Türkiye-Suriye sınırının Ceylanpınar kapısı karşısındaki Serêkanî/Ras el-Ayn’daki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin ilçe merkezindeki tüm resmi binalarını boşaltarak ve bayrakları indirerek geri çekilmeye başladığı bildirildi.
Rûdaw’ın haberine göre, sınır kapıları Suriye Geçiş Hükümetine devredildi ve Suriye Genel Güvenlik birimleri kente girdi.
Serêkanî’deki “Rojava İrtibat Komitesi Sözcüsü” Muhammed Cemil, Rûdaw TV yayınında kentten aldıkları bilgilere dayanarak, Türkiye’nin Serêkanî/Ras el-Ayn ve Girê Spî/Tel Abyad sınır kapılarını Suriye Geçiş Hükümetine resmen devrettiğini belirtmişti.
Cemil’in anlatımına göre “Şehirdeki tüm hükümet kurumlarından Türk bayrakları indirilmiş durumda ve TSK unsurları büyük oranda çekildi. Şu an sadece Davudiye köyü ile şehrin doğusundaki bir köyde, sayıları oldukça azaltılmış iki askeri nokta kal[dı].”
Cemil, kente giren Suriye güvenlik birimlerinin sayısının şimdilik az olduğunu, ancak otorite devrinin sürdüğünü söyledi.
Milli Savunma Bakanlığı: Haberler doğru değil
Milli Savunma Bakanlığının haberler üzerine yaptığı açıklamayı aktaran AA “Bakanlık kaynakları[nın] konuya ilişkin açıklamada, şu ifadeleri kullandı[ğını]” bildirdi.
“Türk Silahlı Kuvvetlerinin Barış Pınarı bölgesindeki bazı bölgelerden çekildiği yönündeki haberler doğru değildir. TSK bölgede Suriye hükümeti ile koordineli şekilde faaliyetlerine devam etmektedir. Bu tarz dezenformasyon içeren maksatlı haberlere itibar edilmemesi, sadece resmi açıklamaların dikkate alınması önem arz etmektedir.”
Rûdaw’ın haberindeyse, TSK birliklerinin çekilmesiyle okullardaki Türkçe öğretmenlerinin de ayrıldığı ve okullarda Türkçe eğitimin tamamen durdurulduğu bildirilmişti.
“Kürtlerin evlerini boşaltın” talimatı
Rudaw’a bilgi veren Serêkanî’deki “Rojava İrtibat Komitesi Sözcüsü” Cemil, “Rakka ve Deyrizor’un geçici hükümetin kontrolüne geçmesinden bu yana, o bölgelerden gelip buradaki evlere yerleşen Araplar kendi memleketlerine dönmeye başladı. Sadece dün 23 aile Deyrizor’a geri döndü,” bilgisini paylaşmıştı.
Rûdaw’ın haberine göre, ayrıca Suriye Genel Güvenlik birimlerinin, 2019’daki operasyonun ardından Serêkanî’yi terk eden Kürtlerin evlerine yerleştirilen Arap ailelere “evleri en kısa sürede boşaltmaları” doğrultusunda tebligat yaptığı iddia edilmişti.
“Barış Pınarı Harekâtı”ndan sonra Sêrekanî
Barış Pınarı Harekâtı, Türkiye’nin sınır güvenliği söylemi ve gerekçesiyle, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) siyasî-askerî varlığını sona erdirmek, bölgenin demografisini dönüştürmek ve kuzey Suriye’de kalıcı nüfuz alanı oluşturmak için gerçekleştirdiği; sonuçları itibariyle Kürt nüfusun zorla yerinden edilmesine yol açan bir operasyondu.
Suriye’nin Kuzeyine Kara Operasyonu da Başladı
9 Ekim 2019’da Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyinde Sêrekanî/Ras el-Ayn ve Tel Abyad hattına yönelik olarak başlattığı Barış Pınarı Harekâtı’nın resmi amacı “PKK’nin uzantısı” olarak görülen YPG/SDG’nin “Terör koridoru” olarak adlandırılan askeri varlığını engelleme ve sınıra paralel 30 km derinlikte “güvenli bölge” oluşturmaktı.
