ANASAYFAHAK İHLALLERİİran’da idamlar rekor kırıyor | Karate şampiyonu, nükleer çalışan ve 48 kadın...

İran’da idamlar rekor kırıyor | Karate şampiyonu, nükleer çalışan ve 48 kadın infaz edildi

İran’da idamlar rekor kırıyor. 2025’te en az 1639 kişi idam edildi; bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 68 arttı. 21 yaşındaki karate şampiyonu ve nükleer kurum eski çalışanı da idam edilenler arasında. İdam edilen 48 kadınla birlikte kadın idamları 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

İran’da idamlar rekor kırıyor. 2025 yılında en az bin 639 kişi idam edildi; bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 68 arttı. İdam edilenler arasında 21 yaşındaki karate şampiyonu Sassan Azadvar, nükleer kurum eski çalışanı Mehdi Ferid ve 48 kadın bulunuyor. BM, 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından en az 21 idam ve 4 binden fazla gözaltı bildirdi.

İran’da idamlar rekor kırıyor. Norveç merkezli İran İnsan Hakları (IHR) ve Paris merkezli İdam Cezasına Karşı Birlik (ECPM) ortak raporuna göre, İran’da 2025 yılında en az bin 639 kişi idam edildi. Bu rakam, 2024 yılında kaydedilen 975 idama kıyasla yüzde 68’lik bir artışa işaret ediyor. IHR, resmi İran medyasının çoğu idamı duyurmadığını belirterek açıklanan sayının “mutlak asgari” düzeyi temsil ettiğini bildirdi. Rapora göre bu sayı, IHR’nin 2008’den bu yana tuttuğu kayıtlardaki en yüksek seviyeye ve İran Devrimi’nin ilk yıllarından bu yana en yüksek bildirilen idam sayısına işaret ediyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün de aralarında bulunduğu hak örgütleri, İran’ın, güvenilir veri bulunmayan Çin dışında, dünyada en fazla idam gerçekleştiren ülke olduğunu belirtiyor. IHR direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, 2025 yılında 500’den fazla olası infaz vakası daha olduğunu ancak bunların kesin olarak tespit edilemediği için rapora dahil edilmediğini söyledi.

21 yaşındaki karate şampiyonu “Tanrı’ya düşmanlık” suçlamasıyla idam edildi

İran’da idamlar rekor kırıyor sürecinin en çarpıcı vakalarından biri, 21 yaşındaki karate sporcusu Sassan Azadvar Joonqani oldu. İran yargısına bağlı Mizan haber ajansı, Azadvar’ın perşembe sabahı erken saatlerde İsfahan’daki Dastgerd Cezaevi’nde idam edildiğini doğruladı. Azadvar, 8 Ocak’ta İsfahan’daki ülke çapındaki protestolar sırasında gözaltına alınmış ve ilk olarak tek kişilik hücreye konulmuştu.

Mizan’a göre Azadvar, “moharebeh” (Tanrı’ya düşmanlık) ve “düşmanla etkili iş birliği” suçlamalarından mahkum edildi. Suçlamalar arasında, güvenlik güçlerini taşıyan bir araca taş ve sopalarla saldırmak, aracın camlarını kırmak ve güvenlik görevlilerine taş ve tuğla atmak yer alıyor. Mizan ayrıca Azadvar’ın bir aracı ateşe vermek için benzin hazırlamaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını öne sürdü. Haberde güvenlik güçleri arasında herhangi bir can kaybı yaşandığı iddia edilmedi.

Yargı, davanın hukuki temsil hakkıyla görüldüğünü savundu ancak yargılama sürecine ilişkin başka ayrıntı paylaşmadı. Buna karşın avukat platformu Dadban, suçlamaların İran hukukundaki “Tanrı’ya düşmanlık” tanımını karşılamadığını belirtti. İnsan hakları örgütü Hengaw, dosyada “ciddi hukuki belirsizlikler” bulunduğunu ve sanığın avukatının kendisine karşı güvenilir delil olmadığını savunduğunu aktardı.

