DEM Parti Van Milletvekili ve KKP MYK üyesi Sinan Çiftyürek, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada TİKA’nın kuruluş amacı, “Türklük üst kimlik” kavramı ve devletin Kürt politikasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Genel Kurul kürsüsünden söz alan Çiftyürek, TİKA’nın Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1992’de kurulduğunu hatırlatarak kurumun kuruluş amacını “Türk dünyası arasında ekonomik, siyasi ve kültürel işbirliğini geliştirmek” olarak tanımlandığını söyledi.
Türklük kavramı üzerine uzun yıllardır tartışmalar yürütüldüğünü belirten Çiftyürek, iktidarın “Türklük bir üst kimliktir” söyleminin uygulamada karşılığının olmadığını savundu. Çiftyürek şöyle konuştu:
“Türklük gerçekten bir üst kimlikse, TİKA neden ‘Türk İşbirliği’ diyor? Eğer kültürel bir üst kimlikten söz ediyorsak, neden Orta Asya, Mezopotamya ve Anadolu halklarının ortak işbirliğinden söz edilmiyor?”
“Kürtler Türk milletinin bileşeni görülüyorsa, neden Kürdistan referandumuna karşı çıkıldı?”
Kürtlerin ısrarla “Türk milletinin bileşeni” olarak gösterildiğini belirten Çiftyürek, bu yaklaşımın devlet politikalarıyla çeliştiğini söyledi. Kürdistan Federal Bölgesi’nin 2017’deki bağımsızlık referandumuna Türkiye’nin sert tepki göstermesini buna örnek gösterdi:
“Madem Kürtler bu üst kimliğin bir parçası olarak görülüyor, neden bağımsızlık referandumuna karşı çıktınız? Neden ‘İran ve diğer devletlerle işbirliği yaparak engelledik’ dediniz?”
Rojava hatırlatması: “Kıbrıs’a sahip çıkıyorsunuz, Kürtlere neden karşısınız?”
Çiftyürek, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’a yönelik “bağımsızlık hakkı” vurgusunun Kürtler söz konusu olduğunda farklı bir tutuma dönüştüğünü söyledi. Rojava politikasına ilişkin de şu soruları yöneltti:
“Kuzey Kıbrıs’ın bağımsızlık hakkını savunuyorsunuz. Peki neden Rojava’daki statüye karşı çıkıyorsunuz? Neden sürekli tehdit siyaseti yürütüyorsunuz?”
“Anayasa’daki Türk tanımı etnik bir tanımdır”
Konuşmasında Anayasa’nın 66. maddesine de değinen Çiftyürek, bu maddedeki “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” ifadesinin etnik bir tanım olduğunu savundu:
“Bu nasıl kültürel kimlik oluyor? Bu tanım düpedüz etnik bir tanımdır.”
“Bir millet başka bir milletin bileşeni olamaz”
AK Parti ve MHP sıralarına seslenen Çiftyürek, “Bir millet başka bir milletin bileşeni olamaz. Tarihte bunun örneği yoktur” diyerek devletin Kürt politikasına yönelik eleştirisini yineledi.
Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Metin Hülagü’nün “Biz Anadolu’ya geldiğimizde Kürtler vardı” sözünü hatırlatan Çiftyürek, Kürtlerin ayrı bir millet olduğu çok net ortadadır dedi.
“Kürt meselesi açık biçimde ele alınarak çözülmelidir”
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye seslenen Çiftyürek, çözüm sürecinin yeniden gündemde olduğuna dair işaretler varken Kürt meselesinin siyasal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini belirtti:
“Hazır çözüm süreci başlamışken, silahlar susmuşken, Kürt meselesi adıyla açık biçimde ele alınarak çözülmelidir. Eğer çözümsüzlükte ısrar ediyorsanız, buyurun Kürtlerin ‘alt kimlik’ olup olmadığını Halep’te, Musul’da, Rojava’da görün. O zaman nasıl çözeceksiniz?”
Rojnameya Newroz