Ancak fiilî/stratejik hedefler arasında SDG’nin Türkiye sınırı boyunca süreklilik oluşturmasnı önlemek, ABD’nin çekilme anından yararlanarak askerî ve demografik dengeyi değiştirmek, ileriye dönük olarak Suriye müzakere masasında yer alacak fiilî kontrol alanı elde etmek vardı.
Serêkanî–Tel Abyad hattının özgül önemi: Cizîrê ile Fırat havzasını ayıran eşiği oluşturan bu hattın, Türkiye için askerî olarak “kontrol edilebilir” olması, Êfrin gibi büyük kentlere göre daha “dönüştürülebilir” görünmesi ve ABD’nin çekilmesi halinde Rusya ve Şam’la pazarlıkta koz olarak kullanılabilirliği Serêkanî’yi elverişli bir hedef haline getirmişti.
TSK ve Türkiye destekli silahlı gruplar (SMO) harekat sonrasında yerleşim alanlarını kontrol altına aldı. SDG’nin çekilmesi sonrasında bazı mücavir alanlara Rusya ve Suriye güçleri yerleşti. Bölge Türkiye’ye bağlı sivil-askerî idareyle yönetilmeye başlandı. Türkiye merkezli belediye, eğitim, güvenlik ve yargı kurumları oluşturuldu ve Türkiye’deki ilgili bakanlıklara bağlandı.
Demografik ve kültürel kontrol: Ele geçirilen bölgede uygulanan klasik bir askerî işgalden çok idarî–kültürel entegrasyona yönelik modelle, eğitim müfredatı Milli Eğitim Bakanlığı çizgisine yaklaştırıldı. Türkçe zorunlu, Arapça ikincil dil dersi oldu; Kürtçe çoğu yerde yok sayıldı.
Amaç, yönetilebilir nüfus yaratmak, bölgeyi fiilen Türkiye’ye bağımlı kılmak, Kürt kamusal varlığını görünmezleştirmekti.
Üst üste binen baskılarla, yoğun çatışma ve bombardımanın ardından Türkiye destekli grupların Kürt toplumuna dayattıkları gözaltı, fidye, tehdit ve keyfî infazlar Kürt nüfusu terörize etti. TSK varlığının kalıcılığına ilişkin yargılar ve Kürt kimliğine dönük sistematik caydırma, Kürt nüfusun zorla yerinden edilmesine yol açtı.
Operasyon öncesinde nüfusu yaklaşık 70–90 bin tahmin edilen Sêrekanî ve 20–30 bin tahmin edilen Tel Abyad’da yaşayan 120-150 bin arasındaki nüfustan 100 bin kadarı zorla yerlerinden edildi. Evlerinden ayrılanların önemli bir kısmı Haseke, Qamişlo ve Rakka kentlerine göç etti.
Terk edilen Kürt mülkünün bir bölümü Türkiye destekli grupların ailelerine ve başka bölgelerden kente getirilen Arap nüfusa tahsis edildi. Bazı bina ve araziler, “terk edilmiş mülk” uygulamasıyla idari ve askeri amaçlı olarak kullanılmak üzere yeni yönetime geçti. Sahiplerinin mülkiyeti tanınmadı ve iade mekanizması oluşturulmadı.
Barış Pınarı Harekâtı’nda yüzlerce insan öldü, çok sayıda SDG mensubu ve Kürt sivil alıkonuldu; esirlerin önemli bir kısmının akıbeti belirsiz, Türkiye’ye sistematik transfer kanıtlanmış değil, ancak zorla kaybetme ve keyfî gözaltı iddiaları hâlâ kapanmamış dosyalar olarak duruyor.
(AEK)
Kaynak: bianet
