ANASAYFAAKTÜELKürdistan bölgesel yönetimi 34 yıllık çalkantılı yolculuğunu sürdürüyor

Kürdistan bölgesel yönetimi 34 yıllık çalkantılı yolculuğunu sürdürüyor

Kürdistan bölgesel yönetimi, 19 Mayıs 1992’de yapılan ilk parlamento seçimleriyle kuruldu. Bu seçimler Irak tarihindeki ilk görece özgür seçim olarak kabul ediliyor. İç savaş, başkanlık krizi ve bağımsızlık referandumu… Kürdistan Parlamentosu 34 yılda pek çok siyasi krizden geçti.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi, 19 Mayıs 1992’de gerçekleştirilen ilk parlamento seçimleriyle resmen kuruldu. Irak tarihindeki ilk görece özgür ve rekabetçi seçim olarak kabul edilen bu süreç, Körfez Savaşı sonrası oluşan uluslararası dengelerin ve 1991 Raperîn’in (Büyük Ayaklanma) doğrudan sonucuydu. Bugün, 34 yıl aradan sonra Kürdistan Parlamentosu hâlâ bölgesel yönetimin en önemli yasama organı olarak faaliyet göstermektedir.

Raperîn sonrası ortaya çıkan yeni siyasi düzen

1991 yılında Saddam Hüseyin rejiminin Kuveyt’ten çıkarılmasının hemen ardından Irak’ın kuzeyinde kitlesel bir halk ayaklanması başladı. Kürtler, on yıllar süren Baas baskısına, Enfal katliamlarına ve zorunlu göç politikalarına karşı sokaklara döküldü. Kürt siyasi tarihinde “Raperîn” olarak adlandırılan bu ayaklanma, rejimin bölgeden büyük ölçüde çekilmesiyle sonuçlandı.

ABD, İngiltere ve Fransa öncülüğünde oluşturulan “uçuşa yasak bölge”, Saddam güçlerinin yeniden kapsamlı askeri operasyon yapmasını engelledi. Bu koruma sayesinde Irak’ın kuzeyinde fiili bir özerk alan ortaya çıktı. Kürt siyasal hareketi için artık temel mesele yalnızca direniş değil, aynı zamanda yönetim kurmaktı.

Bu dönemde iki büyük siyasi güç öne çıkıyordu: Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB). KDP aşiret ve muhafazakâr çizgisiyle öne çıkarken, KYB daha şehirli, sosyal demokrat ve örgütsel yapısı güçlü bir hareket olarak tanımlanıyordu. Her iki hareket de ortak bir hedefte birleşmişti: Kürtlerin kendi siyasal kurumlarını oluşturması.

19 Mayıs 1992’de gerçekleşen tarihi seçimler

19 Mayıs 1992’de Kürdistan Bölgesel Yönetimi için ilk parlamento seçimleri yapıldı. Uluslararası gözlemciler süreci büyük ölçüde “serbest ve adil” olarak değerlendirdi. 105 sandalyeli meclis için yapılan seçimlerde KDP 51, KYB ve müttefikleri 49 sandalye kazandı. Hristiyan azınlıklar ise kota sistemiyle 5 sandalyede temsil edildi.

Sonuçlar taraflardan hiçbirine tam hakimiyet sağlamadı. Bunun üzerine “fifty-fifty” olarak bilinen güç paylaşımı modeli geliştirildi. KDP bir sandalyesini KYB’ye devretti ve iki parti parlamentoda eşit temelinde ortak yönetim kurdu. Bu sistem ilerleyen yıllarda Kürdistan siyasetinin karakteristik yapısına dönüştü.

İlk meclis başkanı Jawhar Namiq olurken, hükümeti kurma görevi KYB’li Fuad Masum’a verildi. 15 Temmuz 1992’de meclis ilk oturumunu gerçekleştirdi. Seçimler, Irak tarihinde halkın görece özgür biçimde oy kullandığı ilk seçim olarak kabul edilmektedir.

Kuruluş felsefesi ve temel hedefler

Kürdistan Parlamentosu yalnızca bir yasama organı olarak tasarlanmadı. Aynı zamanda Kürtlerin “kendi kaderini tayin kapasitesini” dünyaya gösterecek bir siyasal vitrin olarak görüldü. Parlamentonun kuruluşunda üç temel hedef öne çıkıyordu: Kürtlerin kendi kendini yönetebileceğini kanıtlamak, yasama-yürütme-yargı ayrımına dayalı modern kurumlar oluşturmak ve Bağdat ile ilişkiyi yeni bir statü temelinde yeniden tanımlamak.

