İnsan Hakları Derneği (İHD), Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanmış olan ortak raporla ilgili olarak bir yazılı açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, silahlı çatışmaların sona ermesiyle birlikte başlatılan müzakere süreci “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirildi. Ancak rapordaki dil, güvenlik merkezli yaklaşımı ve geçiş dönemi adaletiyle ilgili hususların göz ardı edilmiş olması eleştirildi. Çatışmaların yarattığı ekonomik, sosyal ve siyasal tahribatın uzun yıllar sürdüğüne değinilirken, 2024’te başlayan dönüşümle can kayıplarının ve insan hakları ihlallerinin büyük ölçüde azaldığı belirtildi. İHD, TBMM bünyesinde bir komisyon kurularak farklı toplumsal kesimlerin dinlenmesini olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.
Raporda kullanılan dilin sürecin gerekliliklerini karşılamadığı iddia edildi. Geçmiş döneme ait kavramlara yapılan sık atıfların barış fikrini zayıflattığı vurgulandı. Barış süreçlerinde daha kapsayıcı ve onarıcı bir dilin kullanılmasının önemi dile getirilirken, siyasi dilin toplumsal barış üzerindeki etkisi de önemsendi. Kürt meselesinin yalnızca güvenlik ve terörizm çerçevesinde ele alınmasının eksik olduğu belirtildi. Sorunun uluslararası hukuk kapsamında “uluslararası olmayan silahlı çatışma” olarak değerlendirilmesinin çözüm sürecine olumlu katkı sağlayacağı kaydedildi.
Kanun düzenlemelerinin silah bırakmanın güvenlik birimlerince tespit edilmesine bağlı olmasının çelişki yarattığı ifade edildi. Geri dönüşlerle ilgili düzenlemelerin gecikmesinin risk taşıdığı belirtilirken, silahsızlanma yöntemleri ve köy korucularının durumu hakkında somut önerilerin olmaması önemli bir eksiklik olarak kaydedildi. Devletin süreçteki merkezi rolü de eleştirilerek, sivil toplumun daha aktif bir şekilde yer alması gerektiği vurgulandı.
Raporda geçiş dönemi adaletine dair hiçbir tespit veya öneri bulunmaması “en önemli eksiklik” olarak değerlendirildi. Faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve yerinden edilmeler gibi ciddi hak ihlallerinin sosyal barış için kritik olduğu ifade edildi. İHD, demokratikleşme önerilerine belirli bir ölçüde destek verse de, yargı bağımsızlığına dair bir vurgu yapılmamasını eksiklik olarak gördü.
İHD, tüm bu noksanlıklara rağmen komisyonun çalışmalarını “negatif barış dönemi” açısından son derece değerli buldu ve bu konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Komisyonun yaptığı çalışmalar, çözüm konusunda ortak bir iradeyi yansıttığı için kıymetli. Meclis gündeminin yoğunluğunu göz önünde bulundurarak, önerilerin hızlıca hayata geçirilmesi gerekmektedir.”
