CAATSA yaptırımları kalkar mı? F-35 ve NATO
Eyüp Yalur Yazdı
CAATSA, İngilizce: Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act, “Amerika’nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası”dır.
Bu yasa ABD tarafından Rusya, İran, Kuzey Kore, bu ülke politikalarını hedef alan ve 2017’de yürürlüğe giren bir federal yasadır.
ABD bu yasa ile, hedef aldığı ülkelerin savunma, istihbarat, enerji gibi önemli sektörleriyle doğrudan iş yapan kişi, kurum ve devletlere yaptırım uygulanmasını öngörür.
Yani “düşmanımın dostu, düşmanımdır”, diyor.
Türkiye bu CAATSA yaptırımlarını bile bile 2019’da Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından ABD’nin kapanına düştü.
ABD, S-400’lerin bir NATO üyesi ülkede konuşlandırılmasının ittifak sistemleriyle uyumsuz olduğunu ve özellikle F- 35 yeni nesil savaş uçakları programına ilişkin hassas teknolojilerin risk altına girebileceğini savunmaktadır.
Türkiye ise S-400’lerin NATO sistemlerinden bağımsız kullanılacağını belirtti.
Egemenlik hakları kapsamında savunma ihtiyaçlarını karşıladığını ve S-400 alımının ulusal güvenlik gerekliliği olduğunu savunmaktadır.
Bundan daha iyi bir savunma olamazdı. Ama tabiri caizse yemediler.
O zaman sormazlar mı kendi güvenliğini kendin sağlayacaksan, egemenlik hakları diyorsan neden NATO üyesisin ?
Türkiye bu CAATSA Yaptırımları çerçevesinde parçası, ortağı olduğu F-35 yeni nesil savaş uçakları programından çıkarıldı.
7-8 Temmuz 2026 NATO Zirvesi için Ankara’da olan Trump – Erdoğan arasında yapılan ikili görüşmede Ankara’nın temel beklentisi bu yaptırımların kaldırılmasıdır.
Bir NATO üyesi ve AB yolunda ilerlemekte olan bir ülke neden illa da o “yasak elma”yı yer. NATO’ya, ABD’ye rağmen S-400 savunma sistemi alınır.
- Halkbank’ın İran’a yönelik ABD ekonomik yaptırımlarını delmek ve kara para aklamakla suçlandığı dava.
- Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 milyon dolarlık, Irak kaçak petrol tahkim davası.
Türkiye’ye yönelik ABD’nin “Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası” (CAATSA) yaptırımlarını da içeren “Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa Tasarısı” (NDAA) adıyla onaylanan tasarı, Temsilciler Meclisi’nden ve Senato’da 11’e karşı 79 oyla kabul edilmiştir.
Yaptırımların kaldırılması Trump’un yanı sıra ABD Kongresi’nin onay süreçlerine de bağlıdır.
Ayrıca F-35 savaş uçakları ile ilgili yaptırımların kalkmasına İsrail, Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti ve Yunanistan’da karşılar.
Onun için bu CAATSA yaptırımlarının kalkması zor gözüküyor.
Bugün NATO’nun karşısında Varşova Paktı olmamasına rağmen savunma harcamalarını GSYİH’nin yüzde 5’e çıkarılması düşündürücüdür.
Bir savaş örgütü olan NATO’nun Karadeniz’de ki stratejik planı Rusya’yı çevrelemek, Karadeniz’i bir NATO gölü haline getirmektir.
Dünyadaki doğalgaz ve petrol rezervlerinin yarıdan fazlasını barındıran, küresel enerji tüketiminin yaklaşık %20’sini karşılayan ham petrolün taşındığı jeopolitik su yolunu ve Basra Körfezi’ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlayan, küresel ham petrolün yaklaşık üçte biri günlük ortalama 20 milyon varil Hürmüz Boğazı’ndan geçmektedir.
İşte bu jeopolitik körfeze ve Hürmüz Boğazı’na çökmek istiyor.
Washington ve Brüksel eksenli bu planlama bu savaş ekonomisi, üye ülkeleri zor durumda bırakmakla birlikte, ülkeler arasındaki sorunları çözmek için barışçıl diplomatik kanalları tıkamakta, savaşlara, küresel ekonomik krizlere sebep olmaktadır.
Dünya halkları bu savaş örgütlerine karşı birleşmeli, ekonomik kaynaklarını savunma adı altında savaşa değil, halklarının mutluluğu ve refahı için, barış için, sosyal refah, eğitim, sağlık için harcamalıdırlar.
