Diyar Koç işkenceyi anlattı: Mardin’in Nusaybin ilçesinde 20 Ocak’ta Rojava’ya yönelik saldırıları protesto eden gruba müdahale sırasında gözaltına alınan Diyar Koç, maruz kaldığını belirttiği işkencenin hastane ve cezaevi süreçlerinde de sürdüğünü açıkladı. “Sınır ihlali” ve “örgüt üyesi olmak” suçlamalarıyla tutuklanan Koç, tedavi altındayken sevk zinciri içinde farklı cezaevlerine gönderildi. Koç, yaşadıklarını avukatları aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı.
Nusaybin’de düzenlenen protestoda “bayrak indirdi” iddiasıyla hedef gösterilen Koç, olay günü askeri güvenlik bölgesi olduğu belirtilen bir alana geçtiğini, burada askerlerin müdahalesine maruz kaldığını anlattı. Koç, gerçek mermi ve gaz bombası kullanıldığını söyledi.
“Yumruk ve tekmelerle saldırdılar”
Koç, bir nöbetçi kulesine sığındığını belirterek, aşağı indiği anda askerlerin saldırısına uğradığını ifade etti. “İner inmez 5 kişilik asker grubu üzerime atıldı. İşkence edeceklerini anlayınca cenin pozisyonu aldım. Yumruk ve tekmelerle saldırıyorlardı” dedi.
Mezopotamya Ajansı’nın yaptığı habere göre Koç, kuleden yaklaşık bir kilometre uzaklıkta kameraların olmadığı bir alana götürüldüğünü, burada en az 20 askerin bulunduğunu ve işkencenin yaklaşık 45 dakika sürdüğünü belirtti. Koç, rütbeli bir askerin diğer askerlere müdahaleyi kendisinin yapacağını söylediğini aktardı.
Koç, karakol ve hastane sürecinde de darp ve hakaretlerin sürdüğünü, Nusaybin Devlet Hastanesi’nde doktorlara “yüksekten düştüğü” bilgisinin verildiğini kaydetti. İtiraz ettiğini ve işkence gördüğünü söylediğini ifade etti.
Tutuklama ve sevk zinciri
Belinde dört omurga kırığı, kafasında ve yüzünde dikişler olduğunu belirten Koç, ameliyat sonrası Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördüğünü söyledi. Ardından savcılığa çıkarılmadan doğrudan mahkemeye sevk edildiğini ifade etti.
Mahkemenin tutuklama kararı vermesi sonrası Koç; Mardin E Tipi, Diyarbakır 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Sincan F Tipi 1 No’lu ve Sincan 2 No’lu cezaevlerine sevk edildiğini açıkladı. Sevkler sırasında kelepçeli tutulduğunu ve sedyeye bağlandığını belirtti.
Koç, Diyarbakır’daki Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda kaldığını, kolluk görevlilerinin giriş çıkış yaptığını söyledi. Ankara’daki Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildiğini ve burada da mahkum koğuşunda tutulduğunu aktardı.
“Tehdit edildim” iddiası
Koç, Sincan Cezaevi sürecinde bir sağlık personeli tarafından tehdit edildiğini öne sürdü. İsmini bilmediği hemşirenin tespit edilerek hakkında işlem yapılmasını talep etti.
Kendisine bayrak iddiasına ilişkin adliyede veya emniyette soru yöneltilmediğini belirten Koç, “Benim Türkiye bayrağı ile hiçbir ilgim yok” dedi.
Koç, “Kemal Kurkut gibi, Ali İsmail Korkmaz gibi, Hacı Lokman Birlik gibi beni de katletmek istediler” ifadelerini kullandı.
Epilepsi tanısı ve çıplak bırakılma iddiası
Koç, işkence sonrası epilepsi tanısı konulduğunu ve kampüs hastanesinin donanım açısından yetersiz olduğunu savundu. İçme suyu ve ilaç taleplerinin karşılanmadığını ifade etti.
31 Ocak’ta tuvalette düştüğünü, sonrasında belden aşağı çıplak halde bırakıldığını ve bu sırada kötü muameleye maruz kaldığını iddia etti. Tedavi için yeniden Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildiğini belirtti.
Koç, yaşananlara ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrısı yaptı.
