On basın ve ifade özgürlüğü kuruluşu, ETHA muhabirlerinin gözaltına alınmasına itiraz ederek, gazetecilik faaliyetlerinin suç olarak gösterilemeyeceğini vurguladı ve tutuklu gazetecilerin serbest kalmasını talep etti.
Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) ofisine yapılan müdahale sonrasında, muhabirler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un tutuklanması, bu on kuruluşun birlikte yaptığı açıklamada protesto edildi.
Ortak açıklamada, gazetecilere ait malzeme ve dijital cihazların alıkonulması, ayrıca gazetecilere yöneltilen suçlamaların haber içerikleri ile sosyal medya paylaşımlarına dayandırıldığı ifade edildi. “Haber takip etmek, kaynaklarla görüşmek ya da kamu etkinliklerini izlemek bir suç değildir” denildi.
Gazetecilik faaliyetlerinin “örgüt üyeliği” ile ilişkilendirilmesinin basın özgürlüğü açısından ciddi bir endişe kaynağı olduğu vurgulandı. Tutuklamaların gazeteciliğin suç haline getirilmesinin bir örneği olduğu belirtildi. İmzacılar, basının özgürlüğünün demokratik toplum için elzem olduğunu belirterek gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundular.
Açıklamaya imza atan kuruluşlar arasında Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), PEN Norveç, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gibi birçok önemli sivil toplum örgütü yer aldı.
6 Şubat’ta Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik operasyonda, “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla toplamda 81 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt ve Müslüm Koyun da bulunuyor.
Nadiye Gürbüz’ün emniyet ifadesinde, Türkiye Gazeteciler Sendikası aracılığıyla Pınar Gayıp için yapılan uluslararası basın kartı başvurusunun da sorgulandığı öğrenildi. Bunun üzerine Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), olağan sendikal işlemlerin suç olarak gösterilmesini eleştirerek, yetkililere gazetecilere karşı mesleki faaliyetten ötürü hedef almamaları yönünde çağrıda bulundu.