Bu nedenle ilk meclis, yalnızca yasa yapan bir kurum değil, aynı zamanda devletleşme pratiğinin çekirdeği olarak görüldü. Ancak bu ortak yapı uzun ömürlü olmadı. KDP ile KYB arasındaki ideolojik, ekonomik ve bölgesel rekabet giderek sertleşti. Özellikle sınır ticareti, gümrük gelirleri ve güvenlik kontrolü üzerindeki anlaşmazlıklar çatışmayı büyüttü.

İç savaş ve parlamentonun bölünmesi

1994’te Kürt iç savaşı başladı. Yaklaşık dört yıl süren çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirdi. Kürdistan fiilen iki ayrı yönetime bölündü: Erbil ve Duhok merkezli KDP yönetimi ile Süleymaniye merkezli KYB yönetimi. Bu dönemde parlamentonun işlevi büyük ölçüde zayıfladı. Meclis ortak bir ulusal kurum olmaktan çıkarak parti dengelerinin gölgesinde kaldı. Yasama faaliyeti kesintiye uğradı ve bölgesel çift yönetim oluştu.

Bu süreç, Kürdistan Bölgesel Yönetimi parlamentosunun tarihindeki en büyük kriz olarak kabul edilir. Parlamenter yapı ilk kez silahlı güçlerin ve parti merkezlerinin gerisine düşmüştü. 1998’de ABD arabuluculuğunda imzalanan Washington Anlaşması ile KDP ve KYB arasında ateşkes sağlandı. Bu anlaşma parlamentonun yeniden canlandırılmasının önünü açtı.

2005 sonrası kurumsallaşma ve federal statü

2003’te Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle Irak’ın tamamında yeni bir siyasal süreç başladı. Kürt hareketi artık yalnızca bölgesel değil, federal Irak’ın kurucu aktörlerinden biri haline gelmişti. 2005 Irak Anayasası ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin federal statüsü resmen tanındı. Kürdistan Parlamentosu da anayasal meşruiyet kazandı.

2005 seçimleriyle birlikte parlamenter sistem yeniden yapılandırıldı. Bu dönem Kürdistan Bölgesi’nin ekonomik büyüme yaşadığı, uluslararası yatırımlar aldığı ve diplomatik görünürlüğünün arttığı yıllardı. Parlamentonun yetki alanları eğitim, sağlık, güvenlik, enerji politikaları, yerel yönetimler ve kültürel hakları kapsayacak biçimde genişledi. Kürdistan Bölgesi ayrıca kendi güvenlik güçlerini, yani Peşmerge sistemini korudu.

Ancak bu süreçte parlamentonun en temel yapısal sorunu devam etti: kurumların parti merkezlerinden bağımsızlaşamaması. KDP ve KYB’nin devlet kadrolarını paylaşım modeliyle kontrol etmesi, parlamentonun denetim kapasitesini sınırladı. Muhalefet partileri uzun yıllar boyunca meclisin gerçek bir yasama organı olmaktan çok “uzlaşma platformu” gibi çalıştığını savundu.

Muhalefetin yükselişi ve başkanlık krizi

2009 seçimleri Kürdistan siyasetinde önemli bir kırılma yarattı. Goran Hareketi adlı muhalif hareket, yolsuzluk, nepotizm, parti devleti ve gelir dağılımı eşitsizliği konularını gündeme taşıyarak büyük çıkış yaptı. Bu dönem parlamentoda daha canlı tartışmalar yaşandı, ancak aynı zamanda siyasal krizler de arttı.

2015 yılı Kürdistan Bölgesel Yönetimi parlamentosu açısından yeni bir kırılma noktası oldu. Başkanlık yetkileri ve Mesud Barzani’nin görev süresinin uzatılması tartışmaları büyük kriz yarattı. Goran Hareketi ile KDP arasındaki gerilim sonucu meclis başkanının Erbil’e girişinin engellenmesi, parlamentonun fiilen çalışamaz hale gelmesine yol açtı. Yaklaşık iki yıl boyunca parlamento büyük ölçüde işlevsiz kaldı.

