ANASAYFAORTADOĞUİran Hürmüz’ü yeniden kapattı: Abluka sürüyor

İran Hürmüz’ü yeniden kapattı: Abluka sürüyor

İran ordusu, ABD ablukasının devam etmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı ticari gemi geçişine yeniden kapattı. Kapatma kararı sonrası dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği su yolunda gerilim yeniden tırmandı.

Hürmüz Boğazı kapandı: İran ordusu, devam eden ABD ablukası nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı ticari gemi geçişine yeniden kapattı. Tahran yönetimi, 17 Nisan’da “Lübnan’daki ateşkes doğrultusunda” boğazı geçişlere açtığını duyurmuş ancak ABD’nin ablukayı sürdürmesi üzerine geri adım attı.

İran ordusu, devam eden abluka nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı ticari gemi geçişine yeniden kapattığını duyurdu. Tahran yönetiminin bu kararı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolunda gerilimi yeniden tırmandırdı. İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Kalibaf, daha önce X platformunda yaptığı paylaşımda “ABD ablukasının devam etmesi halinde” boğazın “açık kalmayacağını” ifade etmişti. Bu uyarı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran limanlarına uyguladığı ablukayı sürdürme kararının hemen ardından geldi.

Devrim Muhafızları adına İran devlet medyasına yapılan açıklamada, boğazın yeniden “eski durumuna döndüğü” duyuruldu. Açıklamada ABD’nin “sözde” ablukasının “korsanlık” olduğu savunuldu. Deniz trafiği takip sitesinden gelen veriler, 18 Nisan’da Hürmüz Boğazı’ndan bazı gemilerin geçtiğini gösterdi.

Hürmüz Boğazı kapandı: Hürmüz neden bu kadar kritik?

Dünyada ham petrolün yaklaşık beşte biri, en dar noktası sadece 40 kilometre genişliğinde olan Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Basra Körfezi’ndeki petrol üreticisi ülkelerin (Suudi Arabistan, Irak, BAE, Kuveyt ve Katar) ihracatının büyük kısmı bu su yoluna bağımlı. Aynı zamanda dünya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin de önemli bir kısmı Hürmüz üzerinden yapılıyor.

Washington ve Tahran arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerde sonuç çıkmamasının ardından Trump, boğazın abluka altına alındığını duyurmuştu. ABD yönetiminden İran ile anlaşma olasılığına ilişkin farklı açıklamalar geliyor. Trump 17 Nisan’da Air Force One uçağında yaptığı açıklamada, Çarşamba gününe kadar bir anlaşma olmazsa İran ile geçici ateşkesi uzatmayabileceğini söyledi. İran ve ABD arasındaki iki haftalık ateşkes 22 Nisan’da sona erecek.

Hürmüz Boğazı kapandı
Dünya petrolünün beşte biri buradan geçiyor.

Paris’te Hürmüz zirvesi: Avrupalı liderlerden savunma misyonu

Paris’te bir araya gelen liderler, gemiciliği korumak ve hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı’nın yeniden kesintiye uğramasını önlemek için tarafsız bir misyona ihtiyaç duyulabileceğini değerlendirdi. Avrupalı liderler cuma günü, İran’ın 22 Nisan’da sona erecek ateşkes süresince Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açtığını açıklamasının ardından, boğazda taşımacılığı güvence altına almak üzere tarafsız ve savunma amaçlı çok uluslu bir misyon planlarını hızlandırdıklarını duyurdu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın eş başkanlığında Paris’te düzenlenen toplantıya 49 ülke, çoğunlukla video konferans yoluyla katıldı. Toplantıda, koşullar elverdiğinde seyrüsefer serbestisini güvence altına almayı amaçlayan bir savunma operasyonu görüşüldü.

Kesin bir anlaşma imzalanana kadar Hürmüz’deki ablukasını devam ettirme kararı alan ABD ise girişimin bir parçası olmadı. ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Donanması’nın İran limanlarına uyguladığı ablukanın “İRAN’LA İŞBİRLİĞİ YÜZDE 100 TAMAMLANANA KADAR” yürürlükte kalacağını yazdı.

Macron, hem İran ve ABD arasındaki ateşkesi hem de Lübnan’ı kapsayan ateşkesi memnuniyetle karşılayarak son gelişmelerin “doğru yönde” ilerlediğini söyledi. Ancak tüm tarafların şimdi boğazın tam, acil ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını sağlamaları gerektiği konusunda ısrar etti.

