Fransa’nın Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran ile yaşanan gerginlik sebebiyle ortaya çıkan enerji krizinin, Rusya’ya uygulanan yaptırımlarda bir değişime yol açmaması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, Macron, İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştirdiğine dair herhangi bir somut kanıtının bulunmadığını aktardı. G7 zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ve artan petrol fiyatlarının, Ukrayna’ya yönelik Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını “hiçbir şekilde geçerli kılmadığını” vurguladı.
Askeri durumlara da değinen Macron, ABD ve İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği son saldırılara rağmen, Tahran’ın askeri kapasitesinin hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi. İran’ın balistik askeri yeteneklerine yönelik önemli zararlar verilmiş olmasına rağmen, bazı bölgelerdeki hedeflerine saldırmaya devam ettiğini belirtti.
Macron, çatışma sürecinin bir sonraki aşamalarının, ABD Başkanı Donald Trump’a bağlı olduğunu aktararak Washington yönetimine, nihai hedeflerini ve operasyon takvimini netleştirmesi çağrısında bulundu. G7 ülkeleri arasında dönem başkanlığını Paris yürütüyor ve Macron, artan enerji fiyatlarına karşı ortak bir yanıt geliştirmek üzere bu görüşmeleri gerçekleştirdi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının beşte birinin geçtiği bir noktada bulunmakta ve bu durum, enerji piyasaları ve denizcilik sektörü için büyük bir endişe kaynağı oluşturuyor. Macron, ABD’nin boğaz yakınarında 16 İran gemisini imha ettiğini açıklamasına rağmen, İran’ın deniz mayınları yerleştirdiğine dair görgü tanığı olmadığını dile getirdi. Önceden Trump, İran’ın su yoluna mayın döşemesi durumunda “benzeri görülmemiş askeri sonuçlar” olacağına dair bir uyarıda bulunmuştu.
Hürmüz Boğazı’nın bir çatışma alanı haline gelmesi, deniz trafiğinin normale dönmesi için gerekli koşulların henüz sağlanmadığını gösteriyor. Artan gerilimin sadece petrol piyasalarını değil, aynı zamanda gübre gibi diğer temel küresel emtiaları da olumsuz etkileyerek, çiftçiler ve gıda üretimi üzerinde doğrudan kötü sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Macron, bu krizin ortasında “mümkün olan en kısa sürede ateşkes” çağrısı yaptı. Çatışmanın uzamasının, global ekonomik ve güvenlik durumunu daha da kötüleştirebileceğini belirtti.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik rezervlerinden 400 milyon varil petrol çıkarma kararına değinen Macron, Fransa’nın bu sürece kademeli şekilde katkı sağlayacağını söyledi. Fransa, kendi stratejik rezervlerinden toplamda 14,5 milyon varil petrolü aşamalı olarak piyasaya süreceğini, ancak yine de önemli miktarda rezerv bulundurmaya devam ettiğini vurguladı. Bu adım, bölgede devam eden gerginlik dolayısıyla küresel petrol üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 20’sinin etkilenmesiyle, uluslararası fiyatları aşağı çekmeyi amaçlıyor.
