Ana SayfaGIŞTÎBINPÊKIRINÊN MAFÊAf Örgütü Gezi tutuklularını düşünce mahkumu ilan etti

Af Örgütü Gezi tutuklularını düşünce mahkumu ilan etti

Osman Kavala’nın 2017 yılının Ekim ayından beri Silivri Cezaevi’ndeki tutukluluğu sürerken, tümü 25 Nisan’daki son duruşmada 18 yıl hapis cezasına çarptırılan diğer yedi isim ise Silivri ve Bakırköy cezaevlerinde tutuklu bulunuyor.

Gezi tutuklularını ‘‘düşünce mahkumu’’ ilan eden Uluslararası Af Örgütü, Gezi davasıyla ilgili daha büyük bir kampanyaya hazırlanıyor. Af Örgütü direktörlerinden Ruhat Sena Akşener, örgütün 10 milyon destekçisinin de katılımıyla Gezi davası tutuklularının serbest bırakılması için kampanya düzenleyeceklerini açıkladı.

Callamard: ‘‘Gezi tutukluları düşünce mahkumudur, derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalılar’’

Bugün İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına video mesaj gönderen Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Gezi davası kararının Türkiye’de yargı sisteminin muhalefeti susturmak için bir baskı aracına dönüştüğünü gösterdiğini ifade etti.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri, ‘‘Gezi tutuklularının cezaevinde geçirdiği her gün Türkiye devletinin korumayı taahhüt ettiği ancak defalarca ve pervasızca ihlal ettiği adalet kavramı ve insan hakları ilkelerine karşı yapılmış bir hakarettir. Bu yedi kişinin düşünce mahkumu ilan edilmesi, keyfi tutukluluk ve siyasi güdümlü yargılamalarla başlayıp şov niteliğinde bir dava ve mahkumiyet kararlarıyla biten adaletsizliğin teşhis edilmesidir. Yedi kişinin maruz kaldığı adaletsizlik, Türkiye’de insan haklarına yönelik aşırı sert baskılar kapsamında çok sayıda kişinin yaşadığı adaletsizliğin bir örneğidir. Gezi Davası tutukluları düşünce mahkumudur, derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalılar’’ dedi.

Can Atalay: ‘‘Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz’’

Dün Gezi davası tutuklularını ziyaret ederek Uluslararası Af Örgütü’nün kendileri hakkında aldığı ‘‘düşünce mahkumu’ kararını kendilerini ileten Uluslararası Af Örgütü Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Dikmen, Can Atalay, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Osman Mater ve Hakan Altınay’ın görüşlerini aktardı.

Dikmen, ‘‘Avukat Can Atalay, ‘Gezi eşitlik, özgürlük adalet mücadelesidir. Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz. Gezi’nin karalanmasına, Türkiye’nin geleceğinin karartılmasına izin vermeyeceğiz. Düşünce mahkumu kararı Aziz Nesin, Behice Boran için de verilmişti. Bu yüzden özellikle değerli buluyorum’ dedi.

Çiğdem Mater ise bu meselenin yalnızca tutuklu yedi kişinin meselesi olarak kavranmaması gerektiğini, bunu aşan bir şey olduğunu özellikle vurguladı. Hakan Altınay, ‘Yatay olarak birbirimizin sicil amiriyiz. Biraz utanıyorum ve şükran duyuyorum. Keşke böyle şeyler olmasa ama birilerinin sessiz kalmadığını görmek bende şükran uyandırıyor’ ifadelerini kullandı. Osman Kavala ise ‘Bu kurguyu yazanların bile inanmadığı bir kurgu. Yaptıklarımızın iktidarın dünya görüşüne göre suç sayılması nedeniyle buradayız’ dedi’’ diye konuştu.

Kerem Dikmen, görüşmelerinde Mücella Yapıcı’nın mimar olarak, birey olarak çok basit bir şekilde yaşam hakkını savunduğunu söylediğini aktarırken Tayfun Kahtaman’ın düşünce mahkumu ilanını gerektiren şartların onur kırıcı olduğunu dile getirdiğini belirtti.

Cansu Yapıcı: ‘‘Annemi hastaneye kelepçeyle götürüyor, muayene sırasında kelepçe ile tutuyorlar’’

Galata Postane’deki basın toplantısında yer alan Mücella Yapıcı’nın kızı Cansu Yapıcı, Gezi tutuklularının daha önce beraat ettikleri bir davada bu kez mahkum edildiklerini hatırlattı.

Cansu Yapıcı, ‘‘İlk davada kararı veren mahkeme bir ‘örgüt olmadığına’ hükmetti ve karar kesinleşti. İlk mahkemenin bulamadığı suçu daha sonra ağır ceza mahkemeleri aradı. Ondan da beraat ettiler. Silivri’de sevinç çığlıkları attığımız bir gündü. Cezayı veren hakimlerden bir tanesi bağımsız yargı ilkelerine aykırı olarak AKP belediyesinde 7 yıl avukatlık yapmış birisiydi. AKP’den milletvekili aday adayı olmuştu. Tek bir delil sunulmadı mahkemeye. Suç unsuru yoktu. Arkadaşlarımız ve annem tek bir delil gösterilmeden tutuklandılar. Bunların hepsine baktığımızda bir komplonun içinde olduklarını göreceksiniz’’ dedi.

Yapıcı, Mücella Yapıcı’nın hastaneye kelepçe ile götürüldüğünü muayene sırasında da kelepçe ile tutulduğunu bu nedenlerden ötürü de artık doktora gitmek istemediğini söyledi.

VOA

- Advertisment -

Recent Comments

Verified by MonsterInsights