İlerici Enternasyonal Kabinesi’nden açıklama: ABD Başkanı Trump’ın 30 Ocak’ta yayınladığı başkanlık kararnamesi, Küba’ya petrol tedarik eden ülkelerin ihracatına gümrük vergisi getirmeyi öngörüyor. Bu durum, Küba’nın petrolde tamamen dışa bağımlı hale geldiği ve Venezuela’dan gelen petrol akışının durmasının ardından Meksika’ya da ciddi bir baskı yapma potansiyeline sahip.
Meksika’nın Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, geçtiğimiz hafta bu duruma tepki göstererek, Küba’ya destek için alternatif yollar arayacaklarını vurgulayarak bir insani kriz yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Trump ise, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, bu durumun bir krize dönüşmemesi gerektiğini belirterek, Küba’nın yeniden özgürleşmesi için anlaşma yapmak isteyeceğini ifade etti.
İspanyol gazetesinin haberine göre, son zamanlarda Havana’da yakıt kuyrukları uzadı. Bunun sebebi, Kübalıların daha fazla paraya sahip olması veya arzın artmasından kaynaklanmıyor. Adanın petrol sıkıntısı, ABD’nin bir süre önce Venezuela’ya yapmış olduğu askeri müdahale sonrasında kötüleşti. Kübalıların yaşam mücadelesi, derin bir yapısal krizin içinde giderek daha da zorlaşıyor.
İlerici Enternasyonal Kabinesi, ABD’nin bu hamlesini “modern bir toplu infaz mekanizması” olarak tanımladı ve insanları Küba ile dayanışmaya davet etti. Örgüt, Trump yönetiminin bu adımının acımasız bir ekonomik savaş eylemi olduğunu savunarak, bu savaşın Küba halkına açlık ve umutsuzluktan başka bir şey getirmeyeceğini belirtti.
Küba’nın mevcut petrol sıkıntısı, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor; elektrik kesintileri sıklıkla yaşanıyor ve bu durum, temel hizmetlerin çöküş noktasına gelmesine neden oluyor. Petrol stokları çok kısa bir süre içinde eriyip gidebilir ve bu da milyonlarca insanın yaşamını tehdit ediyor.
Bu yeni başkanlık kararnamesi, yalnızca Küba’yı değil, onunla dayanışma gösteren diğer ülkeleri de hedef alıyor. Küba’nın son petrol tedarikçisi olan Meksika, destek vermeye devam ederse gümrük vergileri tehdidi ile karşılaşabilir. Böylece Trump, “ikincil” yaptırımları bir güç aracı olarak öne çıkarmış oluyor.
Trump’ın niyeti, bu kuşatmanın rejim değişikliğine zemin hazırlamak olduğu açık. Venezuela’nın yaşadığı durumu örnek alarak, benzer bir krizi Küba’da yaratmayı hedefliyor. Bugün, uluslararası toplumun bu duruma seyirci kalmaması gerekiyor.
Küba’nın bağımsızlığını koruması, hem kendi devrimci projesinin devamı hem de dünya genelindeki halk hareketlerinin dayanışmasına bağlı. Mahalle dayanışma ağları kurmak, diplomatik direnişi koordine etmek ve uluslararası hukukun ihlallerine karşı durmak için sesimizi yükseltmek zorundayız.
İlerici Enternasyonal’in içinde ve ötesinde yapılan çabalar bu dönemde hız kazanmalı. Tarih, bu duruma göz yumanları yargılayacaktır. Küba, mücadeleye destek vermekten salgınlarla başa çıkma çalışmalarına kadar birçok konuda dünyadaki ezilen halklarla yan yana durdu. Şimdi sıra bizde; cesaretle ve kararlılıkla harekete geçme vakti.
Küba halkıyla dayanışma içinde olun; bu ekonomik saldırıya ve insani krize karşı durun. Temel ihtiyaçların adaya ulaşmasını sağlamak üzere birleşin ve tüm ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunun.
