Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Karadeniz’de katledilişlerinin üzerinden tam 105 yıl geçti!
Bu siyasi cinayetin arkasındaki sır hâlen çözülemedi. Tam olarak kaç kişiydiler? Bu sayı bile net olarak bilinmiyor. Bilinen, Mustafa Suphi’nin eşinin öldürülmeyip çetebaşının evinde zorla alıkonulması ve daha sonra hakaret amacıyla satılması olayıdır. Bu durum, zihinlerde hâlâ unutulmayan bir olay olarak kaldı.
Mustafa Suphi kimdi? Yeni nesiller için kısaca değinirsek; Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) ilk kurucuları arasında yer alan ve partinin ilk genel başkanıydı. Giresun doğumlu olan Mustafa Suphi, hukuk eğitimi almış, İttihat ve Terakki dönemi sonrasında Türk aydınları arasında Marksist fikirleri savunan öncü bir kişilikti.
Millî Mücadele döneminde Bakü’de kurduğu parti kadrosu ile Anadolu’ya geçmeye çalışırken, 28–29 Ocak 1921’de kimine göre 14, kimine göre 30’dan fazla yoldaşıyla birlikte Trabzon’da karaya çıkarken, kimine göre ise Karadeniz kıyılarına yaklaşırken denizde boğulmuşlardır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, Mustafa Suphi liderliğindeki Türkiye Komünist Partisi (TKP) heyeti Trabzon’dan Sovyet Rusya’ya geçerken Kızıl Ordu tarafından karşılanmış, ardından Trabzon’a geri dönmek üzere bindikleri “Brat” adlı gemiyle dönüşe geçmiştir. Bu sırada Trabzon liman kahyası ve Teşkilat-ı Mahsusa’da istihbaratçı olan Yahya Kahya’nın emrinde yaklaşık üç bin kişinin bulunduğu, aynı zamanda Enver Paşa’nın da yakın adamlarından biri olduğu belirtilmektedir.
Mustafa Suphi cinayetinden sorumlu tutulan Yahya Kahya’nın, sonraları Mustafa Kemal Paşa’nın yakın adamı olan Giresunlu Topal Osman tarafından Soğuksu yolunda suikasta uğradığı ve öldürüldüğü, ancak ispat edilememiş bir gerçek olarak halk arasında dolaşmıştır.
Bu tarihsel olay, hâlen aydınlatılamayan yönleriyle gizemini korumaktadır. Olayın arkasında Millî Mücadele hükümetinin içindeki siyasi gerilimler, Sovyet yardımları ve Enver Paşa’ya yakınlık gibi faktörlerin olduğu da ileri sürülmektedir. Yahya Kahya ve adamlarının Ankara’dan gelen bir emirle hareket ettiği, olayın ardından Yahya Kahya’nın cezalandırılmadığı ve bu cinayetin sırrının tam olarak çözülemediği iddia edilmektedir.
Mustafa Kemal Paşa ile Enver Paşa arasındaki siyasi ve kişisel sürtüşmelerde, Enver Paşa’nın Anadolu’ya geçme girişimlerinde Yahya Kahya ve çetesinin önemli bir rol oynadığı belirtilir. Yahya Kahya, yaklaşık bir yıl sonra, 3 Temmuz 1922 tarihinde faili meçhul bir cinayete kurban gider. Cinayeti Topal Osman’ın işlediği yönünde söylentiler yayılır.
Topal Osman, Balkan Savaşları’nda çeteciliğiyle ön plana çıkan, Mustafa Kemal Paşa tarafından askerî okul mezunu olmamasına rağmen yarbay rütbesi verilerek Cumhurbaşkanlığı Koruma Alayı Komutanı yapılan bir isimdir. Koçgiri’de katliamlar yaptığı, halkın büyük ve küçükbaş hayvanlarını topluca alıp sattığı yönünde de ün salmıştır. Dersim Harekâtı döneminde Cumhurbaşkanlığı Koruma Alayı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden habersiz biçimde katliam ve köy yakmalarına karıştığı da Meclis’te birçok kez gündeme getirilmiştir.
