ANASAYFASİYASETMuhalefetsiz Demokrasi

Muhalefetsiz Demokrasi

1924 Anayasası’ndan 2017 referandumuna uzanan süreçte, Türkiye’de muhalefet tarihi boyunca iktidar karşısında etkisizleştirildi. Eyüp Yalur, tek parti döneminden günümüze uzanan muhalefet tasfiyesi geleneğini yazdı.

Muhalefetsiz Demokrasi – Türkiye’de muhalefet tarihi | Eyüp Yalur yazdı

Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek “Türk demokrasisinin inşallah önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalite ve vizyonda bir ana muhalefete kavuşacağına inanıyoruz” dedi.

İşte tam da “Türk Tipi Demokrasi” dedikleri 1924 Anayasa demokrasisi.

Dünya yeni bir düzene kulaç açarken bu ülke bir asır geriden takip ediyor.

Falih Rıfkı Atay, yeni meclisle ilgili: “Yeni seçimlerde I. Millet Meclisi’nin ikinci grubu tasfiye edilmiştir. Fakat bir muhalefet partisinin bütün unsurları yeni meclise gelmiştir” diyecektir.

Meclisteki 3-5 muhaliften bile rahatsızlık duyacaklardır.

I. Grup yol arkadaşlarını tasfiye edecektir.

Meclise girmeyi başaran 3-5 muhalif Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kuracaklardır.

Meclisteki I. ve II. Grup arasındaki görüş ayrılıklarını daha da derinleştiren, 20 Nisan 1924’te kabul edilerek yürürlüğe sokulan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1924 Anayasası) olmuştur.

Çağlar Keyder: 1924’ten sonra Kemalist grup gittikçe daha sekter bir biçimde davranarak önce eski İttihatçıları tecrit etmeye, sonra da Mustafa Kemal’in muhtemel rakiplerini pasif konumlara itmeye girişti.

Cumhurbaşkanı’na güçlü yetkiler tanıyan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, muhalifler tarafından eleştirilmiştir.

2017 Türkiye anayasa referandumu sırasında muhalefetin “hayır” demesinin birçok temel sebebi vardı:

Tek adam sisteminden yana olan kaygı,

Parlamentonun etkisinin azalacağı,

Yargı bağımsızlığı kaygıları,

Parlamenter sistemin kaldırılması.

Her ikisinde de tek adam hâkim, muhalefet etkisiz.

Şeyh Sait olayı, 4 Mart 1925 tarihinde çıkarılan Takrir-i Sükûn kanunları ve askerî harekâtla bastırılmıştır.

Türkiye’de muhalefet tarihi: Türkiye’de muhalefet neden hep kaybetti?

Bu olay karşısında TBMM tarafından oluşturulan İstiklâl Mahkemeleri, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı bu olayla ilişkilendirerek irticai faaliyetlerde bulunduğunu rapor ederek hükümete sunmuştur.

Hükümet, dinî değerlerin Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası tarafından siyasete alet edildiği gerekçesiyle 3 Haziran 1925 tarihinde kapatılmasına karar verdi.

Cumhuriyetin ilk muhalefet ve çok partili yaşama geçiş denemesi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Cumhuriyet tarihinde onlarca muhalif parti, iktidar tarafından çeşitli bahanelerle kapatılmıştır.

Samimiyet nasıl bir şeyse, 1924’te de 2026’da da muhalefeti tasfiye çabası içinde olanlar ve arkadaşlarını ihraç edenler, muhalefeti ve karşı tarafı samimiyetsizlikle suçlamışlardır.

M. Kemal tarafından 1930 yılında arkadaşı Fethi Okyar’a kurdurduğu Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF), başarısız bir çok partili sisteme geçiş denemesiydi.

Parti beklenmedik bir hızla büyüyüp palazlanınca, o zaman Cumhurbaşkanı olan M. Kemal’i ve Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nı rahatsız etti ve korkuttu.

M. Kemal ve CHF’nin baskı ve tehditleri sonucu SCF kendisini feshederek kapatmıştır.

CHF iktidarı, dün beraber yola çıktığı ve tehlikeli rakipler olarak gördüğü onlarca yol arkadaşını yarı yolda bırakarak, yolda bulduklarıyla yoluna devam etmiştir.

Bugünkü iktidar da birçok önemli kurucu kadrosunu tehlikeli görüp tasfiye etmekle yetinmedi, mevcut muhalefetten de rahatsızdır.

Dikensiz gül bahçesi istiyor.

Demokrasinin önemli argümanlarından olan ana muhalefet partisini kendine göre dizayn etmek istiyor.

Önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalite ve vizyonda bir ana muhalefet partisi olacağından söz ediyor.

Hiç kimse, Türk tipi iktidar, Türk tipi muhalefet, Türk tipi demokrasi vb. dışına çıkamaz.

Çıkamaz, çünkü bu cumhuriyetin tek parti döneminden aldığı bir mirastır.

Tek partinin ve 12 Mart iktidarı açısından, herkes “Atatürkçü” olmak, yani bürokrasinin ideolojisini benimsemek zorundaydı.

Bugün de herkes “Reisçi” olmak zorundadır. Aksi takdirde kötü talihine boyun eğmek, razı olmak zorundadır.

Sonuç olarak Türkiye’de muhalefet tarihinde cumhuriyetin ilk yıllarında olanlarla son yıllarında olanlar arasındaki benzerlikler bir tesadüf değil, köklü bir geçmişin sonucudur. Muhalefete asla tahammül edilemez bir gelenek vardır.

Türkiye’de muhalefet tarihi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL