Türkiye, Bağdat’taki Ruseyfa Cezaevi’nde IŞİD ile bağlantılı olarak tutulan Türk vatandaşı kadınlar ve çocukları geri getirmek için yoğun bir çaba içinde. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında, Türkiye’den bir ekip, cezaevinde bulunan bu kadınlar ve çocukların DNA örnekleri ile parmak izlerini alarak IŞİD’e katılma süreçlerini incelemek üzere Bağdat’a gitmişti.
Türk hükümeti ve Irak arasında bir suçluların iadesi anlaşması mevcut. İlerleyen süreçte, IŞİD’li kadınların ifadesi doğrultusunda, çocukların babalarının mensup olduğu ülkelerin yetkilileri de katıldığı müzakereler başladı. Örneğin, Türkiye vatandaşı bir kadının IŞİD sırasında Rus bir militanla ilişkisinden doğan çocukların durumu bu toplantılarda değerlendirildi. Bir diplomatik kaynak, sürecin karmaşıklığına dikkat çekerek, “Çocukların hukuksal durumu oldukça çetrefilli” yorumunu yaptı.
2019’dan bu yana Türkiye, Irak’tan 500 çocuğu geri getirmiş durumda. Ruseyfa Cezaevi’nde Türkiye, Azerbaycan ve Rusya’dan IŞİD’e katılan militanların eşleri ve çocukları çoğunlukla yer alıyor. 2017’de, kadınlar Irak’ın Telafer kentinden kaçarken yakalanmış ve cezaevine konulmuştu. Hamile olan birçok kadın burada doğum yaptı. Cezaevinde zor koşullarda yaşayan bebek ve çocukların durumu, aileleri tarafından sık sık dile getirildi. 2019’da, 250 çocuğun DNA testleri sonrasında Türkiye’ye getirilmesi sağlandı. 2023 ve 2024 yıllarında ise başka 250 çocuk daha Türkiye’ye transfer edildi ve devlet koruması altına alındı. Psikiyatristler eşliğinde travma tedavisi süreçleri başlatılarak, tedavisi tamamlanan çocuklar, ailelerine teslim edildi. Çoğu şu anda eğitim hayatına devam ediyor.
Ağustos ayında, Ankara’dan bir ekip Bağdat’a giderek, Ruseyfa Cezaevi’nde tutulan Türkiye vatandaşlığına sahip kadınlar ve 12 yaş altı çocuklarının “teslimi” müzakerelerine başladı. Adalet Bakanlığı’ndan hukukçuların da bulunduğu bu ekip, anneleri Türk, babaları farklı ülkelere ait olan çocuklarla ilgili soy bağlarının belirlenmesi için de çalışma kararı aldı.
Ruseyfa Cezaevi’nde bulunan Türk kadınlarla yapılan bire bir görüşmelerde, kadınların hikayeleri dinlenip, parmak izleri ve fotoğrafları kaydedildi. Bu süreçte, kadınların ifade ettikleri çocuk sayısı ve babalarının ülke vatandaşlıkları dikkate alındı. Elde edilen DNA örnekleri, hem Türkiye’de hem de Bağdat’ta karşılaştırılacak şekilde incelenecek.
Müzakereler devam ederken, çocukların babalarının hangi ülke vatandaşı olduğuna dair DNA testleri tamamlandı. Çocukların velayetleri ve hukuksal durumlarıyla ilgili belirsizlikler sürüyor. Uzun tetkikler neticesinde Türkiye vatandaşı kadınların çocuklarının babalarının 14 farklı ülke vatandaşı olduğu tespit edildi. Müzakere sürecinin sonucunun, Türkiye ve Bağdat arasında yapılacak olan tartışmalara ve uluslararası gözlemcilerin katılımına bağlı olacağı belirtiliyor. Bu süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte, hangi zaman diliminde Ruseyfa Cezaevi’ndeki kadınların Türkiye’ye getirileceği belirlenecek.
