ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını artırdığı bu süreçte, ABD İran ile müzakerelere başlayabileceği ifade ediliyor. Görüşmelerde yer alacak isimlerin arasında Witkoff ve Erakçi bulunmakta. Ancak tarafların koyduğu koşullar, uzlaşma olanağının ne kadar mümkün olduğunu belirsiz kılıyor. İlgili iki taraf geçmişte de, ’12 Gün Savaşı’ öncesinde, birçok kez sonuç alıcı bir görüşme yapmamıştı.
ABD, askeri yığınaklarıyla İran’a olası bir müdahaleyi tartışırken, gelişmeler müzakere sürecinin başlaması yönünde ilerliyor. ABD ve İran heyetlerinin bu hafta bir araya geleceği belirtiliyor. Müzakerelerde görüşülecek konular, taraflar arasında uzlaşmanın zor olabileceğine işaret ederken, bir savaşın şu an için ertelendiği anlaşılıyor.
Trump’ın yaptığı açıklamada, İran’a karşı gönderilen savaş gemilerine ilişkin uyarıyı, bir anlaşma sağlanamaması durumunda olası kötü senaryolar olarak değerlendirdiği kaydedildi. Washington Post’un aktardığına göre, son bir ay içinde ABD, İran çevresindeki üslerine birçok savaş uçağı konuşlandırdı ve bölgedeki savaş gemisi sayısını artırdı. Bu durum, ilerideki günlerde İran’a karşı bir müdahale için hazırlıkların yapıldığını düşündürüyor.
Trump, “İran ile görüşmelerimiz sürüyor; sonuçları göreceğiz. Bir anlaşma sağlanırsa harika olur, aksi takdirde kötü şeyler olabilir” açıklaması yaptı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezişkiyan, dışişleri bakanına ABD ile eşit ve adil müzakereler yürütmesi için talimat verdiğini açıkladı. Pezişkiyan, bu müzakerelerin uygun bir ortamda gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.
İran ile ABD arasındaki görüşmeler hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Reuters’a göre, Cuma günü İstanbul’da Erakçi ile Witkoff’un bir araya geleceği iddia ediliyor. Bu görüşme, Suudi Arabistan ve Mısır gibi diğer ülkelerden temsilcilerin de katılımıyla gerçekleşebilir. İran, müzakerelerin Umman’da yapılmasını talep ederken, daha önceki tekliflerde birden fazla tarafın olduğu bir formatın yerine ikili görüşmeler talep ediyor.
İkili müzakerelerin çıkmaza girmesi durumunda, tarafların geçmişteki deneyimleri nedeniyle olası bir uzlaşma ihtimali de tartışma konusu. İran, ABD’nin üç talebini, ulusal egemenliğe müdahale olarak değerlendirip reddediyor. Bu talepler, uranyum zenginleştirmenin sona erdirilmesi, balistik füze programının sınırlandırılması ve bölgedeki vekil güçlere verilen desteğin kesilmesi şeklinde sıralanıyor.
İran, teşvik edilen ancak zor bir müzakere sürecine girme isteğini göstermeye çalışıyor. Dini lider Ali Hamaney’in danışmanı, müzakerelerin başlangıçta dolaylı olacağını ve bir uzlaşı sağlanırsa doğrudan görüşmelere geçileceğini aktardı. Eski CIA Direktörü Mike Pompeo da müzakereler ile ilgili karamsar bir tablo çiziyor.
İran, halk arasında artan huzursuzluğun ve rejim karşıtı protestoların ardından olası bir ABD müdahalesinin mevcut durumu daha da kötüleştirip, iktidarlarının sonunu getirebileceğinden korkuyor. Gerçekleşen protestoların bilançosu, resmi rakamların çok üstünde olduğu ifade ediliyor ve mevcut durum, istikrarsız bir süreci beraberinde getiriyor.