2017’de gerçekleştirilen bağımsızlık referandumu, Kürdistan Parlamentosu tarihinin en kritik siyasal hamlelerinden biri oldu. Halkın büyük çoğunluğu bağımsızlık lehine oy kullandı, ancak süreç bölgesel ve uluslararası düzeyde ciddi tepkiyle karşılandı. Bağdat yönetimi Kerkük başta olmak üzere tartışmalı bölgelerde kontrolü yeniden sağladı. Ekonomik yaptırımlar ve siyasi baskılar arttı.

Kürdistan bölgesel yönetimi

Günümüzde Kürdistan Parlamentosu

Bugün Kürdistan Bölgesel Yönetimi parlamentosu, Irak Federal Sistemi içerisinde özerk bölgesel yasama organı olarak faaliyet göstermektedir. 2024 seçimleri sonrası yapı yeniden şekillendi. KDP parlamentoda en büyük güç olmayı sürdürürken, KYB ikinci büyük blok konumunu korudu. Muhalefet partileri sınırlı etkiye sahip kaldı.

Parlamentonun güncel temel tartışma başlıkları şunlardır: Bağdat-Erbil bütçe krizi, petrol gelirlerinin paylaşımı, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi, tartışmalı bölgelerin statüsü, yargı bağımsızlığı ve seçim sistemi reformu. Irak Federal Mahkemesi’nin son yıllarda Kürdistan Bölgesi’nin bazı yetkilerini sınırlayan kararları, parlamentonun anayasal konumunu yeniden tartışmalı hale getirdi.

Kürdistan Parlamentosu’nun Ortadoğu’daki birçok yapıdan ayrıldığı önemli noktalardan biri azınlık temsiline verdiği alandır. Türkmenler, Süryaniler, Ermeniler ve diğer topluluklar için kota sistemi uygulanmaktadır. Ancak muhalif çevreler, kota sisteminin zaman zaman büyük partilerin etkisi altına girdiğini savunmaktadır.

Yapısal sorunlar ve tarihsel önem

Kürdistan Bölgesel Yönetimi parlamentosu tam anlamıyla kurumsallaşmış bir demokratik modele dönüşebilmiş değildir. Bunun temel nedenleri arasında parti hegemonyası, güvenlik yapısının bölünmüşlüğü, ekonomik krizler ve demokratikleşme sorunu yer almaktadır. KDP ve KYB yalnızca siyasi parti değil, aynı zamanda ekonomik, askeri ve bürokratik ağlara sahip yapılardır. Peşmerge güçlerinin önemli bölümü hâlâ iki büyük partinin etkisi altındadır.

Tüm eksikliklerine rağmen Kürdistan Parlamentosu’nun tarihsel önemi küçümsenemez. 19 Mayıs 1992 seçimleri, Kürtlerin modern dönemde ilk kez kurumsal ve sürekli bir siyasal yapı oluşturduğu andır. Bu deneyim, Kürt ulusal hareketinin devletleşme kapasitesini göstermiş, Irak’ın federal dönüşümünü etkilemiş, Ortadoğu’daki Kürt siyaseti için model oluşturmuş ve Kürt kimliğinin uluslararası görünürlüğünü artırmıştır.

Bugün Kürdistan Parlamentosu hâlâ çelişkili bir yapıyı temsil etmektedir: hem demokratikleşme arayışının hem de parti merkezli iktidar sisteminin kurumsal alanı. Ancak 19 Mayıs 1992’nin tarihsel anlamı açıktır: O gün Kürtler yalnızca sandığa gitmedi; uzun süre inkâr edilen siyasal iradelerini kurumsal biçimde ilan etti.


Yararlanılan Kaynaklar

  • Kurdistan Parliament Official History
  • Rudaw – 28 yıl önce bugün ilk kez Kürdistan Parlamentosu seçimleri yapıldı
  • Kurdistan24 – Parliamentary election history in Kurdistan Region
  • Wikipedia – 1992 Kurdistan Region general election
  • Wikipedia – Kurdistan Region Parliament
  • 964media – Thirty-three years pass since first parliamentary elections
  • The Kurdish Project – Kurdish Elections
  • Reuters – KDP wins Iraqi Kurdish parliamentary election
  • Reuters – Iraq’s Kurdistan region to hold delayed parliamentary election

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

AKTÜEL