Hengaw ayrıca Azadvar’ı İsfahan eyaletinden bir karate şampiyonu olarak tanımladı ve gözaltı sırasında itirafa zorlanmak için ağır fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını iddia etti. İdam cezası, İran savaşının tırmandığı dönemde verildi ve daha sonra Yüksek Mahkeme tarafından onandı. Siyasi mahkumun ailesine yakın bir kaynak, Hrana’ya yaptığı açıklamada cenaze töreninin sıkı güvenlik önlemleri altında düzenlendiğini ve “yalnızca 10 akrabasının katılmasına izin verildiğini” söyledi.

Nükleer kurum eski çalışanı casusluk suçlamasıyla infaz edildi

İran’da idamlar rekor kırıyor tablosunun bir diğer örneği, Atom Enerjisi Kurumu’nun eski çalışanı Mehdi Ferid oldu. Tahran yargısının resmi haber ajansı Mizan, Ferid’in infaz edildiğini duyurdu. Yargı makamlarına göre Ferid, Mossad ajanlarından aldığı talimatla hassas bir savunma kurumunun iç ağına sızmaya çalışmak ve kurumsal gizli bilgileri sızdırmakla suçlanıyordu.

Yargı makamlarına göre, Arak’taki Atom Enerjisi Kurumu’nun eski çalışanı olan Ferid, kurumun yapısı, binaların konumu, güvenlik durumu ve personel kimlik bilgilerini İsrail tarafına aktardı. Mizan, sanığın “itirafta bulunduğunu” öne sürdü.

Ancak Hengaw İnsan Hakları Örgütü farklı bir tablo çiziyor. Örgütün ulaştığı bilgilere göre, Ferid’in davasında ciddi usulsüzlükler ve çelişkiler bulunuyor. Hengaw’a konuşan bilgilendirilmiş bir kaynağa göre Ferid, “İsrail adına faaliyet gösteren kişilerin nükleer bilimcilere yönelik eylem taleplerini reddetmiş” ve durumu gönüllü olarak Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik birimine bildirmişti. Aldığı bilgileri ve paraları da kuruma teslim ettiği öne sürülüyor.

Buna rağmen Ferid, “bilgi sızdırmak ve İsrail ile iş birliği yapmak” suçlamasıyla yargılandı. Kaynak, Ferid’in soruşturmanın her aşamasında yerel güvenlik birimleriyle yaptığı iş birliğini vurguladığını ancak bu durumun yargı sürecinde tamamen görmezden gelindiğini belirtti. Ferid’in önce 10 yıl hapse mahkum edildiği, ardından savcılığın itirazı üzerine cezasının idama çevrildiği aktarıldı. Sivil toplum kuruluşları, sanığın bağımsız avukata erişiminin olmadığını ve itirafların işkence altında alınmış olabileceğini vurguluyor.

İran medyası ayrıca, başkent Tahran’da bir camiyi ateşe vermek ve protestolar sırasında ABD ile İsrail’e iş birliği yapmakla suçlanan Emir Ali Mirjaafari’nin de idam edildiğini bildirdi. Haziran 2025’teki 12 günlük İsrail-İran çatışmasından bu yana, “Mossad ile iş birliği” suçlamasıyla en az 10 kişi idam edildi.

Kadın idamları 20 yılın en yüksek seviyesinde

İran’da idamlar rekor kırıyor haberinin en dikkat çekici boyutlarından biri de kadın idamlarındaki artış. IHR ve ECPM raporuna göre, 2025 yılında en az 48 kadın idam edildi. Bu sayı, 31 kadının asıldığı 2024 yılına kıyasla yüzde 55’lik bir artışı temsil ediyor ve 20 yılı aşkın süredir kaydedilen en yüksek kadın idamı sayısı oldu.

