizayn edilen Ortadoğu’da Kürtler de yerlerini alacaklardır.
Münih Güvenlik Konferansı
1963 yılından beri Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen “uluslararası güvenlik politikası” üzerine her yıl yapılan bir konferanstır.
Bu yıl 62.’si düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı (MGK) kapsamında, Suriye Demokratik Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, ABD Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham başkanlığındaki üst düzey bir Kongre heyetiyle görüştü.
Lindsey Graham, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile de görüştü.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Münih Güvenlik Konferansı’nda SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, İlham Ahmed ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’den oluşan heyetle aynı masa etrafında bir araya geldi. Tüm Suriyelilerin haklarının eksiksiz şekilde korunması ile güvenliğin sağlanmasının gerekliliğinin altını çizdi.
AKP eski milletvekili Orhan Miroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bu masada Türkiye’nin neden yer almadığını sordu.
Kürt liderler, Münih Güvenlik Konferansı’nda BM temsilcilerinden AB Komisyonu Başkanına, ABD’li senatörlerden dışişleri bakanlarına, Fransa Cumhurbaşkanından Azerbaycan Cumhurbaşkanına, Hollanda Başbakanından Lübnan Başbakanına, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanına, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanına kadar konferansa katılan birçok isimle görüşmeler gerçekleştirdiler.
Bütün bu gelişmeler, 19. ve 20. yüzyıldaki kimsesiz Kürtler için büyük bir diplomatik başarıdır.
Kürt bayrağı da diğer ulusların bayrakları arasındaki yerini aldı.
Bu arada Kürt medyasının (Rudaw, Channel 8, K24…) çalışanlarını da takdir etmek lazım.
Kürt sorunu komplike bir sorundur. Terör sorununa indirgenerek güvenlik politikalarıyla çözülemez.
Artık uluslararası mecralarda Kürt sorunu için çözüm yolları aranmaktadır.
Kaynakça
tr.wikipedia.org
rojnameyanewroz3.com
rudaw
