DESTPÊKSİYASETDavos Dünya Ekonomi Forumu: Küresel Gücün Sahnesi, Halklar Dışarıda

Davos Dünya Ekonomi Forumu: Küresel Gücün Sahnesi, Halklar Dışarıda

Davos Dünya Ekonomi Forumu, bu yıl da küresel krizlerin tartışıldığı ancak ezilen halkların dışlandığı bir zirve olarak toplandı.

Davos Dünya Ekonomi Forumu her yıl 19–23 Ocak tarihlerinde İsviçre’nin Davos kasabasında yapılmaktadır.
Bu forum, dünyanın en önemli iş insanlarını ve politikacılarını bir araya getiren, dünyanın en önemli sorunlarının ve uluslararası anlaşmazlıkların tartışıldığı bir siyasi platformdur, deniyor.
Dünya ekonomisi bu forumda tartışılır.

Bu yıl 56.’sı düzenlenen forumda; yapay zekâdan iklim krizine, enerji dönüşümünden katı yakıt problemine kadar birçok başlık konuşulup tartışılacak.

Davos Dünya Ekonomi Forumu, kapitalist ülkeler arasında siyasi, sosyal ve ekonomik konularda küresel işbirliği geliştirme hedefiyle kurulan bir diyalog merkezidir.
Bu diyalog merkezinde ezilen halklar ve temsilcileri, emekçiler ve temsilcileri, insan hakları ve doğa aktivistleri yoktur.

Davos Zirvesi’ne 130 ülkeden 3 bin kişi davet edildi.
Davetliler arasında; 65’i devlet veya hükümet başkanı, 55’i ticaret ve sanayi bakanı, 11’i merkez bankası başkanı olmak üzere 400’ü aşkın siyasetçi ve temsilci; dünyada küresel çapta önemli 850’den fazla şirketin CEO’su ile Birleşmiş Milletler, NATO, Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kurumların üst düzey yöneticileri katılım sağladı.

Şirket CEO’larının katılım sebebi, uluslararası pazarlarda oluşan fırsatları ülkeleri ve şirketleri lehine değerlendirmektir.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da forum, liderlerin tehdit ve şovlarıyla sonuçlanacak.
Amaç, tartışılan sorunları çözmek değil; kapitalizmin kirli yüzünü gizlemek, şirin göstermek ve kirli pazarlıklar yapmaktır.
Dünyadaki hiçbir sorun çözülmeden forum zirvesi son bulacak.

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’ı nasıl alabilirim hesapları peşinde.

AB ülkeleri temsilcileri, ABD’nin tehditlerine boyun eğmeyecekleri mesajını verdiler.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, Filistin meselesini; Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs sorununu dile getirdiler.

Rojava’da Kürt katliamına imza atan ve o foruma katılanların, bir iki istisna yönetici dışında hepsinin terörist olarak gördükleri Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şaraa da katılmıştır.

Yeryüzünde (70–80 milyon) devletsiz en büyük halk olan Kürtlerin neden temsilcileri yok? Kürt sorununun çözümü neden gündemlerinde yoktu?
Mazlum Abdi, İlham Ehmed neden Rojavalı Kürtler adına davet edilmediler?

Yani Davos’un meselesi, ezilenlerin sorunları değil; egemenlerin geleceğidir.

Forumu en iyi özetleyen Kanada Başbakanı oldu.
Kanada Başbakanı Mark Carney, yaptığı açıklamada “kurallara dayalı uluslararası düzen” anlatısının artık sürdürülemez hâle geldiğini söyledi.

Davos’ta alınan kararların özü itibarıyla, kapitalist ekonominin dallanıp budaklanması sorunudur. Kapitalizmi sıkıştığı dar çerçeveden çıkarıp dünyaya hâkim kılmaktır.
Dünyanın zenginliklerini, küresel boyuttaki şirketler vasıtasıyla sömürmektir.

Bu zirveden mazlum halkların ve işçi sınıfının lehine bir karar ya da kararlar çıkmaz.
Bunun için mazlum halklardan, işçi sınıfından, uluslararası sivil toplum örgütlerinden ve antikapitalist kurum ve kuruluşlardan, çevreci aktivistlerden oluşan alternatif uluslararası kurumlar yaratılarak dayanışma sağlanmalıdır.

GIŞTÎ