Rapora göre kadınlardan 21’i kocalarını ya da nişanlılarını öldürdükleri için idam edildi. Raporda ayrıca, hak gruplarının binlerce kişinin ölümüne ve on binlerce kişinin tutuklanmasına neden olduğunu söylediği baskıyla bastırılan Ocak 2026’daki protestolar nedeniyle “yüzlerce tutuklu protestocunun idam cezası ve infaz riski altında olduğu” uyarısında bulunuldu.

Rapora göre neredeyse tüm idamlar cezaevlerinde gerçekleştirildi, ancak halka açık idamlar 2025 yılında üç kattan fazla artarak 11’e yükseldi. İdam edilenlerin neredeyse yarısının uyuşturucuyla ilgili suçlardan hüküm giydiği belirtildi.

BM: Savaşın başından bu yana 21 idam, 4 binden fazla gözaltı

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Cenevre’de yaptığı açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından İran’da en az 21 kişinin idam edildiğini ve 4 binden fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

BM’ye göre idam edilenlerden en az 9’u ocak ayındaki protestolarla bağlantılı. 10 kişi muhalif veya düşman gruplara üye oldukları iddiasıyla, 2 kişi ise casusluk suçlamasıyla idam edildi. BM, 9 Mart’tan bu yana “ulusal güvenlik suçlamalarıyla” 4 binden fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Tutuklananların birçoğunun zorla kaybedildiği, işkenceye maruz kaldığı veya idam cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. Bu süreçten etnik ve dini azınlıkların orantısız bir şekilde etkilendiği ifade ediliyor.

Türk, “Şoke oldum ve endişeliyim. İran makamları insanların haklarını ağır bir şekilde kısıtlamaya devam ediyor,” dedi. Türk, Tahran’a idamları durdurma, keyfi olarak gözaltına alınan mahkumları serbest bırakma ve ölüm cezası uygulamasına son verme çağrısında bulundu.

BM, İran yargısının savaşın başlamasından bu yana “savaş koşullarını” gerekçe göstererek mahkumiyet ve cezaları hızlandırdığını bildirdi. Ayrıca İran mahkemelerinin, düşman devletlerle iş birliği yaptığından veya savaşa karşı olduğundan şüphelenilen vatandaşların mal varlıklarına el koymaya başladığı yönünde raporlar bulunuyor.

Yargı Erki Başkanı’ndan “normal prosedür dışında” talimat

İran Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsini Ejei, kısa süre önce mahkemelerin gözaltına alınan kişilerin dosyalarını “normal prosedürlerin dışında” ve daha hızlı şekilde ele alması gerektiğini söyledi. Ejei, geçen ayki protestoların ardından durumu bir “topyekûn savaş” olarak nitelendirmiş ve güvenlik sanıklarına yönelik idam cezalarının hızlandırılması çağrısında bulunmuştu.

Ejei ayrıca Tahran’ın idamları durdurmaya yönelik uluslararası çağrılara kulak vermeyeceğini açıkladı. Uluslararası Af Örgütü, son haftalarda en az 19 infaz kaydettiğini bildirdi ve zorla kaybetme ile işkence vakalarına ilişkin uyarıda bulundu.

ECPM İcra Direktörü Raphael Chenuil-Hazan, idam cezasının kaldırılması konusunun İran ile Batı arasında yapılacak görüşmelerin “merkezinde” yer alması gerektiğini söyledi. “Güçlü olun, idam cezasını tüm anlaşmalara koyun,” diyen Chenuil-Hazan, savaştan sonra bile “gerçekliğin aynı” olduğunu sözlerine ekledi.

IHR direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam ise İslamabad’da yapılan ve bir ilerleme sağlanamayan ABD-İran görüşmelerinin ardından “bu müzakerelerin hiçbirinde İran halkının haklarından bahsedilmediğinden” yakındı. İdam cezasının moratoryuma tabi tutulması ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılmasının görüşmelerde “bir numaralı talep” olması gerektiğini söyledi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL