DESTPÊKSİYASETPervin Buldan: Bugüne kadar birçok tıkanmayı Öcalan inisiyatif alarak aştı

Pervin Buldan: Bugüne kadar birçok tıkanmayı Öcalan inisiyatif alarak aştı

Kuzey ve Doğu Suriye’de 6 Ocak’tan bu yana süren saldırıların, Türkiye’deki ‘çözüm’ sürecine olası etkileri tartışılırken DEM Parti, sahada yaşananları “Kürtler için büyük kırılma” olarak nitelendiriyor. Suriye’de ‘entegrasyon’ sürecinin askıya alınması ve anlaşmanın henüz sağlanamaması, Türkiye’deki süreci de tıkandığına dair yorumları beraberinde getirdi.

Konuya ilişkin bianet’e konuşan TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, “Bugüne kadar birçok tıkanmayı Sayın Öcalan inisiyatif alarak aştı. Bugün de sesinin, görüşlerinin topluma çok daha fazla ulaşması gereken bir süreçtir” dedi.

“Bazen yavaşlar, bazen hızlanır”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci boyunca çok önemli tartışmalar yaşandığını ve ciddi aşamalar kaydedildiğini belirten Buldan, “Hem küresel hem de bölgesel gelişmelerin etkisi ile sürecin kısmen yavaşladığı bir dönemde olduğumuz gerçeği var. Fakat her çatışma ve çözüm süreçlerinin olağan yönüdür. Bazen yavaşlar, bazen hızlanır” ifadelerini kullandı.

“Diyalog, artık sonuç üretmeli”

“Diyalog elbette devam eder, etmelidir” diyen Buldan, “Biz diyalogdan kaçmayız; ama diyalog, artık sonuç üretmelidir diyoruz. DEM Parti olarak, onurlu ve kalıcı bir barış için tüm imkanlarımızı seferber ettiğimiz bilinmeli” mesajını verdi. 

Buldan, sürecin başarıya ulaşması için ilk yapılması gerekenin ‘görüşmeleri artık demokratik siyasetin ve hukukun zeminine taşımak’ olduğunun altını çizerek, “Somut adımlar gereklidir. Ortak rapor toplumsal beklentileri karşılamalıdır” önerisini yaptı.

“Barış, en büyük güvenliktir”

Buldan, sürecin doğru okunması gerektiğini vurgulayarak devamla şunları söyledi: “Yaşadığımız gelişmeler, tam da sürecin neden hızlanması gerektiğini gösteriyor. Her gelişme adeta barışın gerekliliği için bir uyarıdır. Bu uyarıları nasıl okuduğumuz önemlidir. Özgürlük ve barış yasaları yerine güvenliği konuşmak doğru değildir. Barış, en büyük güvenliktir.”

“Artık tespit değil, çözüm zamanı”

Buldan, şu an rapor yazma hazırlığında olan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını ise şöyle değerlendirdi:

“Sayın Numan Kurtulmuş’un da belirtiği üzere ocak ayı itibariyle ortak raporun bitmesi takvimi var. Daha sonra da bunun yasal ayağına geçilecek. Partilerin raporlarında da görüldüğü üzere her konuda anlaşma olmayabilir, her görüş ortaklaşmayabilir ama ülkenin bir çıkış yapması ve Kürt meselesinin çözümü için tüm raporların ve görüşlerin toplamından çıkan onlarca ortak başlık var. Bunların gözetilmesi dahi bizi bambaşka bir yere taşıyacaktır. Yine yüzlerce sunum yapıldı. Tespitler, gereklilikler ve çözüm net ortaya kondu. Artık tespit değil, çözümü ifade etme zamanı.”

Buldan, “Komisyonun İmralı ziyareti tekrarlanır mı?” sorusuna “Biz Sayın Öcalan’ın her kesimle diyaloğunun olması gerekliliğini defalarca ifade ettik. Komisyonun tekrar gidip gitmeyeceğini zaman gösterir” yanıtını verdi.

Öcalan: Olan bitenler göz göre geldi

PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptıkları son görüşmeyi değerlendiren Buldan, şunları aktardı: “Sayın Öcalan ile her görüşmeden aklımızda kalan bunca soruna dair olağanüstü yoğunlaşması ve durmadan çalışmasıdır. Son görüşmede Suriye başlığı üzerinden önemle durdu. Olan bitenlerin göz göre geldiğini, bunun önüne geçilmesi gerektiği üzerinde önemle durdu.”

“Kürtlerde ciddi kırılmalara neden olur”

Buldan, Rojava’ya dönük saldırıların Türkiye’deki sürece etkisi ve dayanışma çağrılarına ilişkin şöyle konuştu:

“Çok açıktır ki Rojava’ya dönük kuşatma, savaş ve ambargo her açıdan yanlıştır ve sadece bir coğrafyayı hedeflemez, Türkiye’de yaşayan Kürtlerde ciddi kırılmalara neden olur. Zaten daha önce de uyardık, Suriye gündemini Türkiye’de devam eden sürecin önüne koşmak veya burayı oranın önüne koşmak kesinlikle yanlıştır diye. DEM Parti olarak on yıllardır sınırının iki yakasının akraba olduğunu, kardeş olduğunu ifade ediyoruz. Çözüm bu bakımdan basittir. Türkiye’ye dönük bir tehdit değil, tam tersine diyalog çağrısı var.

“Devam eden insani bir kriz var. Buna dönük parti ve halk olarak seferberlik hali var. Talep ve acil çağrılar her gün her yerde ifade ediliyor. Açlık, susuzluk, gıda, barınma sorunu ve sağlık sorunu alanında kritik sorunlar var. Bu konuda yetkililerin de gerekli yerlerde, ihtiyaçların ulaşması konusunda yardımcı olmalarını umuyoruz.”

(AB)

Kaynak: bianet

GIŞTÎ