Starmer da Hürmüz’den geçişi ücretli ya da kısıtlı bir sisteme dönüştürme girişimlerine karşı çıkarak su yolunun özelleştirilemeyeceğini savundu. Starmer, İran’ın açıklamasının memnuniyet verici olduğunu ancak “bunun kalıcı ve uygulanabilir bir teklif olduğundan emin olmak gerektiğini” söyledi.

Liderlerin “koşullar elverir vermez” çok uluslu bir misyon için askeri planlamayı hızlandırmayı kabul ettiklerini söyleyen Starmer, bir dizi ülkenin de varlıklarıyla katkıda bulunmayı teklif etmesinin ardından önümüzdeki hafta Londra’da bir askeri konferans daha düzenleneceğini duyurdu.

Haftalarca süren kesinti enerji piyasalarını sarstı, gemileri karaya oturttu ve 20 binden fazla denizcinin bölgede mahsur kalmasına neden oldu. Avrupa hükümetleri ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasına katılmayı reddederek bunun savaşa girmek anlamına geleceğini bildirdi.

İtalya ve Almanya’dan operasyona destek

Paris’te konuşan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, meselenin enerjinin ötesine geçtiğini savunarak gübrenin küresel gıda güvenliği için de kritik önemde olduğunu söyledi. Meloni, İran’ın nükleer silah arayışından vazgeçmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi ve İtalya’nın gelecekteki bir operasyonda üzerine düşen rolü oynamaya hazır olduğunu açıkça belirtti.

Meloni’ye göre bu rol, tamamen savunmaya yönelik bir görev olacağını vurguladığı boğazda mayın bulunmadığından emin olmak da dahil olmak üzere halihazırda boğazda bulunan ticari gemilere güven vermeye odaklanacak.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise krizin kontrol altına alınmaması halinde daha geniş çaplı ve “çok boyutlu bir küresel savaş” riski doğacağı uyarısında bulundu. Merz ayrıca, Almanya’nın mayın temizleme de dahil olmak üzere gelecekteki çabalara katkıda bulunabileceğini belirtti.

Macron’un daha önce yaptığı “savaşan tarafları misyonun dışında tutma” açıklamasının aksine, Merz, Almanya’nın “mümkünse Amerika Birleşik Devletleri’nin de girişimlere katıldığını görmek istediğini; bunun arzu edilir bir şey olacağına inandıklarını” ekledi.

Trump NATO’nun Hürmüz yardımını reddetti

ABD Başkanı Trump, NATO ortaklarının Hürmüz Boğazı ile ilgili yardım teklifini geri çevirdiğini duyurdu. Başkan Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hürmüz Boğazı’ndaki durum sona erdikten sonra NATO’dan yardıma ihtiyacımız olup olmadığına dair bir telefon aldım. Onlara gemilerine petrol yüklemek dışında bölgeden uzak durmalarını söyledim” ifadelerini kullandı. Trump’ın NATO’ya mı yoksa NATO üyesi bazı ülkelere mi işaret ettiği ise belirsiz kaldı.

Donald Trump daha önce de NATO’yu ihtiyaç duyulduğunda “işe yaramaz” olmakla suçlamış ve Batılı savunma ittifakını “kağıttan kaplan” olarak nitelendirmişti. ABD ile diğer NATO ülkeleri arasındaki ilişkiler İran savaşı sürecinde ciddi şekilde zarar gördü. Birçok Avrupa ülkesi, Trump’ın Ortadoğu’ya yönelik siyasetini eleştirirken ABD Başkanı NATO ortaklarını yetersiz destek vermekle suçluyor.

Paris’teki toplantıda Almanya’yı temsil eden Başbakan Friedrich Merz, Alman ordusunun (Bundeswehr) mayın temizleme ve deniz keşfi konusunda görev alabileceğini belirtti. İran’ın boğazı ateşkes süresince açacağını duyurmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Merz, boğazın “güvenilir” ve “kalıcı” şekilde açık olması gerektiğini vurguladı. “Bu, uluslararası deniz hukukuyla tam uyum içinde, hiçbir kısıtlama olmayacak şekilde düzenlenmelidir” diyen Merz, geçiş için “herhangi bir şekilde” ödeme talep edilmemesi gerektiğini savundu.

