Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, Halep’in Kürt mahalleleri Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de yürütülen askeri operasyonları “barbarlık” olarak niteleyerek, Şam yönetiminin sahadaki gelişmelere ilişkin açıklamalarını “tamamen yalan” olarak tanımladı. Abdurrahman, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı ise yaşananlara “diplomatik kılıf hazırlamakla” suçladı.
Rudaw TV’ye konuşan Abdurrahman, Halep’te Kürt mahallelerinin ağır silahlarla hedef alındığını, sağlık tesisleri ve sivillerin saldırıların merkezinde yer aldığını belirtti. Şam Geçiş Yönetimi’nin “kontrol sağlandı” yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Abdurrahman, çatışmaların sürdüğünü ve yüzlerce yaralının tıbbi müdahale beklediğini söyledi.
“Sivil sokaklar tanklarla istila ediliyor”
Şam güçlerinin sivil alanlara yönelik saldırılarına dikkat çeken Abdurrahman, Halid Fecr Hastanesi’nin de hedef alındığını belirterek, Şêx Meqsûd’un batısında yüzlerce sivilin araçlarında mahsur kaldığını ve çıkmak için yaptıkları insani çağrıların ateşle karşılandığını dile getirdi. Abdurrahman, bölgede fiili bir kuşatma hali yaşandığını ifade etti.
“Kürtlerin elinde ağır silah yok”
Şam yönetiminin, mahallelerin Kürt güçlerince bombalandığı iddialarını reddeden SOHR Direktörü, bölgede ağır silah bulunmadığını, askeri dengenin tamamen Şam lehine olduğunu söyledi. Abdurrahman, buna rağmen sivil mahallelerin gece boyunca yoğun bombardımana tutulduğunu ve bunun “toplu cezalandırma” anlamına geldiğini kaydetti.
“Barrack diplomatik koruma sağlıyor”
Rami Abdurrahman, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’a yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, Barrack’ın Aleviler ve Dürziler gibi Kürtlerin de hedef alınmasında sorumluluğu bulunduğunu savundu. Abdurrahman, Barrack’ın bu askeri operasyonlara göz yumarak Şam yönetimine diplomatik zemin sağladığını ileri sürdü.
SOHR Direktörü, Kürt medyasının rolüne ayrıca dikkat çekerek, Arap medyasının büyük bölümünün Şam yönetiminin açıklamalarını sorgulamadan aktardığını, sahadaki ihlallerin görünür kılınmasında Kürt basınının hayati önem taşıdığını söyledi. Abdurrahman’a göre yaşananlar, Suriye toplumunda derin bir kırılmayı daha da büyütüyor.