Topal Osman, birçok siyasi cinayette adının geçmesi nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından idama mahkûm edilince firar eder. Aynı dönemde Atatürk’e muhalefet eden Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey’i 27 Mart 1923’te yemeğe davet ederek evine götürmüş ve boğarak öldürmüştür.
Ali Şükrü Bey’in kaybolması üzerine başlatılan soruşturma sonucu cesedi bulunmuş, Topal Osman hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Bunun ardından Topal Osman, lideri tarafından ihanete uğradığına inanarak Çankaya Köşkü’ne saldırı düzenlemiş; Mustafa Kemal’i yerinde bulamayınca, Albay İsmail Hakkı Tekçe komutasındaki askerlerle çatışmaya girmiştir. Çatışmada yaralı olarak ele geçirilen Topal Osman, 1 Nisan 1923’te Ankara Çankaya tepelerinde, Papazın Bağı’ndaki çatışmada başı kesilerek öldürülmüş ve Çankaya civarına gömülmüştür.
Daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla Ulus Meydanı’nda idam edilmesine hükmedildiği için, mezardan çıkarılan başsız cesedi Meclis kapısında ayağından asılarak ceza infaz edilmiştir. Yerine atanan Albay İsmail Hakkı Tekçe’nin rütbesi ilerleyen yıllarda tuğgeneralliğe kadar yükseltilmiştir. Tekçe hakkında Dersim’de adam öldürme ve köy yakma suçlarıyla ilgili Meclis tutanaklarına geçen soruşturmalar açılmışsa da bunların üzeri örtülmüştür.
Topal Osman’a daha sonra Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda “Hacı, Gazi, Kahraman” gibi sıfatlar yakıştırılmış, 1925 yılında Giresun Kalesi’nde “Topal Osman Ağa” adına bir anıt mezar yaptırılmıştır. Mezarın yapım masrafları Atatürk tarafından karşılanmış, cenazesi önceki yerinden alınarak Kurban Dede olarak bilinen kutsal sayılan mezarın yanına, ardından da kalenin en yüksek yerine taşınmıştır.
Osmanlı Devleti’nin önemli isimlerinden Enver Paşa ise Yahya Kahya’nın öldürülmesinden bir ay sonra, 4 Ağustos 1922 tarihinde Orta Asya’da Bolşeviklerle çarpışırken hayatını kaybeder. Enver Paşa, 24 Nisan 1921’de Berlin’de bulunan eşi Naciye Sultan’a gönderdiği mektubunda Mustafa Suphi cinayetinden şu sözlerle bahseder:
“Komünist Partisi Reisi Suphi Bey, Bakü’de aleyhimde bulunduğu için bîçareyi Trabzon’da evvelâ karla, tükürükle hamallar epeyce ıslattıktan sonra bir motorbotla Batum’a iade etmek üzere yola çıkarmışlar. Halbuki yanında yüz yirmi bin Rus altını olduğundan, zanlarınca yolda öldürmüşler, paralarını almışlar. Maamafih bunu benim için yaptıklarından memnun olduğumu ve başkasına söylememelerini tembih ettim. Bence düşman da olsa madem ki Müslüman, böyle olmamalıydı. Fakat ne çare, yazılan çekilirmiş…”
Bazı anlatımlara göre Mustafa Suphi ve yoldaşları kıyıda bıçaklanmış, ardından aynı kayıkla tekrar denize açılmış; kayık uzaklaştıktan sonra top ateşiyle parçalanmış ve hiçbirinin cesedine ulaşılamamıştır.
Mustafa Suphi ve yoldaşlarını günümüze kadar yaşatan, bu hunharca katledilişi unutturmayan tarihsel hafıza önünde; Anadolu’da devrimci gençlik hareketinde şehit edilen tüm devrimcileri saygıyla anıyor, anıları önünde eğiliyoruz.
Bir ülke faşizmin ve gericiliğin kuşatması altındaysa, tüm devrimci ve demokratik güçlerin birleşmesi zorunludur.
Tüm şehitlerin ruhları şad olsun.
28.02.2026
Abuzer Bali Han
Kaynaklar:
Lenin ve Anadolu Kurtuluş Savaşı’ndaki Rolü – A. Bali Han, Newroz Gazetesi
Wikipedia – Die freie Enzyklopädie
Murat Bardakçı, Habertürk, 03.02.2016
