İstanbul’da 24 Nisan anması için başvuruda bulunan 24 Nisan Anma Platformu, İstanbul Valiliği’nden yine olumsuz yanıt aldı. Son dört yıldır anma etkinliklerine izin verilmemesi, tepkilere yol açarken, platform üyeleri bu durumu protesto etti.
24 Nisan Anma Platformu, her yıl 24 Nisan‘da gerçekleştirilen anma etkinliklerini bu yıl da düzenlemek için Kadıköy Süreyya Operası önünde bir toplantı talep etti. Ancak, İstanbul Valiliği tarafından etkinlik için bu sene de izin verilmedi. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, bu yılki yasak kararına karşı çıkan platform, anmanın demokratik bir hak olduğunu vurguladı.
24 Nisan Anma Etkinliklerinin Önemi ve Yıllar İçindeki Sürekliliği
Platformun açıklamasında, “24 Nisan anması demokratik bir haktır. Yüz binlerce insanın anısını yaşatmak için bu etkinlikler düzenlenmektedir. Dört ya da beş sene önceki anma etkinlikleri neden yasaklanıyor? Bu, sorularımızın cevapsız kalması bizleri endişelendiriyor” ifadelerine yer verildi.
Anma etkinlikleri, 2010 yılından pandeminin başladığı 2020 yılına kadar kesintisiz bir şekilde yapıldı. İlk olarak Taksim Meydanı’nda başlayan anmalar, zamanla Tünel ve Şişhane bölgelerinde gerçekleştirildi. Ancak, pandemi sonrasındaki süreçte anmalara herhangi bir izin verilmemesi, platform üyeleri tarafından ayrı bir kaygı olarak dile getirildi.
İnsan Hakları Derneği’nden Eleştiriler
İnsan Hakları Derneği (İHD), yasaklama kararına bir tepki olarak yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu topraklarda yaşanan insan hakları ihlalleri, Cumhuriyet rejiminin de temeli olan bir soykırımın mirasıdır. Soykırımın inkârı, devletin hukuksuz uygulamalarını meşrulaştırmıştır” denildi.
İHD, geçmişte soykırımı anmaları nedeniyle birçok davanın açıldığını ve çoğunun beraatle sonuçlandığını belirtti. Bu durum, devletin bu konudaki tartışmalara katılmak istemediğini ve dolayısıyla yasaklamalara yöneldiğini ortaya koyuyor.
24 Nisan 1915’in anma günü olarak belirlenmesi, sadece geçmişi hatırlamakla kalmayıp, bugüne de önemli mesajlar taşımaktadır. Katledilenlerin anısını yaşatmayı amaçlayan bu etkinlikler, şiddet ve nefret söylemini azaltmak için atılan bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu anmaların yasaklanması, toplum üzerinde bir baskı oluşturuyor.
24 Nisan’da, 2011 yılında zorunlu askerlik esnasında hayatını kaybeden Sevag Şahin Balıkçı’nın anısını da yaşatma sözü veriliyor. Platform, soykırımın inkârına son verilmesi ve hukuki sonuçlarıyla birlikte bu suçun kabul edilmesinin önemine dikkat çekiyor.
