Ana SayfaGIŞTÎDÜNDEN BUGÜNE MEDYA

DÜNDEN BUGÜNE MEDYA

Bu ülkede hiçbir şey rayında olmadığı gibi basın da rayından çıkmıştır ya da çıkarılmıştır. Demokratik ülkelerde basın kanunu basını iktidardan koruyacak şekilde dizayn edilir. Oysaki ülkemizde yasalar, kanunlar iktidarlardan ve egemenlerden yana halkın, emekçilerin, ötekileştirilenlerin karşısında olur.

Eyüp Yalur / Yazarın diğer makaleleri için tıklayınız

Basının görevi sistemin, toplumun aksayan yanlarını göstermektir. Günümüzün çamur besleme medyası ise tek tipleşerek iktidarın borazanı olmuştur. 

Milli Şef İnönü döneminde “besleme basın” olarak adlandırılırken bugün de havuz medyası, yandaş, candaş medya olarak adlandırılır. Görünen o ki dünden bugüne değişen pek bir şey yok. Bu medya dün olduğu gibi bugün de ülkenin gerçekliklerini tersyüz ederek kamuoyuna sunmaktadır. 

Ülkedeki medya asla ve kat’a evrensel ilkelere bağlı kalamaz. Sağ ve muhafazakar medya iktidarın, sol medya ise Kemalizm’in sözcülüğünü üstlenir. Bunların arasında iktidar kavgası olur. Mesele Kürtler ve ötekiler olunca her iki medya grubu ortak paydada birleşirler. 

Basın siyasetin güdümüne girdiğinde kamuoyu sağlıklı karar veremez, demokratik kurumlar zarar görür. Basın siyasiler aracılığıyla tekelleştirilir. Medyada tüccar patronlar yaratılır. 

MEDYANIN GÜCÜ 

Dördüncü güç olarak kabul edilen medya meslek etik kuralları ve genel ahlak kurallarına uygun doğru ve tarafsız haber, objektif tavır, kamu yararını göz önünde bulundurarak yayın politikasını belirler. 

Cumhuriyet tarihi boyunca (bazı istisnalar olabilir) medya hep iktidarların çarkına su taşımıştır. Algı operasyonuyla gerçekleri tersyüz ederek halkı yanlış bilgilendirmiş halkın haber alma hakkını gasp etmiştir.

Oysaki medyanın görevi başta muhalif Kürtler olmak üzere ötekileştirilenleri siyasi linçe maruz bırakmak değil devlet bürokrasisini ve hükümeti denetleyen bir güç bir mekanizma olmasıdır. 

KÜRTLER VE MEDYA 

Söz konusu Kürtler olunca rezil ve besleme medya “üç maymunlar”ı oynuyor. Kürtlerin yaşadığı zulmü bilmiyor, duymuyor, görmüyor.

90’lı yıllarda olduğu gibi Kürt siyasi partilerini, derneklerini, dil kurumlarını, medyasını, siyasetçilerini hedef göstererek ve coğrafyasının yağmalanmasını teşvik ederek çanak tutuyor. 

Kürd’ü ve Kürt sorununu tartıştığı mecrada Kürde yer vermez. Sanki Kürtler HDP’den ibaretmiş gibi. 

Evet, HDP halkın siyasi iradesidir. Dokunamazsın, susturamazsın! 

Bununla birlikte onun üzerinde her düşüncede siyasi partileri vardır. (Sosyalist, komünist, liberal, çevreci, demokrat vb) neden bunlardan bir temsilci ya da bağımsız aydınlarından birilerini platformlarınıza çıkarmıyor sayfalarınızda yer vermiyorsunuz. 

Çünkü sen hükümetlerden beslenen bir medyasın! Ekranlarınızdan yer verirseniz hükümet yeminizi keser, ceza verir, kapatır. Hadi yüreğiniz yetiyorsa siz de devletten, hükümetten beslenmeyi bırakın, tarafsız olun.

BASIN HÜRDÜR SANSÜR EDİLEMEZ 

Medyanın neredeyse %90’ı iktidarın yörüngesinde, diğer %10 medyayı da devlet kendi güvenliğini bahane ederek RTÜK ve yargı sopasıyla tehdit ederek cezalar vermekte, kapatmakta, sansür uygulamaktadır.

Oysaki medyanın önemli görevlerinden biriside iktidarın baskılarına karşı toplumsal muhalefeti desteklemektir. Kitle iletişim araçları (TV, gazete, dergi, radyo, sosyal medya vb.) elde edilen bilgileri geniş halk kitlelerine sunar, toplumu doğru temelde yönlendirir ve şekillendirir. 

Oysaki rezil medya papağan gibi iktidarın söylemlerini tekrarlar durur. Yarattığı algıyla kamuoyunu yanlış yönlendirir, iktidarın borazanlığını üstlenir. 

TOPLUMSAL UZLAŞI 

Kürtler ülkenin denge mekanizmasıdır, tahterevalliyi dengede tutuyorlar. Oysaki sen satılmış medya ekranlarında ve sayfalarında yer verdiğin satılık kiralık kalemşorlarınla kapatılmasını istediğin HDP toplumsal uzlaşmayı sağlamaya çalışan çabalayan bir partidir. Bünyesinde birçok siyasi parti, grup, bağımsız aydın, yazar, çizer vs. barındırır. Yani ötekileştirdiğin kesimin ortak paydasıdır.  Sonuç olarak 21. yy’a bilim ve iletişim damgasını vurmuştur. Medyanın topluma ve bireye aktardığı bilgiyle 21. yy insan tipi yaratılır. Oysaki ülkemizdeki medya, ırkçılığı vatanseverlikle özdeşleştirdiği için aydın insan tipini örnek insan olarak değil ırkçılığa, linçe, şiddete eğilimli kişiler yetiştiriyor. Besleme trol medya kirlendiği için siyaset kirlendi, hukuk tarafsızlığını yitirdi, faşizm hortladı, ırkçılık her geçen gün daha da saldırganlaştı, şiddete meyilli bir toplum yaratıldı. Bütün bu olumsuzlukların mimarı işte bu medyadır. Yaratt

- Advertisment -

Recent Comments

Verified by MonsterInsights