Siyasi Partilere Hazine Yardımı Tartışması
Eyüp Yalur yazdı
Siyasi partilerin var oluş sebebi, demokratik yollarla iktidarı elde etmek veya denetlemek, kamu politikaları üretmek ve halkın yönetimde temsil edilmesini sağlamaktır.
Siyasette iktidar; devleti yönetme yetkisini elinde bulunduran yapıdır ve zorlama ile kaba kuvvet yerine meşruiyet ve rızaya dayalı olarak toplumu düzenler.
Siyasette muhalefet; iktidarı elinde bulundurmayan, iktidarın dışında yer alan, iktidarın politikalarını eleştiren ve denetleyen parti veya gruplardır.
Siyasi partilere yapılan hazine yardımı ne kadar demokratiktir?
Siyasi partiler faaliyetlerini sürdürmek için bağış, aidat ve varsa gayrimenkul gelirlerini kullanırlar.
Bu gelirlerin yetersiz kalması nedeniyle Türkiye’de 1965 yılından beri hazine tarafından siyasi partilere destek verilmektedir.
Hangi partilere destek veriliyor?
Seçim barajını aşarak Meclis’e giren partilere bu destek veriliyor.
Bu ülkede bir kavram kargaşası vardır. Tanımlar ve kavramlar güçlü görünse de uygulamada çelişkiler barındırmaktadır.
Seçim süreçlerinin demokratik niteliği tartışma konusudur.
Dünyanın neresinde görülmüştür, başka bir ile tatbikata giden askere oy kullandırmak?
Hani kışlaya siyaset girmeyecekti?
Halkın iradesiyle seçilen milletvekilleri cezaevlerinde, belediyelere kayyum atanıyor.
İktidarın asli görevi devleti yönetmektir; ancak uygulamada devlet gücünün muhalefete karşı kullanıldığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır.
Muhalefet ise etkisiz kalmakla eleştirilmektedir. Meclisteki eksikliği tamamlayan bir rol üstlenirken, gündemi belirleyen iktidar olmaktadır.
Gel gelelim “turpun” büyüğüne.
Yani Meclis’teki partilere verilen hazine yardımına.
1965’te çıkarılan bu uygulama hâlâ neden sürdürülüyor?
O günkü ekonomik şartlarla bugünkü ekonomik şartlar oldukça farklıdır.
Toplumda yaygın olan görüş, ekonomik gücü olmayanların milletvekili olmasının zor olduğudur. Bazı istisnalar olabilir. Bu adaylara bir de hazine yardımı yapılmaktadır.
Güya bu hazine yardımının amacı:
Partilerin maddi olarak ayakta kalması
Demokratik rekabetin daha adil hâle getirilmesidir
Bu durum, demokratik rekabeti ve eşitliği zedeleyen bir sistem olarak eleştirilmektedir.
Bugünkü iktidar partisi ile Meclis dışındaki bir parti ya da yeni kurulacak bir siyasi parti arasında nasıl bir demokratik rekabet olabilir?
İşin daha da vahim yanı, seçim yıllarında bu yardımın katlanmasıdır:
Yerel seçimlerde 2 kat yardım
Genel seçimlerde 3 kat yardım
Bu durumun ne kadar demokratik olduğu tartışma konusudur.
2026 yılında hazineden siyasi partilere ayrılan para miktarı yaklaşık 6,4 milyar TL’dir:
AKP: 2,55 milyar TL
CHP: 1,81 milyar TL
MHP: 721 milyon TL
İYİ Parti: 693 milyon TL
DEM Parti: 631 milyon TL
Bu yardımların siyasi partiler arasındaki rekabeti olumsuz etkilediği yönünde eleştiriler bulunmaktadır.
Bu sistem, büyük partilerin avantajını artırmaktadır. İktidar hem devletin imkânlarını hem de belediyelerin kaynaklarını kullanırken, yerel yönetimleri elinde bulunduran partiler de bu imkânlardan yararlanmaktadır.
Hazine yardımı alan partilerin arkasında medya gücü, geniş reklam imkânları ve ülke genelinde örgütlenme kapasitesi bulunmaktadır.
Söz konusu siyasetse “itibardan tasarruf olmaz”.
Siyasi partilere kaynak aktaran hazine, neden asgari ücretliyi, emekliyi ve sosyal yardıma muhtaç kesimleri yeterince görememektedir?
Bu kesimlerin yaşam standartlarını yükseltmek yerine, siyasi partilerin yüksek bütçeli genel merkezleri ve yöneticilerin kullandığı araçlar kamuoyunda tartışma yaratmaktadır.
Vatandaş ödediği vergiler karşılığında hizmet beklerken, bu kaynaklarla büyüyen siyasi yapılar eleştirilmektedir.
Sonuç olarak, siyasi partilere verilen hazine yardımı, halkın yönetimde demokratik temsili ilkesi açısından tartışmalıdır. Eğer demokratik ve adil bir seçim sistemi hedefleniyorsa, seçimlere katılma yeterliliği olan tüm partilere eşit yardım yapılmalı ya da bu sistem tamamen kaldırılmalıdır.
