Asgari ücret ikinci toplantı bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci oturumu, 2026 yılında uygulanacak asgari ücretin belirlenmesi sürecinde kritik bir aşama olarak görülüyor. Hükümet, işveren ve işçi tarafının katılımıyla yapılması planlanan toplantıda, henüz rakam telaffuz edilmesi beklenmezken; ekonomik veriler, zam senaryoları ve komisyonun işleyişi masaya yatırılacak.
Toplantının çerçevesi ve katılım tartışması
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısı bugün saat 14.00’te yapılacak. İlk toplantıya katılmayan TÜRK-İŞ’in, komisyon yapısının “adil temsili sağlamadığı” gerekçesiyle bu toplantıya da katılmaması bekleniyor. Sendikanın masada olmaması, sürecin meşruiyeti ve alınacak kararların toplumsal karşılığı açısından tartışma yaratıyor. Buna rağmen hükümet ve işveren tarafı, toplantıları takvim doğrultusunda sürdürme kararlılığını koruyor.
Masada hangi veriler var?
İkinci toplantının ana gündemini ekonomik veri sunumları oluşturuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜİK temsilcilerinin;
- Yıllık ve beklenen enflasyon oranları
- Ücretlerin alım gücü
- İşveren maliyetleri
- İstihdam ve büyüme verileri
gibi başlıklarda komisyona bilgi sunması bekleniyor. Bu veriler, ilerleyen toplantılarda pazarlığın hangi sınırlar içinde yapılacağını belirleyecek temel çerçeveyi oluşturacak.
Zam senaryoları ve beklentiler
Basına yansıyan değerlendirmelere göre komisyonda farklı zam senaryoları kulislerde konuşuluyor. Ekonomik programlar ve enflasyon tahminleri dikkate alınarak;
- %20 civarında artış
- %25 düzeyinde artış
- %28–30 bandına yaklaşan artış
gibi oranlar teknik hesaplar üzerinden tartışılıyor. Ancak yetkililer, ikinci toplantıda net bir rakamın gündeme gelmeyeceğini, esas pazarlığın ilerleyen görüşmelerde yapılacağını vurguluyor.
Sendikal talepler ve açlık sınırı vurgusu
TÜRK-İŞ, toplantılara katılmama kararını sürdürürken, kamuoyuna yaptığı açıklamalarla asgari ücretin açlık sınırının altında kalmaması gerektiğini savunuyor. Sendikanın son açıkladığı verilere göre açlık sınırı mevcut asgari ücretin oldukça üzerinde bulunuyor. Bu durum, pazarlık sürecinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal bir boyut taşıdığını gösteriyor.
Süreç nasıl işleyecek?
Komisyonun Aralık ayı sonuna kadar birkaç toplantı daha yapması ve 2026’da geçerli olacak asgari ücretin yıl bitmeden açıklanması bekleniyor. Hükümet kanadı, hem çalışanların alım gücünü hem de işverenlerin maliyetlerini gözeten “dengeleyici” bir rakam üzerinde durulacağını ifade ediyor. İşveren tarafı ise yüksek artışların istihdam üzerinde baskı yaratabileceği uyarısını yineliyor.
Neden kritik?
Asgari ücret, doğrudan milyonlarca çalışanı, dolaylı olarak ise tüm ücret skalasını etkiliyor. Bu nedenle asgari ücret ikinci toplantı, yalnızca bir ücret pazarlığı değil; gelir dağılımı, yoksulluk ve sosyal adalet tartışmalarının da merkezinde yer alıyor. Bugünkü toplantıdan rakam çıkması beklenmese de, sürecin yönünü belirleyecek ilk somut sinyallerin verilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Rojnameya Newroz