Merz, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ile ilgili planlanan uluslararası operasyonun koşulunun da savaş eylemlerinin sona ermesi olduğunu ve ayrıca bu görev için “BM Güvenlik Konseyi kararı gibi güvenli bir hukuki zemine” ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

İran’dan Trump’a sosyal medya yanıtı

ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasındaki “Hürmüz Boğazı” diplomasisi, diplomatik teamülleri zorlayan bir sosyal medya savaşına dönüştü. Trump’ın zafer ilan eden paylaşımlarına İran’dan alaycı yanıtlar gecikmedi.

İran’ın Zimbabve Büyükelçiliği tarafından X üzerinden yapılan paylaşım, uluslararası kamuoyunda günün en çok konuşulan diplomatik mesajı oldu. Trump’ın açıklamalarını tiye alan büyükelçilik, ABD Başkanı’na “Telefonunu kapat, sakinleş, Bibi’yi (Netanyahu) bir haftalığına engelle ve hafif bir yemek yiyip uyu” tavsiyesinde bulundu. Mesajda ayrıca boğazın kontrolünün İran’da olduğu hatırlatıldı.

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımlarda İran’ın sadece boğazı açmakla kalmadığını, aynı zamanda “nükleer toz” olarak nitelendirdiği zenginleştirilmiş uranyumu da ABD’ye teslim etmeyi kabul ettiğini bildirmişti. Trump bu gelişmeyi “Dünya için parlak bir gün” olarak tanımlarken, İran tarafı bu açıklamaları hayal ürünü olarak niteledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump’ın açıklamalarını “kronometre tutulmuş bir yalan serisi” olarak tanımladı. Kalibaf, “Trump bir saat içinde tam yedi yalan söyledi. Eğer deniz ablukası sürerse, boğazı yeniden kapatma seçeneğimiz mevcudiyetini korur” diyerek Washington’a rest çekti.

İran askeri yetkilileri de sürece dahil oldu. Hatemü’l-Enbiya Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, iyi niyetle bazı gemilere geçiş izni verdiklerini ancak ABD’nin ablukayı sürdürerek “deniz haydutluğu” yaptığını söyledi. Trump ise ablukanın ancak “yüzde 100 anlaşma” sağlandığında kalkacağını yineleyerek baskıyı elinde tutmaya devam ediyor.

Müzakerelerde son durum

İran’ın, ABD’nin müzakerelerdeki “aşırı talepleri” nedeniyle henüz bir sonraki görüşme turuna katılmayı kabul etmediği ve konuyu görüşmelerin arabulucusu Pakistan üzerinden ABD’li yetkililere ilettiği bildirildi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının ilgili kurumlardan aldığı bilgilere dayandırdığı haberinde, Trump’ın İran’a “deniz ablukası” ilan etmesi ve Amerikalıların müzakerelerdeki “aşırı talepleri” nedeniyle İran’ın henüz bir sonraki müzakere turuna katılma kararı almadığı belirtildi. Görüşmelerin ABD’nin aşırı taleplerinden vazgeçmesine bağlı olduğu ve İran’ın “yıpratıcı ve faydasız” görüşmelere girmeyeceği ve bunun da Pakistan üzerinden ABD’li yetkililere iletildiği ifade edildi.

ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan’da sağlanan geçici ateşkesin ardından Tahran ve Washington, 11 Nisan’da Pakistan’da kalıcı ateşkes için görüşmeler yapmıştı. Yaklaşık 21 saat süren görüşmelerden sonuç çıkmadı. İranlı yetkililer, müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD’nin “aşırı talepleri” olduğunu belirtti.

Bu noktaya nasıl gelindi?

İran yönetimi 28 Şubat’ta ülkeyi hedef alan ABD-İsrail saldırıları sonrası 3 Mart’ta boğazı kapattı. Dünyada ham petrolün yaklaşık beşte biri, en dar noktası sadece 40 km genişliğinde olan bu kanal üzerinden taşınıyor.

Washington ve Tahran arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerde sonuç çıkmaması sonrası Trump, boğazın abluka altına alındığını duyurmuştu. ABD yönetiminden İran ile anlaşma olasılığına ilişkin farklı açıklamalar geliyor.

Donald Trump 17 Nisan’da Air Force One uçağında yaptığı açıklamada yeni bir tarih daha dile getirdi ve Çarşamba gününe kadar bir anlaşmayla olmazsa İran ile geçici ateşkesi uzatmayabileceğini söyledi. İran ve ABD arasındaki iki haftalık ateşkes 22 Nisan’da sona erecek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL