Ankara Barosu’na bağlı avukatlar Ömer Faruk Eminağaoğlu, Doğan Erkan, Sait Kıran, Selcik Ulusoy ve İsmail Çelik, Akın Gürlek’in atanma kararına karşı Danıştay’da dava açtı.
Dava dilekçesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevi devam eden Akın Gürlek’in, Anayasa’nın 140/5’inci maddesi uyarınca Adalet Bakanı olarak atanamayacağı vurgulandı.
Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanması ile savcılık görevinin kendiliğinden sona erdiği tezinin “kabul edilemez” olduğu belirtilen dilekçede, “Böyle bir kabul, savcılık görevinden azli anlamına gelmekte olup, bu da Anayasa’nın 139/1’inci maddesine aykırıdır” denildi. Dilekçede, şu gerekçeler öne sürüldü:
“Yargıç olarak görev yaptığı dönemde Anayasa’nın üstünlüğüne aykırı hareket eden işlemleri ile öne çıkan adı geçen, her ne kadar Anayasa’nın üstünlüğüne uyacağına yemin etse de Adalet Bakanı ve bu nedenle HSK Başkanlığı görevine atanması ve bu nedenle sahip olduğu görevler gözetildiğinde, bu atama işlemine de, Anayasa’nın özü ve sözü ile bir bütün olarak yorumlanması hukuksal gerekliliği ile yaklaşıldığında, atanma koşulları da oluşmamıştır. Bakan olarak atanması, kendi isteğinin varlığı olarak yorumlanamaz. Atama işleminden sonra gerçekleşen yemin işlemi, atama anındaki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz. Atama işlem anı itibarıyla yasaya, anayasa, hukuka açıkça aykırılık söz konusudur.”
Dilekçede, atama işleminin af ve affın kabulü gibi herhangi bir koşul altında yapılamayacağı ifade edilirken, atanma konusunda, Anayasa’nın 76’ncı maddesinde sayılan seçilme yeterliliği dışında, yargının bağımsız bir erk olması ve yargı bağımsızlığının koşullarının da gözetilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Dilekçede, “Açıklanan nedenlerle, atama işlemi 2802 sayılı Yasa ve Anayasa’ya açıkça aykırı olduğu için iptali gerekmektedir” denildi.
“Atamanın yürütmesi durdurulmalı”
Dava dilekçesinde, atama işleminin yürütmesinin durdurulması ise şu gerekçelerle istendi:
“Anayasa ve yasalara çok açıkça aykırılık oluşturan işlem nedeniyle, adı geçenin atama işleminden kaynaklı olarak Adalet Bakanı ve (kuruluş amacı da gözetildiğinde) HSK Başkanlığı olmak üzere, bu atama işlemi nedeniyle gerçekleştireceği işlemler, giderilmesi güç ve olanaksız durumlar yaratabilecek niteliktedir. Akın Gürlek’in Adalet Bakanı ve HSK Başkanı olarak yapacağı görev ve bu görevin kapsamı, HSK’nın yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesine yönelik işlemler de yapacak olması gözetildiğinde, davalı tarafın savunması alınmadan, yürütmenin durdurulması kararı verilmesini gerektirmektedir.”
“Yargı silah haline dönüştürülmüştür”
Danıştay önünde açıklama yapan avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, yargıç ve savcıların Anayasanın üstünlüğünü gözetmemeleri durumunda, haklarında soruşturma izni verme olurunun Adalet Bakanı olan HSK Başkanı’na ait olduğuna dikkat çekti. Bu konudaki son işlem olan HSK Genel Kurul işlemine yargı yolunun da kapalı olduğunu belirten Eminağaoğlu, bu atamanın yargı bağımsızlığına aykırı olduğunu vurguladı.
Eminağaoğlu, “Bugün ülkemizde, yargı bağımsızlığı konusunda Cumhuriyet döneminin en olumsuz koşulları yaşanmaktadır. Yargının araçsallaşmasının da ötesine geçilmiş, yargı silah haline dönüştürülmüştür. Günümüzde darbeler, artık topla, tankla, tüfekle değil, bağımsızlığı yok edilen yargı üzerinden, iktidarı kullanan güç tarafından, yargı üzerinden yapılıyor. Saldırılara karşı direnmek, hukuka aykırılıklara geçit vermemek ve karşı durmak için bu dava açılmıştır.” dedi.
Kaynak: DW-WORLD
