Salih Müslim Suriye açıklaması: Suriye’de Kürtlerin önde gelen siyasi aktörlerinden, Demokratik Birlik Partisi (PYD) eski eş genel başkanı ve başkanlık konseyi üyesi Salih Müslim, ülkede son dönemde yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin Kürtleri hedef alan kapsamlı bir planın parçası olduğunu söyledi. Müslim, Şam güçlerinin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik operasyonlarının uluslararası mutabakatlarla bağlantılı olduğunu savunarak, “Suriye Ortadoğu içinde bir Afganistan’a dönüşüyor” dedi.
Suriye’de çatışmaların 6 Ocak’ta Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yeniden başlamasıyla birlikte bölgedeki dengeler hızla değişti. Şam yönetimi ile SDG arasında daha önce varılan mutabakata rağmen operasyonların başlatılmasını eleştiren Müslim, bu sürecin ani ve planlı biçimde hayata geçirildiğini ifade etti.
Paris toplantısı ve operasyon iddiası
BBC Türkçe’ye konuşan Salih Müslim, Şam güçlerinin SDG’ye yönelik askeri hamlelerinin arkasında, 5-6 Ocak tarihlerinde Paris’te yapılan toplantının bulunduğunu öne sürdü. Söz konusu toplantı, ABD’nin arabuluculuğunda Suriye ile İsrail arasında gerçekleştirilmişti.
Müslim, Paris’teki görüşmelerin ardından kısa süre içinde Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıların başlamasına dikkat çekerek, yaşananların tesadüf olmadığını savundu. “Bu, basit bir çatışma değil; Rojava’yı tasfiye etmeye dönük konsept düzeyinde bir plan” diyen Müslim, uluslararası aktörlerin bu sürece göz yumduğunu iddia etti.
Paris toplantısının ardından ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, amaçlarının gerilimi azaltmak olduğunu açıklamıştı. Aynı gün Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Paris’te Suriyeli mevkidaşı ve ABD’li yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmişti.
ABD’nin tutumu ve SDG’ye destek meselesi
Suriye iç savaşının ilk yıllarından itibaren SDG ile ABD arasında IŞİD’e karşı yürütülen ortaklık, son çatışma sürecinde sorgulanır hale geldi. Müslim, ABD’nin son dönemdeki tutumunun kendileri açısından sürpriz olduğunu belirterek, Washington’un Türkiye ile ilişkileri gözettiğini savundu.
ABD’nin hiçbir zaman kendilerine koruma sözü vermediğini dile getiren Müslim, SDG-ABD ilişkisinin karşılıklı çıkar temelinde kurulduğunu ifade etti. Ancak sivillerin yaşamını yitirdiği saldırılar karşısında uluslararası sessizliğin rahatsız edici olduğunu söyledi.
IŞİD tutukluları ve hapishaneler iddiası
Çatışmalarla birlikte gündeme gelen başlıklardan biri de IŞİD şüphelilerinin tutulduğu hapishanelerde yaşanan gelişmeler oldu. Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’nin güneyindeki Şaddadi Hapishanesi’nden kaçan 120 tutukludan 81’inin yakalandığını açıklamıştı.
Müslim ise Şam güçlerinin bazı bölgelerde IŞİD tutuklularını serbest bıraktığını öne sürdü. Şaddadi ve Rakka’da yaşananların herkesin gözleri önünde gerçekleştiğini savunan Müslim, ABD güçlerinin bu duruma müdahale etmediğini iddia etti.
ABD ordusu ise son gelişmelerin ardından Suriye’nin kuzeydoğusundaki hapishanelerden yaklaşık 7 bin IŞİD tutuklusunun Irak’a transfer edilmeye başlandığını duyurdu.
Şam’la müzakerelerde kırmızı çizgiler
Salih Müslim, Şam yönetimiyle diyaloğa açık olduklarını ancak bazı temel başlıklarda geri adım atmayacaklarını vurguladı. Müzakerelerde en zor başlıkların meşru savunma, eğitim sistemi ve kadın hakları olduğunu belirten Müslim, SDG’nin tamamen savunmasız bırakılmak istendiğini söyledi.
Eğitim sisteminin dini referanslarla yeniden şekillendirilmesine karşı olduklarını ifade eden Müslim, kadınların kazanımlarının ve eş başkanlık sisteminin kırmızı çizgi olduğunu dile getirdi. “Bu mentaliteyle anlaşmak zor ama buna rağmen barış istiyoruz” dedi.
Türkiye’ye mesaj
Türkiye’nin SDG ve PYD’ye yönelik tutumuna da değinen Müslim, Türkiye’ye düşman olmadıklarını, iyi komşuluk istediklerini söyledi. Ankara’dan gelen “SDG Kürtleri temsil etmiyor” açıklamalarını eleştiren Müslim, Suriye’de Kürtlerin siyasi iradesinin yok sayıldığını savundu.
Müslim, anlaşma sağlanamaması halinde ise direneceklerini belirterek, “Ya insan gibi anlaşırız ya da bu savaş nereye kadar giderse direneceğiz” ifadelerini kullandı.
