ANASAYFAYAŞAMEhmede Xanî 

Ehmede Xanî 

Xanî, çok yönlü bir şahsiyet olarak hukukçu, filozof, siyasetçi ve sosyolog kimlikleriyle de toplumun sosyo-kültürel yapısını eserlerinde yansıtmıştır. 

“İnsan hür olmadan insan değildir.  

Newroz hür olma sembolüdür.” 

Ehmede Xanî, 1651 yılında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde dünyaya gelmiş Kürt dilbilimci, edebiyatçı, yazar, şair, sosyolog, filozof, astronom, kelamcı ve mutasavvıftır. 

Xanî, ilk eğitimini babası Molla İlyas’tan almıştır. Küçük yaşta babasını kaybetmesi üzerine eğitimiyle müderris olan abisi Molla Kasım ilgilenmiştir. 

Xanî; Şahabettin Sühreverdi, Feqiyê Teyran, Farabi, Molla Ahmed el-Cezerî, Platon, Aristo, Ali Hariri ve Ömer Hayyam gibi şahsiyetlerden etkilenmiştir. 

Xanî, Van, Bitlis, Ahlat, Cizre ve Urfa’daki medreselerde ilim tahsil etmiştir. Kürdistan’da aldığı bu tahsille yetinmeyen Xanî, Mısır, İran, Bağdat, Şam, Halep, Suriye ve Buhara gibi şehirlerdeki medreselerde de eğitimine devam etmiştir. 

Suriye medreselerinde Antik Yunan felsefesini; Kürdistan ve İran medreselerinde ise İslam felsefesini, astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrenmiştir. 

Felsefe tarihi, dinler tarihi, Kürt tarihi ve edebiyatı, folklor ve tarih konularında derin bir bilgiye sahip olan Xanî, Kürtçe, Arapça, Farsça ve Osmanlıca dillerine hâkimdi. 

Felsefe, coğrafya ve astronomi üzerine Kürtçe eserler yazmıştır. 

Xanî, dinî ilimlerin yanı sıra müspet ilimlerle de ilgilenmiştir. Astronomi ve edebiyata büyük önem vermiştir. Nûbihara Biçûkan, Eqideya Îmanê, Mem û Zin, Çarkûşe ve Divan gibi eserlerini Kürtçe kaleme almıştır. 

Eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Botan Mirliği’nin merkezi olan Cizre’de kalmıştır. 

Cizre, bu dönemde bölgenin kültür merkeziydi ve Xanî ünlü eseri Mem û Zîn‘i burada yazmıştır. 

Kürt beyliklerinden Behdinan ve Serhedan’ı ziyaret etmiştir. Osmanlı padişahlarıyla da temas kurmuştur. 

“‘Ehmede Xanî’nin gençlik çağında Botan Beyi’nin meclislerinde uzun müddet bulunduğu gibi diğer beyliklerle de yakın ilişkiler içinde olduğu tahmin edilmektedir. Doğubayazıt’ta Muradiye Camii’nde imamlık yapmış ve Bayazıt Miri Mir Muhammed’in de divan katibi olmuştur. Ona olan yakınlığını ve ona duyduğu sevgisini, ölümü üzerine yazdığı mersiye tarzı bir şiirinde dile getirmiştir. Mir adına İran serdarı ile yapılan bir anlaşmaya imza atmıştır. Ayrıca Mirliği temsilen Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’a gidip geldiği de rivayet edilir.'” (Dr. Turgut Karabey) 

Daha sonra Doğubayazıt’a dönen Xanî, kendi medresesini kurmuş ve müderris olarak görev yaptığı medresesinde Kürtçeyi zorunlu eğitim dili olarak belirlemiştir. Hayatı boyunca bu medresede eğitim vermiştir. 

“‘Xanî, daha 14 yaşında iken Doğubayazıt Beyi Mir Muhammed Purbelali’nin divanında katip olarak görev yaptığı için devlet yönetimi alanında da deneyim kazanmıştır. 

Xanî’nin, Ağrı Miri Muhammed Purbelali’nin desteğiyle İshakpaşa Sarayı’nın yakınında bir kütüphane kurduğu söylenmektedir. Bu kütüphanenin 1926 yılına kadar açık kaldığı, ancak daha sonra Cumhuriyet rejimi tarafından yıkıldığına dair iddialar bulunmaktadır.'” (Wikipedia.org) 

Xanî, çok yönlü bir şahsiyet olarak hukukçu, filozof, siyasetçi ve sosyolog kimlikleriyle de toplumun sosyo-kültürel yapısını eserlerinde yansıtmıştır. 

Xanî, döneminde toplumu ilgilendiren sosyal ve siyasal meselelere de eğilmiş, bu meselelere yönelik çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmiştir. 

Kürtler arasındaki çelişkilere dikkat çekmiş, aşiretçiliğe ve bölünmüşlüğe karşı durmuş, birlik ve ittifakı savunmuş, Kürtler arası birlik ve Kürt dili için mücadele etmiştir. 

Kürtlerin komşu halklardan hiçbir yönüyle geri olmadığını, yalnızca birlik, beraberlik ve iyi yöneticilerden yoksun olduğunu söylemiştir. 

İyi yöneticilerin sahip olması gereken vasıflardan da bahsetmiştir. İyi bir yöneticinin adalet, hamiyet ve cesaret sahibi olması gerektiğini belirtmiştir. 

Tasavvuf yönü güçlü olmasına rağmen klasik anlamda bir tarikat kurmamış, ilimle, bilimle, fenle ve edebiyatla ilgilenmiştir. 

Yazarın diğer makaleleri… 

AKTÜEL